'Fiziki takip yeterli değil çok tehlikeliler'

Hürriyet gazetesinden Toygun Atilla dün kaleme aldığı yazıda Aydınlık gazetesi muhabiri Mehmet Bozkurt'la birlikte bir pastanede yaptıkları görüşmenin polis tarafından takip edilerek nasıl fotoğraflandıklarını yazdı.

'Fiziki takip yeterli değil çok tehlikeliler'
23 Şubat 2015 Pazartesi 11:49

Aydınlık muhabiri Mehmet Bozkurt bugün o fotoğraflardan sonra polis, savcı, hakim üçgeninde yaşananları yazdı:
Hürriyet gazetesinin 22 yıllık muhabiri Toygun Atilla Odatv soruşturmasından şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Atilla Savcı Zekeriya Öz'ün açtığı soruşturmanın 10 terör şüphelisinden biri olarak suç delillerini sordu. Savcı önüne bir telefon dökümü ve polisin gizlice izleyerek çektiği fotoğrafları koydu. Deneyimli gazeteci kadar savcı da şaşırmıştı eski meslektaşlarından kendisine kalan bu delillere. Toygun Atilla'yla buluşmamızı 4 polis 1 buçuk saat izlemiş. Telefonlarımızı dinledikleri için buluşacağımız yere bizden önce gitmişler. 9 kare fotoğraf çekip suç delili olarak dosyaya koymuşlar. Bu fotoğraflar bir yapının gözünden bir dönem gazetecilerin nasıl göründüğünün açık ve somut kanıtıdır.O fotoğraflardan sonra polis savcıya teknik takibin yeterli olmadığına dair rapor sundu. Savcı, örgütün deşifre edilmesi lazım dedi, hakim 'çok tehlikeliler, dinleyin' diye karar verdi. O kararlardan bu yana 4 yıl geçti... Kararları verenler sürüldü, meslekten ihraç edildi, biz ise mesleğimizi yapmaya devam ediyoruz. 
GAZETE DEĞİL SANKİ BOMBA
Toygun Atilla'yla 9 Haziran 2011 günü Üsküdar'ın ortasında bir pastanede buluştuk. Her şeyden habersiz bir şekilde orada çay içtik, sohbet ettik. O dönem rahmetli babasının rahatsızlığı nedeniyle sürekli hastanede vakit geçirmek zorunda olan Toygun Atilla'yla yaptığımız bu kısa görüşme polise göre bir "terör" faaliyetiydi. Polislerce masanın üzerinde duran gazete adeta bomba muamelesi görmüş. Yuvarlak içine alınan o fotoğrafa, "gazeteyi inceledikleri" notu düşülmüştü.
Toygun Atilla'nın telefonları dinleniyordu. Onu aradığım ve görüştüğümüz için ben de dinleniyordum. Bizi dinleyen polis adım adım takip ediyordu. Ergenekon, Balyoz, Odatv davalarında hukuksuzluklara dikkat çeken haberlerimiz belirli kesimleri rahatsız ediyordu. Aydınlık'ta çalışan biri olarak ben zaten "olağan şüpheliydim", deneyimli gazeteci Toygun Atilla hakkında ise Odatv'ye gönderilen virüslü dosyalarda notlar çıkmıştı. İkimiz de Odatv soruşturması kapsamında şüpheliydik.
FİZİKİ TAKİP YETERLİ DEĞİL
Bu görüşmeden 11 gün sonra o dönem İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç hakkımda düzenlediği raporda fiziki takibin yeterli olmadığını belirterek, telefonlarımın dinlenmesi, e-posta adresimin izlenmesi için sürenin uzatılmasını istiyor.
Zekeriya Öz'den aldığı dosyayı sürdüren savcı Cihan Kansız, "mücadele edilen örgütün, katı bir disiplin yapısı içerisindeki hücre yapılanmasından dolayı, fiziki takip ve tasarrut çalışmaları ile faaliyetlerinin takibi mümkün olmadığından" diyerek Nazmi Ardıç'ın da raporunu ekleyip mahkemeden karar istiyordu.
İNFİAL YARATACAK KADAR TEHLİKELİLER
Polisin raporu aynı gün savcıya, savcının yazısı mahkemeye ulaşıyordu. Hakim Gökmen Demircan, "örgüt üyelerinin örgüt içinde sadece kendi bilmeleri gereken kimselerle irtibatlı olabilmelerine izin verilmesi ve örgütün diğer üyelerine tanımalarına izin verilmemesi" diyerek aynı gün Ergenekon terör örgütü üyesi olduğum şüphesiyle hakkımda dinlemenin üç ay daha uzatılmasına karar veriyor.
Bizim gazeteci "teröristler" olarak neler yapabileceğimizi tahmin ediyorsunuz? Hakim şöyle düşünüyor, "örgütün amaçları doğrultusunda kamuoyunda infiale sebep olabilecek nitelikte eylemler gerçekleştirebilecek kadar tehlikeli".
ONLAR SÜRÜLDÜ
19 Ağustos 2011 günü Ergenekon'dan gözaltına alındım. Savcı Bilal Bayraktar'ın, "gazetede yayımlanacak haberin kimlerin kontrolü ve izni sonrasında yayınlandığını" ve Toygun Atilla'yla irtibatımın açıklamamı istediği sorulara yanıt verdikten sonra serbest kaldım. Silivri'deki yargılamada tek bir soru sorulmadan 9 yıl 3 ay 15 gün ceza aldım.
Bizim dinlenmemizi ve izlenmemizi isteyen polis şefi geçen hafta meslekten ihraç edildi, gözaltı talimatı veren savcının yetkileri elinden alındı, hakim ise İstanbul Adliyesi'nden sürüldü.
Biz ise, aradan geçen dört yıla rağmen kamuoyunda infial yaratacak bir eylem yapmadan mesleğimizi yapmaya devam ediyoruz...


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.