Fırat'ta gerilim

PKK’nın Fırat’ın batısına geçmesini önlemek için TSK’nın sınırda konuşlandırdığı birliklerden rahatsız olan ABD, ani bir operasyonla Menbic’i vurdu ve böylece PYD’ye Cerablus yolu açılmış oldu

Fırat'ta gerilim
05 Nisan 2016 Salı 12:13

Mustafa Kaya
[email protected]

Tarih 23 Mart... ABD uçakları İncirlik’ten havalandı... Tam yüklüydüler...
Türk radarları ABD uçaklarını yakından izliyordu. ABD jetleri rotalarını Fırat Nehri’nin Suriye’ye giriş yaptığı Cerablus’a doğru çevirdi.
Bölge dünyanın gözünü diktiği noktadaydı. Nehrin doğu yanında PKK’ya bağlı YPG militanları mevzilenmişti. Nehrin öte yakasındaysa IŞİD kontrolündeki Cerablus kasabası bulunuyordu.

AĞIR SİLAHLAR KULLANILDI
Tam bir hareketsizlik... TSK sınırda konuşlandırdığı birlikler vasıtasıyla kırılgan bir dengeyi sürdürmeye çalışıyordu. Bir yandan IŞİD tehdidinin ortadan kaldırılması için çalışılırken bir yandan da PKK’nın batı yönünde Fırat Nehri’ni geçmemesi için kontrollü bir gerilim sürdürülmekteydi. Bunun anlamı herkesin “olduğu yerde kalmasıydı”; “tam bir hareketsizlik”.
Arada bu dengeyi bozmaya çalışanlar oldu... Ağır silahlar kullanıldı... Geriye onların nehri geçme girişimlerine dair anlatılanlar kaldı... O kadar...
TSK’nın sınırda kurduğu ince denge ABD’li askeri irtibat yetkililerini ciddi biçimde rahatsız ediyordu. PYD’ye Cerablus yolu açılmalıydı. Bir oldu-bittiye ihtiyaç vardı...

ERDOĞAN’IN ZİYARETİNE DENK GETİRİLDİ
Erdoğan’ın Washington ziyareti bu kapsamda kritik önemde görüldü. ABD planlaması devredeydi, Suriye’nin kuzeyinde IŞİD’e karşı kurulan Koalisyona bağlı savaş uçaklarında farklı bir hareketlenme gözlenmeye başladı.
Koalisyon uçakları 23 Mart’tan itibaren hava saldırılarını Türkiye sınırına 30 km uzaklıktaki Menbic çevresine yönlendirdi. Erdoğan’ı taşıyan Cumhurbaşkanlığı uçağı tekerleklerini Andrews Hava Üssü’ne değdirdiğinde Menbic çevresindeki yüzlerce hedef çoktan vurulmuştu.
Halbuki orada IŞİD’den doğacak boşluğu doldurabilecek PYD’den başka hiçbir kuvvet yoktu. Onun da Türkiye’nin sıkı denetiminde bulunan Fırat Nehri’ni geçmesi mümkün değildi. ABD’nin “çok sevdiği” “muhalifleri” de onlarca kilometre uzaktaydı.


TÜRK KARAKOLUNA 750 METRE MESAFEDE
Peki neden bir anda Menbic’e dönmüştü namlular?
Yanıtı bölgeden aldığımız bilgilerde saklı...
Şimdi yazının başındaki ana dönelim. İncirlik’ten kalkan ABD uçakları sınır hattı boyunca uçup Karkamış-Cerablus bölgesine yaklaştı. ABD jetleri normalde Türkiye sınırına bu kadar yakın bölgeleri hedef almıyordu. Gerektiğinde Türkiye bu noktaları toplarla vurabiliyordu.
Ancak bu kez farklı oldu. ABD jetleri Fırat Nehri’ne yakın sınır karakollarının hemen yanı başındaki noktaları vurmaya başladı. Öyle ki söz konusu noktalardan biri Türk sınır karakoluna sadece 750 metre mesafedeydi.
ABD’ye bağlı koalisyon uçakları Türkiye’ye makineli tüfek menzilindeki noktaları vurmaya başlamıştı. Üstelik bölgedeki birliklerin sözkonusu hava operasyonlarından bilgisi yoktu.

TÜRKİYE, YPG’NİN ÖNÜNDEN ÇEKİLSİN!
Menbic kuzeyindeki hava saldırıları Erdoğan ABD’ye gidene kadar artarak devam etti. Saldırıların önemli bir kısmı Türkiye sınırına çok yakın mesafedeki hedeflere yönelikti. Özellikle Cerablus’tan Fırat Nehri boyunca güneye doğru PYD’nin önünü açması bakımından kritik noktalar vuruldu. Bu noktaların önemli bir kısmı Türkiye’ye deyim yerindeyse “adım” mesafesindeydi.
ABD açıkça mesaj veriyordu. Mesajın içeriğiyse Erdoğan’ın ABD ziyaretinde açıklığa kavuştu. Deneyimli gazeteci Tolga Tanış, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Obama’nın, Menbiç için Türkiye’den adım atmasını istediğini yazdı. Türkiye’den YPG’nin önünden çekilmesi isteniyordu.
ABD, Washington’da Erdoğan’a konuyu açmadan Cerablus’ta TSK’ya mesaj vermeye çalıştı. İncirlik’ten kalkan jetlerle Türkiye’nin yanı başında harekât yürütmeye çalıştı.

TİŞRİN BARAJININ KAPAKLARI AÇILMIŞ!
Muhtemelen aklınıza ABD’nin bu hamleleri karşısında hiç önlem alınmıyor mu sorusu geliyor? Bu soruyu biz de sorduk...
Adı üstünde “önlem”. Hepsini ortaya döktüğünüzde “önlem” niteliği ortadan kalkıyor. Sadece şunu aktaralım:
Bugünlerde Fırat Nehri “deli” akıyor... Fırat üzerindeki barajlar bugünlerde çok cömert... Suya izin veriliyor, aksın Suriye’ye doğru diye... Durum böyle olunca Fırat Nehri’nden karşıya geçmek ne mümkün!
Aklımıza gelen: ABD bu yüzden mi PYD’nin Fırat Nehri üzerindeki Tişrin Barajı’nı ele geçirmesini sağladı? Duyduğumuza göre Tişrin Barajının kapakları açılmış sonuna kadar...
Şimdi Suriye sınırında Türk-Amerikan savaşı yaşanıyor desek, yanılmış mı oluruz?

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.