F tipi temizlenene kadar mücadeleye devam

Temyiz duruşmasında savunma yapan Nusret Senem ‘Bu tertipler bize vız geldi. Bu dik duruşla o duvarlar yıkıldı. Biz, AKP ve Fethullahçı çeteye yönelik mücadeleden dolayı hedef haline geldik. Ama yılmadık’ dedi

F tipi temizlenene kadar mücadeleye devam
21 Ekim 2015 Çarşamba 13:27

OLCAY KABAKTEPE / ANKARA

Ergenekon davasının temyiz duruşmasında savunma yapan CHP Milletvekili Mustafa Balbay, davanın usul ve esas yönünden bozulması gerektiğini belirterek, “Silivri’deki yargılamayı yargılayın” dedi.
Dünkü duruşmada ilk savunmayı yapan Balbay Balbay, “Bu dava Türkiye’nin toptan gücünün, refleksinin yok edilmesine yöneliktir. Ergenekon Türkiye’nin ortak değer ve temel kurumlarına yönelik bir saldırıydı. Ben bu saldırının kaynağından çok nasıl çözülürüyle ilgileniyorum. Bu anlamda vereceğiniz karar önemli olacaktır. New York Times artık bu ülkenin ne yasta ne zaferde birleşemediğini yazıyor. Yasta birleşemedik, zaferde birleşemedik hiç değilse adalet ve hukukta birleşelim” ifadesini kullandı.

MEDYA MAHKEMELERİ...
Davanın bir medya ayağı olduğuna dikkat çeken Mustafa Balbay, “Medya mahkemeleri yerel mahkemeden daha acımasızdı. Bize bu yargılamayı yapanlar şimdi hukuk arıyorlar. Cemaat yayın organlarının topluma bir özür borçları var. Ben onların adil yargılanmasını istiyorum ve siyasi davalarda tutuksuz yargılama yapılmasını istiyorum. Çünkü ne olursa olsun siyasi davaların yarısı intikamdır.
Cemaatin medya mahkemesinin sürdürdüğü bu süreç arkasında siyasi destek olmasa devam edemezdi. Evet bu davada işkence yoktu, ama iddianame en büyük işkenceydi. O iddianame Filistin askısından daha tehlikeliydi” dedi.
Balbay, “Yedi kişi bu davalar sırasında hayatını kaybetti. İlhan Selçuk bu dava nedeniyle olağanüstü bir kahır içindeydi. Bir çok insan bu yoldan nasıl çıkarız diye düşünürken kansere yakalandı. Ergenekon mahkemesi sadece kanser olan hastaları tahliye ediyordu. Erol Manisalı kanser hastalığına yakalandığında çok sevinmiştik. Çünkü tahliye edilecekti” ifadelerini kullandı.
Mustafa Balbay’ın “Eğer Menderes asılmasıydı Denizler de asılmazdı” sözlerine de duruşmayı izleyen Yalçın Küçük “Ne alakası var” diyerek tepki gösterdi.

‘TERTİPLER VIZ GELİR’
Duruşmada savunma yapan Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nusret Senem de Doğu Perinçek’e yönelik bu dava kapsamındaki ilk tertiplerin 2006 yılında başladığını kaydederek, “Biz kumpas kurulacağını gördük sesimizi çıkartmayacak mıydık? Biz o dönemdeki adıyla İşçi Partisi olarak dik durduk, boyun eğmedik. Bu tertipler bize vız gelmiştir. Bu dik duruş sayesinde o duvarlar yıkıldı. Biz, AKP iktidarı ve Fethullahçı çeteye yönelik bir mücadele yürütüp hedef haline geldik. Dönemin Başbakanı Erdoğan ve hükümet yetkilileri kumpası daha sonra itiraf etmek zorunda kaldılar. Bu aynı zamanda bir iş ortaklığının da kanıtıdır” ifadelerini kullandı.
Temyiz duruşmalarında savunma yapan Doğu Perinçek ve İlker Başbuğ’a katıldığını aktaran Senem, “Ancak İlker Başbuğ’un savunmasındaki bir noktada farklı düşünüyorum. Başbuğ, Obama yönetiminin bu davaya farklı baktığını söylemişti. Buna katılmıyorum” şeklinde konuştu.

BİTLİS PAŞA DA SANIK OLURDU
Davanın bir psikolojik savaş kampanyası olduğunu bildiren Senem, “O dönemdeki adıyla İşçi Partisi’nde yapılan aramalarda bulunan CD’ler, telefon tapeleri, İP-Karargah Evleri gibi belgeler karşımıza suç unsuru olarak çıkartıldı. Eşref Bitlis’in ölümünden sonra davanın avukatıydım. Bitlis paşa yaşasaydı birlikte bu davanın sanığı olacaktık. Bu dava bu kadar temelsiz bir davaydı” açıklamalarını yaptı.

GÜLEN'İN ŞİKAYETLERİ TÜMDEN REDDEDİLDİ
Öğleden sonra savunmasına devam eden Nusret Senem, 2008’de kendilerine F tipi polislerle ilgili bir belge geldiğini hatırlatarak, “Bu listeyi verip suç duyurusunda bulunmuştuk. Şimdi bu listedeki isimlerin tamamına yakını tutuklu. Fethullah Gülen dayanamadı dört dava açtı. Davaların tamamı reddedildi. Uğraşıp duruyorlar. Onlar temizleninceye kadar mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyetini başka ülkelerin ajanlarına teslim etmeyeceğiz” dedi.
Senem, “İP-Karargah Evleri” adlı metin hakkında şunları söyledi: “Bu belgede TSK içerisinde İşçi Partisi’nin örgütlendiği iddiası var.
Bu belgeyle ilgili askeri savcılık soruşturma açtı. Soruşturmayı açan Ahmet Zeki Üçok bu belgenin sahte olduğunu tespit edip bu sahteciliği yapanların üzerine gidince tutuklandı. 2014 yılında Karargah Evleri davasında takipsizlik kararı verildi.
Bu belge hem Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hem İşçi Partisi’ne karşı tam bir tertip belgesidir.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
DENİZ ÖZDEMİR - 5 yıl önce
TÜRK ORDUSUNA HER KİM KUMPAS KURDUYSA TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ HEDEFTİ.