Doktor bu ne!

Türk Tabipler Birliği’nin geçen yıl ekim ayında Dünya Tabipler Birliği Genel Kurulu’na sunduğu raporda T.C. devletinin Güneydoğuda sağlık hizmetlerini engellediği iddia etmesine meslektaşları tepki gösterdi.

Doktor bu ne!
12 Şubat 2016 Cuma 12:59

Haber Merkezi

Türkiye, bir grup akademisyenin neden olduğu bildiri skandalından sonra şimdi de Türk Tabipler Birliği’nin yol açtığı skandalı tartışıyor.
Tıp Kurumu Başkanı Dr. Mehmet Altınok ve Genel Sekreter Dr. Ali Rıza Üçer, Türk Tabipler Birliği’nin TTB’nin PKK paralelinde hazırlayarak, Dünya Tabipler Birliği Genel Kurulu’na sunduğu raporda güvenlik güçlerinin Güneydoğu’da sağlık çalışanlarına, kurumlarına ve araçlarına saldırdığını iddia etmesine sert tepki gösterdi. TTB yönetiminin PKK’yı meşrulaştırarak, sorunu uluslararası platforma taşımaya çalıştığını söyledi. TTB’nin Dünya Tabipler Birliği ile birlikte 26-27 Şubat’ta İstanbul’da düzenlenecek sempozyumda konuyu bir kez daha uluslararası platforma taşımaya çalışacağı uyarısı yapan Altıok ve Üçer, tüm hekimleri göreve çağırdı.

PKK’NIN SALDIRILARINA KAMUFLAJ
Tıp Kurumu yöneticileri, Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından, Dünya Tabipler Birliği’nin (DTB), 14-17 Ekim 2015’te Moskova’da düzenlenen Genel Kurulu’na sunulan, “Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinde 20 Temmuz 2015 Sonrası Çatışma Döneminde Sağlık Hizmetleri Hızlı Değerlendirme Araştırması” başlıklı raporla ilgili şunları söyledi:
“TTB yöneticileri, PKK’nın, başta Diyarbakır’ın Sur ilçesi olmak üzere Güneydoğu’da il ve ilçeleri cephaneliğe dönüştürmesini, hendekler kazarak güvenlik güçlerine ve sivillere topyekûn saldırı başlatmasını, yüzlerce güvenlik görevlimizi ve masum sivili öldürmesini, yaralamalarını, hastanelere, okullara roketlerle, molotoflarla saldırmasını, ambulansları yakıp yıkmasını kamufle ederek meşrulaştırma ve dengeleme çabasına giriyor. Raporun dili HDP/PKK cephesinin dilidir.

PKK’YI SOLUKLANDIRMA ÇABASI
“TTB raporuna göre çatışan iki taraf var: T.C. Devleti ve PKK. PKK’nın yarattığı kanlı terör ortamında önce özerklik ardından komşu dört ülkedeki Kürtlerle bütünleşik bir Kürdistan hayalini gerçekleştirmek için öne sürdüğü taleplerin hayata geçirilmesi için kalkışmanın meşrulaştırılması ve sorunun uluslararası platformlara taşınması gerekiyordu.
Köşeye sıkışan PKK’nın soluklanması için sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması amacıyla AİHM’e başvurulması bunun örneklerinden biriydi. Bu mücadelede küresel işbirlikçi sivil toplum örgütlerinin, meslek birliklerinin, sendikaların desteği de yaşamsal önemdeydi. TTB’nin Moskova’daki DTB toplantısına yetiştirmek için palas pandıras hazırlattığı raporun aynı dönemde TMMOB, SES, İnsan Hakları Vakfı, Türkiye Psikiyatri Derneği gibi meslek örgütleri ve sendikalar tarafından hazırlanmış raporların verileriyle zenginleştirilmesi de dikkat çekiciydi.”

ULUSLARARASI ZEMİN HAZIRLIĞI
Altınok açıklamasında, TTB’nin, Dr. Abdullah Biroğul’un Diyarbakır Kulp’ta yol kesen PKK’lılarca öldürülmesini dahi kınamadığını, ancak eleştirilere maruz kalınca günler sonra utangaç biçimde PKK adını zikretmek zorunda kaldığını hatırlatarak şöyle devam etti:
“TTB’nin Dünya Sağlık Örgütü Genel Kurulu’na sunduğu raporda, T.C. Devletinin Genel olarak sağlık hizmetlerine erişimi bozmasının yanısıra hekimleri Dünya Tabipler Birliği’nin belirlediği Hasta ve Yaralıların Özellikle Çatışma Sırasındaki Bakımlarını Düzenleyen Kuralları ihlal etmeye zorladığı ve Cenevre Sözleşmeleri’ni ihlal ettiği iddia edilerek sorun uluslararası platforma taşınmak istenmektedir.

DAYANAKSIZ İFTİRALAR
“TTB’nin HDP/PKK paralelindeki rapor ve açıklamalarında devletin sağlık hizmetlerine erişimi engellediği, çatışma ortamında güvenlik güçlerinin sağlık çalışanlarına, kurumlarına ve araçlarına açık saldırı yaptığı iddiaları dayanaktan yoksun ve iftira niteliğindedir. Böyle taraflı bir tutum alan TTB, Dünya Tabipler Birliği ile birlikte 26-27 Şubat 2016 tarihlerinde, İstanbul’da, Savaş, Göç ve Sağlık Sempozyumu’nu düzenleyecek ve konuyu bir kez daha uluslararası platforma taşımaya çalışacaktır. Tüm hekimleri ve duyarlı Tabip Odası yönetimlerini TTB yöneticilerinin bu taraflı ve sorumsuz faaliyetleri nedeniyle kınamaya ve örgütlerine sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

PKK DEĞİL ASKER VURMUŞ!
TTB’nin Dünya Sağlık Örgütü Genel Kurulu’na sunduğu raporda, güvenlik güçlerini suçlayan bazı ifadeler şöyle:
“Güneydoğu Anadolu’daki kentlerde 20 Temmuz 2015 sonrası çatışma ve kaos ortamında özellikle devletin güvenlik güçlerinin sağlık çalışanlarına, kurumlarına ve araçlarına yönelik açık saldırıları olmuştur.... Asker-polis eşi olan sağlık çalışanları PKK militanlarını tedavi eden personeli dışlıyor. Sağlık çalışanlarına ve kurumlara yönelik bu saldırılar ne yazık ki dört sağlık çalışanının hayatın kaybetmesine neden olmuştur.”

AKADEMİSYEN BİLDİRİSİNE DE İMZA ATTILAR
TTB’nin eski ve yeni yöneticilerinden bazıları PKK’ya destek veren akademisyenler bildirgesine de imza vermişti. O isimlerden bazıları şöyle: Raşit Tükel, Nilay Etiler, Gencay Gürsoy, Özdemir Aktan, Ali Özyurt, Onur Hamzaoğlu, Taner Gören, Şebnem Korur Fincancı, Ümit Biçer.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.