Doğu Perinçek: Terör eylemleri girilen krizin işareti

Vatan Partisi lideri, ‘Savcımızın terör örgütüne hedef olması ve şehit olması büyük bir acı veriyor. Ailesine ve yargı camiasına yürekten başsağlığı diliyorum. Bu eylemin arkasında kim var çok açık. Ama biz ABD kontrolünde zorba bir diktatörlük rejimine şans tanımıyoruz’ dedi

Doğu Perinçek: Terör eylemleri girilen krizin işareti
03 Nisan 2015 Cuma 12:44

Aydınlık / Ankara 

VATAN Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Türkiye’nin krizden çıkış için bir yol ağzında olduğunu belirterek, “Türkiye ya halka dayanan güçlü bir devlet ya da halka baskı uygulayan ABD kontrolünde zorba bir devlet olacak” dedi. 

Doğu Perinçek düzenlediği basın toplantısında Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın katledilmesi ve ardından yaşanan terör eylemlerini değerlendirdi. Perinçek, “Savcımızın terör örgütüne hedef olması ve şehit olması büyük bir acı veriyor. Ailesine ve yargı camiasına yürekten başsağlığı diliyorum. Bu eylemin arkasında kim var çok açık. Türkiye açık bir ekonomik krize girdi. Biz bunu 1 buçuk yıldır dile getiriyoruz. Türkiye bu krizden çıkış için yol ağzında. Türkiye ya halka dayanan güçlü bir devlet ya da halka baskı uygulayan ABD kontrolünde zorba bir devlet olacak. Türkiye’nin önündeki seçenekler bu. Ama biz ABD kontrolünde zorba bir diktatörlük rejimine şans tanımıyoruz” diye konuştu. 

ELEKTRİK KESİNTİSİ HALA AYDINLATILMADI’ 

Vatan Partisi’nin seçimlere giderken en önemli sloganlarından birinin “Halka dayanan güçlü devlet” olduğunu kaydeden Perinçek, “Emeği koruyan, sanayiciyi koruyan, tüccarımızı koruyan, kamu çalışanlarını koruyan güçlü bir devlet. Bunu tesis etmeye hazırız” ifadelerini kullandı.  

AK JANDARMA’ PLANI 

Perinçek terör eylemlerini kimin yaptığına ilişkin soruyu da, “Bunu kim yaptı? Kimin yaptığı belli. Bu eylemler halkı ezen otoriteyi kurma planları içinde görülebilir. Elektrik kesintisi hala aydınlatılmış değil. Üst üste bu eylemlerin olması bizi şaşırtmadı. Çünkü biz Türkiye’nin böyle bir krize girdiğini görüyoruz” yanıtını verdi.  

AKP iktidarının baş aşağı giden bir hükümet olduğunu vurgulayan Perinçek şunları söyledi:”İç Güvenlik Yasası zaten kriz nedeniyle getirilen bir yasa. AKP halktan korkuyor. Bu yüzden bir takım hukuk dışı önlemler peşindedir. Jandarma’yı ak jandarma yapma peşindedir. Halktan korkuyorlar. Bu eylemlerin iç güvenlik yasasını haklı çıkarmak için yapılmasını mantıklı bulmuyorum. Muhalefet gerçeğe dayanmalıdır. İktidarlar kendi zavallılıklarını sergileyen eylemler yapmazlar. Ama bu eylemler artık AKP iktidarının saltanatının devam etmeyeceğini tespit eden uluslararası küresel güçlere uyuyor. ABD Türkiye’yi artık Tayyip Erdoğanlarla Davutoğlu’yla yönetemez. Çünkü kendileri parçalanıyor. ABD bir iktidar arayışı peşinde. ABD’nin aradığı iktidar halk üzerinde zorbalığı dayatmaktadır. Zorba bir iktidar yaratmak zorunda.” 

16 DEĞİL 152 ADAMIZ İŞGAL ALTINDA’ 

Perinçek, Ege adalarının işgali konusunda da açıklamalarda bulundu. Ege’de aidiyeti anlaşmalarla yabancılara devredilmemiş ada, adacık ve kayalıkların yabancı devletler tarafından işgaline ilişkin çağrıda bulunan Perinçek, “Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 152 ada, adacık ve kayalık 2004 yılından bu yana Yunanistan’ın işgalinde bulunmaktadır. İşgal altındaki adalardan birisi de Aydın ili sınırları içerisindeki Eşek Adası’dır. Eşek Adası’ndaki işgalin sadece Yunanistan ile sınırlı olmadığı Avrupa Birliği Frontex Ajansı ve Letonya’nın da işgale ortak olduğu tespit edilmiştir. Frontex kapsamında Letonya bayraklı Sahil Güvenlik Botu ve Letonya askerlerinin Eşek Adası’nda konuşlandırıldığı ve ada etrafında devriye görevi yaptığı Türk basınında ve Türk Genelkurmay Başkanlığı resmi internet sitesinde haber olarak verilmiştir” dedi. 

EŞEK ADASI TÜRK TOPRAĞIDIR’ 

1923 Lozan Antlaşması’nın 15. maddesinde İtalya’ya verilen 14 adanın arasında Eşek Adası’nın olmadığını hatırlatan Perinçek, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ada da diğer 152 ada gibi Ege Denizi’nde aidiyeti antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklardan birisidir. Velayet yoluyla Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçmiştir. AB ve Letonya, Frontex kapsamında Letonya Sahil Güvenlik botunu Türk adasına görevlendirmek suretiyle 1923 Lozan ve 1947 Paris Antlaşmaları’nı ihlal etmiştir. Letonya Sahil Güvenlik botlarının Eşek Adası’nda Frontex görevini sürdürmesini anlamak olası değildir. Antlaşmalara göre ada Yunanistan’a devredilen adalardan biri değildir. AB sınırları içinde değildir. AB ve Letonya, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını çiğnemektedir. 

SESSİZ KALMAK VATANA İHANET’ 

Avrupa Birliği’ne nota değeri taşıyan bir mektup verdiklerini ifade eden Perinçek, “Türkiye hükümeti bu notayı veremediğine göre biz Ermeni soykırımına karşı mücadele yaptığımız gibi muhalefet olarak egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü temsil görevini üstleniyoruz. Türkiye topraklarının bir kısmının yabancı silahlı kuvvetler tarafından işgal edilmesine karşı sessiz kalmak vatana ihanet kavramı içerisinde değerlendirilecek bir eylemdir. Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre Türkiye topraklarının bir kısmı yabancı bir devletin egemenliğine terk edilmesi eskiden idam şimdi ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması gereken bir eylemdir” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.