Çok yalnız kaldı ama hiç geri adım atmadı

30 yıllık siyasi hayatında Türkiye’nin bağımsızlığını ve birliğini kararlılıkla savunan Kamer Genç, vekil maaşını burs olarak öğrencilere dağıtan bir halk adamıydı. Son isteği de Türk bayrağına sarılarak Tunceli’ye gömülmek oldu

Çok yalnız kaldı ama hiç geri adım atmadı
24 Ocak 2016 Pazar 14:51

Zihni Erdem
Türkiye, yakalandığı amansız hastalığa yenik düşerek aramızdan ayrılan Kamer Genç’in adını ilk kez, 1980 Askeri Darbesinden sonra oluşturulan Danışma Meclisi’nde 1982 Anayasası’na tek başına yaptığı muhalefet ve verdiği ret oyuyla duydu, bir daha da unutmadı.
Genç, Danışma Meclisi’ne Tunceli’nin asker kökenli valisi Hakkı Borataş’ın önerisi ile seçildi. Aykırı ve ilkeli karakteri ilk kez orada ortaya çıktı. Mehmet Ali Ağca’nın idam dosyası önüne gelince, “Prensip olarak idama karşıyım” dedi ve ret oyu verdi. Genç’in ret oyu verdiğinden habersiz eşi Sevim Hanım radyoda, “Ağca oylamasında 149 kabule karşılık bir ret oyu çıktı” haberini duyunca “Hangi kafasız ret verdi acaba?” diye sordu. Yüzü kızaran Genç kendini “Yahu hanım ben verdim. Niye kızıyorsun. İnancımın gereğini yaptım” diye savundu.

KARŞI ÇIKINCA VETOYU YEDİ
Danışma Meclisi’nde 82 Anayasa’sının özgürlükleri kısan maddelerine muhalefet eden Genç, Anayasa’nın tümüne ret oyu veren 7 kişi arasında yer aldı. Darbeyi gerçekleştiren beş generalden biri olan Nurettin Ersin, üç kez Milli Güvenlik Konseyi’ne Genç’in Danışma Meclisi’nden çıkartılması önerisini getirdi, ancak bu yönde bir karar alınmadı. Konsey, seçimlere izin verilmesinden sonra Tunceli’den bağımsız milletvekili olmak isteyen Genç’i veto etti.
Konsey’in veto yetkisinin kalktığı 1987 seçimlerinde milletvekili olarak Meclise girdi. Meclis’te, Başbakan Turgut Özal ile sık sık karşı karşıya geldi ve mahkemelik oldu.

CHP’DEN DYP’YE GEÇTİ
Genç, SHP-CHP içindeki Erdal İnönü- Deniz Baykal saflaşmasında İnönü’nün yanında durdu. Ancak parti içinde üst düzeyde bir göreve getirilmedi. CHP’nin yeniden açılmasından bir süre sonra SHP-CHP ile CHP çatısı altında birleşti. Hikmet Çetin genel başkan yapıldı. İlk kurultayda partinin başına bu kez Deniz Baykal geldi. Baykal’ın, 1995 seçimlerinde Genç’i yeniden aday göstermeye hiç niyeti yoktu. Baykal’ın niyetini anlayan Genç, koalisyon hükümetleri döneminde yakınlaştıkları DYP’ye geçti ve bu partiden aday oldu.
Tunceli’den DYP milletvekili seçilen Genç’e kırılanlar oldu.
Genç ise kendini “O zaman Tansu Çiller’e çok tepki yoktu. Tuncelili de bana DYP’yi işaret etti. Benim hâlâ sol geleneğim devam ediyor. DYP kitle partisi. İdeoloji partisi değil ki... Ben bu partinin sosyal demokrat bölümünü teşkil ediyorum. Amacım Tunceli halkına hizmet. Bu nedenle DYP’deyim. Ve DYP’yi içime sindirdim” diye savunmuştu.

TEK KİŞİLİK MUHALEFET
5 dönem milletvekili seçilen Genç TBMM Başkanvekilliği de yaptı. 2002 seçimlerinde DYP’nin barajın altında kalması dolayısıyla milletvekili seçilemedi. 2007 seçimlerinde bağımsız olarak yeniden milletvekili seçildi. İktidarda AKP hükümetleri vardı. TBMM iç tüzüğünü çok iyi bilen Genç her fırsatta kürsüye çıkarak Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan’a ağır eleştiriler yöneltti. Genç’in sert muhalefetinden rahatsız olan bazı AKP milletvekilleri sık sık Genç’e ağır hakaretlerde, fiili saldırılarda bulundular. Bağımsız milletvekili olarak Genç’in tek başına yaptığı muhalefet Genç’i halkın içinde adeta kahramanlaştırdı.

GERİCİLERİN HEDEFİ OLDU
Deniz Baykal’ın istifa etmesinden ve Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanı seçilmesinden kısa bir süre sonra Genç, (1 Haziran 2010) CHP’ye geri döndü ve 2011 seçimlerinde bu partiden Tunceli milletvekili seçildi.
Genç, siyasi yaşamı boyunca Atatürk Cumhuriyeti’ne ve ilkelerine bağlı kaldı. Laikliğin ve kadın haklarının savunucusu oldu. O bölgeden seçilen bek çok milletvekilinin yapamadığı bir biçimde PKK bölücülüğüne karşı çıktı. Vatansever bir kişi olan Genç, bu nedenle hem gericilerin hem de bölücü çevrelerin hedefi oldu.
Genç, 24. Dönem TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, AKP’li Bakan Fatma Şahin’in 18 Mart Çanakkale Zaferi nedeniyle hazırladığı belgeseli eleştirdi. Belgeselin ön sözünde Çanakkale Zaferi’nin çok kıymetli komutanlar tarafından kazanıldığının yazıldığına dikkat çeken Genç, “Ama Atatürk kelimesini ağzına almıyor. Atatürk kelimesini anmak, sizi çok mu rahatsız ediyor? Acaba bu Cumhuriyet’i kurmasaydı, siz hangi devletin vatandaşıydınız, o makamda oturacak mıydınız? Otursaydınız hangi tarikat mensubu kitlenin, bilmem kaçıncı hanımı durumuna düşerdiniz? Atatürk’ün getirdiği nimetleri inkar etmeyin” dedi.
Genç’in sözleri AKP’lileri adeta çıldırttı. Ağır hareketlerle Genç’e saldırdılar. Meclis’te sert tartışmalar yaşandı. Şimdi hayatta olmayan Mevlüt Aslanoğlu, CHP grubu adına özür diledi. CHP’li Güldal Mumcu’nun yönettiği oturumda Genç’e “kınama cezası” verildi.

PARTİSİ SAVUNMADI PERİNÇEK SAVUNDU
Tartışmanın yaşandığı dönemde Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Genç’e destek oldu. Perinçek, Aydınlık Gazetesi’ndeki köşesinde Genç’in Türk kadınının onurunu savunduğunu yazdı. Perinçek Fatma Şahin’in Genç’i kutlaması gerektiğini vurguladığı yazısında, “Kamer Genç, o hukukun bugün hukuk olamayacağını, kadının o konumunun bugün ahlâklı olmayacağını söylüyor. O zaman Kamer Genç’e karşı o saygısız tutumu almak yerine, teşekkür etmesi, kalkıp onu kutlaması gerekmez miydi? Çünkü Fatma Şahin’in onurunu, Kamer Genç korumaktadır” dedi.

OBAMA GELDİĞİNDE AYAĞA KALKMADI
ABD Başkanı Obama 6 Nisan 2009’da TBMM’de bir konuşma yaptı. Genel Kurul’a girdiği zaman içlerinde ÖDP eski Başkanı Ufuk Uras’ın da yer aldığı milletvekilleri Obama’yı ayakta alkışlayarak karşıladı. Konuşmasının sonunda da ayakta alkışlarla uğurlandı. Tunceli Bağımsız milletvekili Kamer Genç ne ayağa kalktı ne de alkışladı. Irak’ı daha sonra da bütün Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ABD’nin Başkanı yerinde oturarak protesto etti. Bu durumu gözlemleyen gazeteciler, birbirlerine “Ufuk Uras mı solcu? Yoksa Kamer Genç mi solcu?” diye sormuştu.

BÖLÜCÜ ANAYASAYA KARŞI MÜCADELE
Genç, AKP hükümetinin rejim değişikliği için gündeme getirdiği ve kamuoyunda “Bölücü anayasa” olarak nitelendirilen anayasa değişikliklerine karşı çıktı. Partisinin “Yeni anayasa” için Uzlaşma Komisyonu çalışmalarına katıldığı dönemde Genç, “Bölücü anayasa” girişiminin püskürtülmesinde önemli bir rol oynayan Milli Anayasa Forumları’nın değişmez konuşmacılarında biriydi.

‘GÜL, BENİM CUMHURBAŞKANIM DEĞİL’
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesini içine sindiremeyen Genç, TBMM Plan Bütçe Komisyonu’ndaki bir konuşmasında seçildiği halde kendisinden “Abdullah Gül “diye hitap etti. AKP’li Ahmet Öksüzkaya, Genç’i Cumhurbaşkanı makamına saygısızlık yapmakla suçladı. Genç her zaman ki yanıtı hazırdı. “Senin cumhurbaşkanın O benim cumhurbaşkanım değil. Anayasa, ‘Cumhurbaşkanı halk seçsin’ diyor. Gelsin seçime girsin” dedi.

MAAŞINI BURS OLARAK DAĞITTI
AKP’lilerin da adının karıştığı Deniz Feneri yolsuzluğunun üstünün örtülmesine tepki için TBMM’de günlerce elinde deniz feneriyle dolaşan Genç, temiz siyasetin nadir örneklerinden biriydi. Yıllarca milletvekilliği yapan Genç, milletvekili maaşının tamamını Tuncelili öğrencilere burs olarak dağıttı. Başı dara düşen, Ankara’da kalacak yeri olmayan, hastaların, bilet parası olmayanların ilk başvurdukları adamdı Kamer Genç. Kira gelirlerinin bir kısmı da insanlara yardım için kullanan Genç, yoksulların özellikle de yoksul Tunceli halkının adeta “babası” olmuştu.

TÜRK BAYRAĞINA SARARAK UGURLUYORUZ
Türkiye Cumhuriyeti’ne son hizmetini vasiyeti ile yaptı, Kamer ağabey. “Beni Türk Bayrağına sarın ve Tunceli’ye götürün” dedi. Bugün Kamer abiyi, vasiyeti gereği Türk Bayrağa sarıp Tunceli’de sonsuzluğa uğurlayacağız.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.