Cemaat’in hedefi: Korsan tahliye

Tutuklu polisler Yiğit ve Demirhan’ın avukatları daha önce verilen tahliye kararının yok sayılmasının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle harekete geçti. Mahkeme, talebi ‘Dosyalarda, 67 şüpheli, yüzlerce klasör, yüzlerce suç isnadı vardır. Kısa sürede karar verilmesi mümkün değildir’ diyerek reddetti

Cemaat’in hedefi: Korsan tahliye
05 Ağustos 2015 Çarşamba 11:45

Can Özçelik

F tipine karşı yapılan operasyonlarda tutuklanan 67 kişi hakkında verilen korsan tahliyelerin yok sayılmasından sonra Cemaat tekrar harekete geçti. Tutuklu polisler Mehmet Fatih Yiğit ve Mustafa Demirhan’ın avukatı Engin Emrah Biçer, Nöbetçi İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvurarak mahkemenin daha önce verdiği tahliye kararının uygulanmasını istedi. Avukat tahliye kararının yok sayılmasının da kanuna aykırı olduğunu savundu. 32. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Taner Erdoğan başvuruyu reddetti.
Hakim Erdoğan kararında, 300’ü aşkın hakimin olmasına rağmen 7 ayrı dosyanın neden aynı mahkemeye verildiğini sorgulayarak, çok sayıda klasörü olan dosyada kısa sürede karar verilmeyeceğini vurguladı.

HAKİMDEN HUKUK DERSİ
Kararda şu ifadeler kullanıldı: “Mahkememizin kanuna aykırı olarak görevlendirildiği dosyalarda, 67 şüpheli, yüzlerce klasör, ve yine yüzlerce suç isnadı vardır. Hakimin reddi, reddin kabulü ve mahkememizin görevlendirilmesi aynı zaman diliminde olmuştur. 7 ayrı soruşturma davasında 90 küsur asliye ceza hakimi ve ağır ceza, hukuk gibi diğer mahkemelerdeki hakimleri de sayarsak 300 küsur hakim bulunmasına rağmen 7 kez ayrı ayrı mahkememiz görevlendirilmiştir. Bu görevlendirmelerden açıkça anlaşılacağı üzere, itirazların ve klasör klasör soruşturma dosyalarının yeterince incelenmesi ve en kısa süre içinde karar verilmesi mümkün değildir. Bu durum, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231/3. maddesine de açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğu gibi görevlendirmenin amacını da ortaya koymaktadır.”

‘EMSAL TAHLİYE’ PEŞİNDELER
Adliye kaynakları Cemaat’in bu hamlesini “Bir kişinin tahliye olması demek, hepsinin tahliyesi anlamına gelir. Cemaat bunun için uğraşıyor” şeklinde değerlendirdi.
Cemaat’e yönelik operasyonlarda tutuklu bulunan aralarında eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün, Yakup Saygılı, Ömer Köse ve Samanyolu Grup Başkanı Hidayet Karaca’nın da bulunduğu şüphelilerin avukatları İstanbul Adliyesi’nde görevli 10 sulh ceza hakiminin reddi ile tutuklu şüphelilerin tahliyesini içeren dilekçeleri, 29. Asliye Ceza Mahkemesine sunmuştu.

SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?
Bu itirazlara bakma yetkisi olmamasına rağmen talepleri kabul ederek harekete geçen İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Metin Özçelik, İstanbul Adliyesi’nde görevli bulunan tüm sulh ceza hakimlerin reddine karar vermiş, tahliye dilekçelerini ise İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’ne göndermişti. Dönemin İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Başer de “F tipi örgüt” soruşturmalarında tutuklu şüphelilerin yetkisi olmadığı halde tahliyesine karar vermişti. Bu kararların ardından, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği de İstanbul 29. ve 32. asliye ceza mahkemelerinin aldığı kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararların “yok hükmünde” olduğuna karar vermişti.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.