Bütün gücümüzle AİHM mücadelesindeyiz

İstanbul Barosu Başkanı Kocasakal, Ermeni Soykırımı iddialarına karşı, İP Genel Başkanı Perinçek’in İsviçre aleyhine AİHM’de elde ettiği zaferin temyiz duruşması için ‘Mücadelenin arkasındayız’ dedi

Bütün gücümüzle AİHM mücadelesindeyiz
26 Aralık 2014 Cuma 12:58

Ezgi Hotalak
Lozan’da “Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır” dediği için İsviçre mahkemelerince mahkum edilen İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) haklı bulunmasının ardından İsviçre’nin itirazı üzerine AİHM Büyük Daire’de görülecek olan temyiz duruşmasını İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal değerlendirdi. Kocasakal, Fransa ve Ermenistan’ın İsviçre’nin yanında müdahil olacağı davanın Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı planlı bir saldırının parçası olduğunu ifade etti. Kararın, AİHM Büyük Daire’de, kendi içtihatlarıyla çelişmemeleri için, tescillenmesi gerektiğini vurgulayan Kocasakal, İstanbul Barosu olarak 28 Ocak’taki davada  verilecek mücadelenin arkasında olacaklarını söyledi.    
‘AVRUPA KENDİNİ SORGULASIN’
Avrupa’nın “ifade özgürlüğü” anlamında kendini sorgulaması gerektiğinin altını çizen Kocasakal, “İfade özgürlüğü adına mangalda kül bırakmayanlar ‘soykırım olmamıştır’ deme   özgürlüğüne tahammül gösteremiyorlar. Halbuki AİHM’nin içtihatları açık. Şok edici, rahatsız edici düşünceler dahi dile getirilebilir diyor. Benzeri bir düzenleme Fransız hukukunda da var. Buradaki mesele Ermeni Soykırımı iddialarının Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı planlı bir emperyalist saldırının parçası olmasıdır” diye konuştu.  
‘DEVLET SAHİP ÇIKMALI’ 
Kocasakal, soykırım yalanına karşı Perinçek ve Talatpaşa Komitesi’nin takdire şayan bir mücadele verdiğini belirterek şöyle devam etti: “Çok önemli bir sonuç alındı. Bu sonuç Türkiye Cumhuriyeti Devleti bakımından olumlu bir sonuç. Çünkü çok cephede mücadele vermek gerek. Bu da cephelerden bir tanesi. Ermeni diyasporası ve Ermenistan, soykırımı yalanının 100. yılı münasebetiyle geniş bir harekata hazırlanıyor. Bütün cephelerde buna karşı durmak gerekiyor. 
Bu da o cephenin bir parçası olduğu için aslında normal şartlarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin buna sahip çıkması gerekiyor. Ancak ülkenin bölünmesine, parçalanmasına, yalnızlaşmasına ön ayak olanlardan, terör örgütüyle müzakere yapıp ülkenin parçalanması konusunda başbaşa verenlerden böyle bir destek beklenemez. Biz İstanbul Barosu olarak zaten o milli, cumhuriyetçi duruşumuz çerçevesinde Ermeni Soykırımı yalanlarıyla bugüne kadar hep mücadele ettik. Bundan sonra da mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu anlamda AİHM’de mücadele verenlerle birlikteyiz. Orda da bu kararın tescillenmesi lazım. Eğer kendi değerleriyle, kendi içtihatlarıyla çelişmemek istiyorlarsa gereğini yapmak durumdalar.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.