AYM kararı FETÖ'yü kurtarmaz

AYM’nin Dündar ve Gül için verdiği ‘hak ihlali’ kararı FETÖ’yü harekete geçirdi. Ancak hukukçular FETÖ dosyasındaki cinayet, kumpas ve casusluk faaliyetlerini hatırlatarak, AYM kararının Baransu ve Karaca için emsal niteliği taşımadığını vurguladı

AYM kararı FETÖ'yü kurtarmaz
04 Mart 2016 Cuma 12:48

Olcay Kabaktepe / Ankara
Anayasa Mahkemesi’nin, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’le ilgili verdiği “hak ihlali” kararından sonra Cemaat medyası harekete geçti. Tutuklu olan F tipi “gazeteciler” Mehmet Baransu ve Hidayet Karaca’nın tahliye edilmesi gerektiği ileri sürüldü. Hukukçular, FETÖ dosyasındaki cinayetldu, mali soygunlar, kumpaslar, casusluk faaliyetleri ve devlet içindeki yapılanma suçlamalarıyla yargılanan Karaca ve Baransu için AYM’nin kararının emsal niteliği taşımadığını vurguladı.
Avukat Şule Nazlıoğlu Erol: Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili verdiği karar basın özgürlüğü açısından ele alındı. Yüksek Mahkeme başvuruyla ilgili, Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi. Ama Mehmet Baransu’da ki durum aynı değil. Can Dündar ve Erdem Gül bir konu hakkında haber yaptılar. Anayasa Mahkemesi de bunlar gazetecilik faaliyeti diyerek bu ihlal kararını verdi. Ama Mehmet Baransu’nun daha önceki yaptıklarını da değerlendirmek lazım. Baransu’nun örgütle olan bağlantısı biliniyor. Baransu’nun suçu kumpasa ortak olmaktı. Bu süreçte birçok insan hayatını kaybetti. Dolayısıyla ikisinin durumunun farklı olduğunu düşünüyorum.

‘SAHTE BELGELERİ BAVULLA ADLİYEYE GÖTÜRÜLDÜ’
Avukat Erol Yılmaz Aras: Anayasa Mahkemesi, Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili verdiği kararda basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirtmişti. Baransu, ‘benim yaptığım da haberdi ve gazetecilikti’ diyerek emsal gösterebilir ancak Anayasa Mahkemesi her olayı ayrı ayrı değerlendirir. Biz hukukçular olarak bu kumpas davalarında canı yanan insanları gördük. Taraf gazetesi ve Mehmet Baransu gibi isimlerin de bu kumpasta rol aldıklarına dair toplumun geniş kemsinde bir kanaat var. Elbette kumpas davalarının bir de medya ayağı oldu. Bu sahte belgelerin bavullarla adliyelere götürüldüklerini gördük. Dolayısıyla buradaki gazeteciliğin dışında bir durum. Ama bu konudaki değerlendirmeyi mahkeme yapacaktır. Ben belgeleri görmeden bir şey diyemem. Ancak o dönemde Taraf gazetesi ve Baransu’nun yaptığı gazetecilik değildi. İnsanların ocaklarına ateş düşürdüler. Can Dündar ve Erdem Gül gazetecilik yaptı ama Baransu’nun durumu gri. Ben üstüne basa basa, ‘Baransu’nun yaptığı da gazeteciliktir’ diyemiyorum. Bu kumpas davaları sürecinde TSK hedef alınmıştı. O dönem atılan manşetleri hatırlıyoruz. Bu yüzden göğsümü gere gere bunlar gazetecilik yaptı diyemiyorum.

‘AYM KARARI EMSAL OLMAZ’
Avukat Mehmet Cengiz: AYM Dündar ve Gül hakkında verdiği kararda, gazetecilik faaliyetlerini göz önünde bulundurdu. Gazetecinin tutuklanmasıyla, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklanma arasında önemli bir fark var. Mehmet Baransu bildiğim kadarıyla gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklu değil. Anayasa Mahkemesi’nin kararına bu açıdan bakmak gerekir. Anayasa Mahkemesi, gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklamayı hak ihlali olarak görüyor. Dolayısıyla Mehmet Baransu için bu kararın emsal olacağını düşünmüyorum.

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.