Ali Bayındır, Aydınlık’a konuştu: Dokuz Işık’tan Vatan cephesine

Ali Bayındır, Aydınlık’a konuştu: Dokuz Işık’tan Vatan cephesine
05 Haziran 2015 Cuma 12:58

Yusuf Çelik / Gaziantep 

O şimdi Vatan Partili... 1965 yılında Ankara’da Erkek Teknik Yüksek Okulunda okurken, Alparslan Türkeş’le yolları kesişen ve zamanın Gençlik Kolları Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek ile beraber Genel Merkez Gençlik Kollarının sorumlularından olan Ali Bayındır ile söyleştik. 69 yaşında, 3 çocuğu, 6 torunu var, ama söz eski günlerden açılınca tutabilene aşk olsun.  

9. MADDENİN YAZARI  

- MHP’de çalıştığınız dönemde sizi etkileyen bir anınız var mı? 

Biz ülkücülerin, “Milli doktrin” de dediğimiz 9 ışık, 9 maddeden oluşuyordu. Okulu bitirip Gaziantep’e döndüğümde bir gün 27 Mayısçılardan, Emekli Binbaşı Dündar Taşer’le karşılaştım. Bana “Sen teknik adamsın, 9 Işık’ın Teknikçilik maddesinde bazı boşluklar var. Bu konuyla ilgili görüşlerini yazar mısın” dedi. Çalışma bitince Dündar Beye götürdüm, çok beğendi. Sadi Somuncuoğlu’nu çağırarak “Bu yazıyı Devlet Dergisi’nde yayınlayalım ve Endüstri ve Teknikçilik maddesine ilave edelim” dedi. Makale, 3 sayı dergide yayınlandı ve 9 Işık’ın 9. Maddesinin alt yapısı oldu. 

- Ama sonraları bu maddelerin çoğundan vazgeçildi.  

Alparslan Türkeş’e kadar bu idealler devam etti. Mevcut yönetim Milliyetçi Hareketin kuruluş felsefesinden uzaklaştı. Daha doğrusu alakası kalmadı. Yöneticiler teslim mi alındı, yoksa görevlendirildiler mi bilemiyorum. Gençler şu anda son derece kısır yetiştiriliyor. Ankara’da Parti yöneticileri, Partiyi bir Anonim Şirket gibi yönetiyorlar. Kendilerini de kayyum heyeti gibi görüyorlar. 

İŞÇİ PARTİLİLERLE ÇOK KAVGAM OLDU’ 

- Niye Vatan Partisi? 

Açık konuşayım, eskiden İşçi (Vatan) Partililerle çok kavgam oldu. Ben Adana Çukobirlik’te müdürken Aydınlık dergisi her hafta ‘Faşist müdür hala görevde’ diye manşet atardı. Arkadaşlarım da soruyor, “Bunların sana yaptığını nasıl unuttun?” diyorlar. Ben de onlara “Bunlar artık arkada kaldı” diyorum. 

- Ne zaman karar verdiniz? 

Aslında beni ilk etkileyen olay Perinçek’in Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmesi’ne karşı tavrı olmuştur. AKP döneminde bu sözleşme yasalaşınca Perinçek adeta çırpındı. Basın toplantıları yaptı, konferanslar verdi, hatta imzalamaması için Cumhurbaşkanına bir dosya sundu. Perinçek bunları yaparken bizim “milliyetçi” Bahçeli’den çıt çıkmıyordu. İşte o gün Perinçek ve arkadaşlarını yakın takibe aldım, nasip bu günmüş. 

- Seçimlere bir kaç gün kala!  

Türkiye Cumhuriyeti şu anda en kötü günlerini yaşıyor. Yapılacak şey şudur: O elleri kolları bağlananlar bağlarını çözecek, iradeleri yok edilenler kendisine gelecek ve koşa koşa Vatan Partisi’nin oluşturduğu direnç merkezine gelerek işin bir ucundan tutacak. Başka çare, başka yol yok! Onun için ben geç de olsa gelip mevziye girdim. Milliyetçilere, ülkücülere, tüm yurttaşlarımıza acilen sesleniyorum: Şimdiki durumumuz Kurtuluş Savaşından daha kötü değil. Haydi, görev başına! 


Etiketler; #Yusuf Çelik

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
nihan - 5 yıl önce
Vatan partisi Milletvekilleri cok kaliteli, kulturlu, bilgili insanlar, hic cahil yok aralarinda. Uyeleride genelde kulturlu, okuyan , arastiran insanlar. Bop projelerine karsi dimdik ayakta, cunku hakli olan yikilmaz. Bende VATAN diyorum.