Açılım sürecinin kanlı bilançosu 2: Fidan ve APO’nun HDP görüşmeleri

İmralı’da tam 2 gün geçiren MİT Müsteşarı Fidan, Öcalan’la müzakerelerin artık gizli olmaması yönünde radikal bir karar aldı. Görüşmeler, İmralı-Ankara, Ankara-BDP hattında yürütülecekti. Fidan, Kandil ile görüşmeleri minimum seviyeye indirerek müzakere rolünü üstlenmek isteyen BDP’ye inisiyatif verdi. BDP’lilerin hem Kandil, hem de halk nezdinde siyaseten güçlenmesini sağladı

Açılım sürecinin kanlı bilançosu 2: Fidan ve APO’nun HDP görüşmeleri
18 Eylül 2015 Cuma 19:34

Ceyhun Bozkurt

Tayyip Erdoğan, 28 Aralık 2012 akşamında TRT’de katıldığı programda Abdullah Öcalan ile ilgili sorulan “Şu sıralarda halen görüşme var mı? Devam ediyor mu görüşme” sorusuna verdiği yanıt, önümüzdeki döneme damga vuracak süreci başlatıyordu: “Halen var. Tabii çünkü netice almamız lazım. Biz, bu ışığı görebiliyorsak, o adımı atmaya devam ederiz, baktık ki artık ışık yok, orada keseriz.”

FİDAN İMRALI’DA
Erdoğan, dolaylı olarak Öcalan ile görüşmeler yapıldığını açıklıyordu. Geçmişte de görüşmeler gerçekleşiyordu. Örneğin PKK’nın örgütlü bir şekilde başlattığı açlık grevlerinin bitirilmesi için de MİT ile Öcalan arasında görüşmeler yapılıyordu. Ancak Erdoğan’ın “halen var” dediği aslında yeni sürecin ilk görüşmesiydi. Görüşme için 24 Aralık (Hürriyet, 31 Aralık 2012), 16 Aralık (Abdülkadir Selvi, Yeni Şafak 1 Ocak 2012) tarihleri gündeme gelirken, Tayyip Erdoğan’ın “Sır küpüm” diye tanımladığı Hakan Fidan’ın İmralı seferiyle ilgili Fethullah Gülen cemaatine yakın olduğu belirtilen Eyüp Can, 3 Ocak 2013’te köşesinde “Benim edindiğim bilgiye göre yılbaşı öncesi Hakan Fidan İmralı’da tam iki gün geçirmiş. (...) Öcalan ile müzakeresi tamamlanana kadar adada kalmayı tercih etmiş. Ve nihayetinde Öcalan ile PKK’nın silah bırakması yönünde kapsamlı ve belli bir takvime dayalı bir mutabakata varmış” bilgisini aktardı. Yazıda bir BDP heyetinin İmralı’ya gideceği ve şu maddelerden oluşan bir mutabakata dikkat çekiliyordu:
- Öcalan’ın silah bırakmayı da kapsayan kapsamlı bir çağrı yapacak,
- PKK’nın silahlı unsurları Türkiye sınırları dışına çıkarılacak,
- Hazırlanacak yargı paketiyle KCK tutukluları serbest bırakılacak.

‘BDP’Yİ FİDAN GÜÇLENDİRDİ’
Yasadışı faaliyetlere giriştiği için kapatılan MİT Kontrterör Dairesi’nin başındaki Mehmet Eymür’ün kontrol ettiği Sontv’ye açılım sürerken açıklamalar yapan Sabah Gazetesi Özel İstihbarat Servisi Şefi Abdurrahman Şimşek, süreçte Hakan Fidan’ın stratejisini şu sözlerle özetliyordu: “Başbakan Erdoğan’dan tam yetki alan Fidan, müzakerelerin artık gizli değil, Türkiye toplumunun bilgi alma sınırları içinde yapılması yönünde radikal bir karar aldı. Bu çerçevede barış görüşmelerinin üçüncü bir ülkede değil, Türkiye’de İmralı-Ankara, Ankara-BDP hattında yürütülmesi kararını aldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan, PKK, daha doğrusu Kandil ile doğrudan görüşmeleri minimum seviyeye indirerek müzakere rolünü üstlenmek isteyen siyasi kanada yani, BDP’ye inisiyatif verdi. Böylece BDP’li milletvekillerinin, hem Kandil nazarında, hem de halk nezdinde siyaseten güçlenmesini sağladı.”
Hakan Fidan risk almıştı. Aslında yıllardır Türkiye’nin tartıştığı bir konuydu bu: Terörün bitirilmesi için örgütle veya örgütün lideri Öcalan ile görüşülmeli miydi? Hakan Fidan’ın bu stratejisinde eksik neydi?

STRATEJİDEKİ YANLIŞLAR
Düşük Yoğunluklu Çatışma (DYÇ) konusunda Türkiye’deki önemli otoritelerden olan gazeteci yazar Mehmet Ali Kışlalı, dünyadaki DYÇ örnekleri üzerinden “Teröristin güvenlik güçlerince durdurulmadan ve halka güvenlik sağlanmadan siyasi ve demokratik çözümlerin olmayacağını” (Kışlalı, Güneydoğu - Düşük Yoğunluklu Çatışma, Bilgi Yayınevi, Birinci Baskı, s. 33) vurgularken, BİLGESAM Başkanı Atilla Sandıklı da, sürecin başında yazdığı “PKK terör örgütüyle müzakere nasıl yürütülmelidir” başlıklı makalesinde devletler arası müzakere ile terör örgütleri ile görüşme arasında farklar olduğunu vurgulayarak şunları yazdı: “Terör örgütü 2012 yılında hüsran yaşamıştır ancak örgüt silahlı eylemlerle bağımsız veya özerk bir devlet kurma ümidini henüz yitirmemiş, KCK yapılanması ile tasarladığı devletleşme hedefinden vazgeçmemiştir. Bu nedenle Türkiye’nin PKK terör örgütünün temsilcileri veya uzantılarıyla görüşmelere nispeten erken başladığı ifade edilebilir.”
Fidan’ın stratejisi, 1990’ların sonunda uygulanan PKK’yı zayıflatıp bitirme stratejisinin tam tersiydi. Örgüt, ABD desteğiyle gelmiş olduğu örgütlenme seviyesi, açılım ve TSK’ya indirilen darbelerle kazandığı moral, Suriye’nin içine sokulduğu emperyalist saldırıdan kazandığı avantaj ile masaya oturuyordu.

HDP, MİT-ÖCALAN GÖRÜŞMELERİNDE KURULDU
Fidan’ın açılımın başlangıcındaki stratejisinden birinin BDP’yi güçlendirme olduğunu Abdurrahman Şimşek açıklıyordu. Ancak gelişen süreçte esasın BDP değil, çatı partisi olarak belirlenen HDP’nin kuruluşu olduğu ortaya çıktı. Öcalan ile dönemin BDP heyetleri arasındaki görüşmelerde HDK’nın HDP adı altında partileşmesinin adımları atılmış. Örneğin Öcalan 14 Nisan 2013 tarihli görüşmede Öcalan HDP’nin kuruluşunu MİT heyeti ile görüştüğünü belirterek “Heyetle görüştüm, sol olmadan bu iş olmaz. Onlar da ikna olmuş durumdalar” ifadelerini kullanıyor. Öcalan 24 Haziran 2013 tarihli görüşmede de BDP’lilere “HDK-HDP doğru bir projedir, isimlendirme de doğrudur” ifadelerini kullanıyor. 17 Ağustos’taki görüşmede ise Öcalan HDP projesi için şunları ifade ediyordu:
“HDP’de Irak’taki gibi olmaz. Türk Kürt partisi gibi ayrışmayın. Tehlikelidir. Yeni model bir Türkiye partisidir (...) Türk Ulusu vardır ve bir gerçektir, peki Kürt halkıyla birleşince ne olur, Türkiye ulusu diyebiliriz (...) ESP, BDP, EMEP, YEŞİLLER, Müslümanlar, feministler, çevreciler hepsi olsun (...) Sebahat toparlayıcı değilse başkası olur, çok uzatmadan karar verilebilir, Sırrı Süreyya yapabilir, ben sadece öneriyorum. İleride hem HDP’nin hem BDP’nin grubu olabilir. 40’ın üzerinde milletvekiliniz olabilir. Ertuğrul’a da Levent’e (Tüzel) de söyleyin pratik politika yapmazsanız olmaz, zavallı konumuna düşürürler.”
Böylece MİT heyeti ile yapılan görüşmelerde sürecin partisi HDP gerçeği adım adım Türkiye’nin karşısına çıkarılıyordu.




İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.