19 Ocak cinayetleri

9 yıl önce işlenen gazeteci Hrant Dink suikastında da, kumpasa isyan ederek hayatına son veren Gazi Albay Abdülkerim Kırca’nın intiharında da FETÖ’nün imzası var.

19 Ocak cinayetleri
19 Ocak 2016 Salı 12:41

Ercan Dolapçı
[email protected]


Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in aramızdan ayrılışının bugün 9. yılı... Cinayette Ramazan Akyürek ve ekibinin rolü açığa çıktı. Akyürek’le birlikte F tipi polis şefleri Ali Fuat Yılmazer ve Yurt Atayün de suikastın şüphelileri arasında... Dink’in Ergenekon davasına delil yaratmak için öldürüldüğü iddianamede yer aldı.
Kumpasa isyan eden Gazi Albay Kırca, 2009’da beylik tabancasıyla canına kıydı. PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan faili meçhul cinayetlerden Kırca’yı sorumlu tutmuş, Cemaat medyası da linç kampanyası başlatmıştı. F tipi savcılar tertip için harekete geçmeye hazırlanırken Kırca’nın intihar haberi geldi.

KURŞUNLA DEĞİL İFTİRAYLA ÖLDÜRÜLDÜ
Ergenekon tertibinde uğradığı akıl almaz iftiralara başkaldırarak 19 Ocak 2009’da intihar eden kahraman Albay Abdülkerim Kırca’nın bugün 7. ölüm yıldönümü... E. Albay Hasan Atilla Uğur, silah arkadaşı Kırca’yı Aydınlık’a anlattı:

‘YANIMDA YARALANDI’
“Güneydoğu ve Antalya’da birlikte görev yaptık. 1997-1998 arasında PKK, turizmi baltamak için Antalya’da eylem yapmaya başlamıştı. Ankara’dan özel bir ekip kurarak buraya intikal ettik. 1997 yılı sonu ve Temmuz 1998 arasında burada görev yaptık. Ekibimizin içinde Abdülkerim Kırca Albayımız da vardı. 6 ay içinde PKK’yı etkisiz hale getirdik ve burada eylem yapamadılar. Sonra öcalan sorguda bunu itiraf etti.”
“Kırca, Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Gebiz bölgesinde 10 Nisan 1998’de girdiğimiz bir çatışmada yanımda yaralandı. Kurşun omuriliğine isabet etmişti. Çağırdığımız bir helikopterle hastaneye gönderdik. Ancak bütün müdahalelere rağmen tekerlekli sandalyeye mahkûm olmasını engelleyemedik. Ergenekon tertibine onu da benim gibi Öcalan’ın talimatıyla dahil etmek istediler. Bunun için PKK itirafçısının iftiralarına başvurdular. Onuruna yediremedi ve tıpkı Ali Tatar gibi şeref intiharını seçti. Cesaret ve övünç madalyası sahibiydi. Ömrünü vatanına ve milletine hizmete adamıştı. Albay Kırca tam bir kahraman Türk subayıydı. Onu rahmet ve saygıyla anıyorum.”
TSK’nın komuta kademesi, Emekli Albay Abdülkerim Kırca için Kocatepe Camisi’nde düzenlenen cenaze törenine tam kadro katıldı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, kuvvet komutanları ve çok sayıda muvazzaf askerin hazır bulundu.

‘ONURSUZ ÇAPULCULAR...’
Kırca’nın eşi Meriç Kırca, cenazede eşinin tabutuna sarılarak tepkisini, “Onursuz üç beş çapulcu utansın. Çok kahramanlar vardı, teki de oydu, onuruyla gitti benim kocam” sözleriyle dile getirdi.

‘KAHRAMANLARI İNTİHAR EDEN BİR MİLLET...’
Ergenekon tertibi kapsamında Silivri’de tutuklu bulunan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 22 Ocak 2009’da Ergenekon’un 40. duruşmasında yaptığı savunmasında, Kırca’nın şehadetine de değinerek şunları söyledi: “Kahramanları intihar eden bir millet ayakta kalamaz! Kahramanları intihar eden bir ordu savunma yeteneğini kaybeder! Bir millet, bir devlet intihar etmektedir, Kırca değil! Sessiz kalanlar, boyun eğenler Türk milli devletinin intiharına katkıda bulunuyorlar.”

DİNK’İ KUMPAS İÇİN KATLETTİLER

Arşiv Araştırma
Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in aramızdan ayrılışının 9. yılı. Aydınlık ve İşçi Partisi (Vatan Partisi), daha ilk günden cinayete ışık tuttu ve F tipi Gladyo’ya işaret etti. Ramazan Akyürek ve ekibinin suikasttaki rolünü ortaya çıkardı. Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun da yıllar sonra cinayetin Ergenekon tertibini başlatmak için kullanıldığını açıkladı.

BİRLİKTEN YANAYDI
Dink’in hedef seçilmesinin nedenlerinden biri de yaptığı konuşmalardı. Dink, emperyalist merkezlerden yıllardır pompalanan “soykırım” yalanına sarılmadı. Bunun emperyalist bir yalan ve tekrar piyasaya sürülen bir tertip olduğunu söyledi. Kürt meselesinde aynı oyunların oynandığını hatırlatarak; sorunların Türkiye içinde birlik ve beraberlik ekseninde çözülmesini savundu. Bu nedenle 2006’da Danşıtay cinayetiyle başlayan ve Ergenekon tertibine bağlanan cinayetler serisinin önemli halkası oldu. AKP’nin başlattığı ABD ve AB destekli ‘Ermeni Açılımı’nda da Türkiye’yi zora sokacak “Seçilmiş hedef” oldu.
Tertipçiler şimdi Silivri’de hesap verecekleri günü bekliyor...

ONLAR ŞİMDİ TUTUKLU
- Ramazan Akyürek: Dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı. F tipinin bir numaralı polis şefiydi. 27 Şubat 2015’te “ihmali davranış sebebiyle ölüme sebebiyet vermek”, “resmi evrakta sahtecilik” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından tutuklandı.
- Ali Fuat Yılmazer: Dink suikastı öncesi Emniyeti İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü’ydü. F tipinin kritik isimlerinden. İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü olan Yılmazer, 29 Mayıs 2015’te “Tasarlayarak adam öldürmeye yardım etmek” ve “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından tutuklandı.
- Yurt Atayün: İstanbul Emniyeti Terörlü Mücadele Şube Müdürü. Görevdeyken Ergenekon ve Balyoz tertiplerinde aktif görev aldı. 21 Kasım 2008’de ABD Büyükelçiliği’ne Ergenekon tertibi hakkında birifing verdi. Dink suikastı, onun döneminde gerçekleşti, gerçeklerin üstünü örttü. 29 Temmuz 2014’te tutuklandı.

DAVA DOSYASI YARGITAY’DA
Yargıtay 9. Ceza Dairesi davaya bakan mahkemenin “Örgüt yok” kararını sanıkların suç örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle bozmuştu. Bozma kararından sonraki ilk duruşma, 17 Eylül 2015’te görüldü. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaların 7. celsesi 22 Aralık’ta yapıldı. Mahkeme, 14. Ağır Ceza Mahkemesi’yle aralarındaki uyuşmazlığın çözümü için Yargıtay kararının beklenmesine hükmetti.
Kamu görevlileri hakkında hazırlanan iddianame ise 9 Aralık 2015’te İstanbul Başsavcılığı tarafından onaylanarak 14. Ağır Ceza’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, 11 Ocak 2016’ta görevlendirmelerde değişiklik yaptı. Davaya bakan Savcı Gökalp Kökçü, Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’ndan alındı. Dosya, başka savcılara verilecek.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.