Paçayı kurtarma manevrası


Yavuz Alogan

Yavuz Alogan

Okunma 09 Temmuz 2016, 09:29

Dışişleri Bakanı biraz tuhaflaştı. Yeni siyasete uyum sağlayamadı herhalde. Çok önemli bir şey söylüyor, fakat söylediği şeyi birkaç saat sonra tekzip ediyor.
“IŞİD ile savaşan herkesle işbirliği yapacağız, İncirlik Üssü’nü IŞİD’e karşı aktif savaşa katılmak isteyenlere açtık, neden Rusya ile de bu koşullarda işbirliği yapmayalım?” Gayet açık bir cümle: Aktif savaşa katılma koşuluyla İncirlik’i yabancı uçaklara açtık, Rusya da savaşa katılıyor, o halde... gibi bir anlam çıkıyor.
Elbette, açsınlar İncirlik’i. Burası zaten dingonun ahırına döndü; silahşorluğunu sergilemek isteyen her kovboy gelip atını bağlıyor. Bir fazlası ne fark eder? Rosselini’nin “Roma, Açık Şehir” diye bir filmi vardır; Nazi işgalini anlatır. Burası da açık ülke haline gelmeye başladı. “Terörizm”le mücadele ediyormuş gibi yaparken karşılıklı olarak askeri yetenek ve silah teknolojisi sergileyip bölgeyi atış poligonuna çeviren her emperyalist kuvvet üslerimize yığınak yapabilir. ABD, İngiltere, Almanya, Katar ve Suudi Arabistan askerlerinden rahatsız oluyorlarsa Rusları ayrı bir yere alırız.
“Rusya’da İncirlik heyecanı” diye manşetler atıldı. Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov, “İncirlik teklifi Ankara’nın gerçekten teröre karşı ortak mücadeleye hazır olduğunu gösteriyor, böyle öneriler ancak selamlanır” dedi. Rusya Jeopolitik Akademisi Başkanı Konstantin Siskov ise “Rus Hava kuvvetlerine ait savaş uçakları İncirlik Hava Üssü’ne inerse bu Rusya açısından muazzam bir jeopolitik zafer olur” sözleriyle sevincini dile getirdi.
Rusların sergilediği heyecanın jeopolitik bir karambol yarattığını fark eden Çavuşoğlu muhtemelen korkuya kapıldı ve hemen “Benim böyle bir ifadem olmadı” diyerek çark etti.
Hemen sonra, Membiç’te Amerikalılarla “gizli anlaşma” yaptıklarını açıkladı. Le Monde muhabiri bakana soruyor: “Membiç’in geleceği hakkında nasıl bir anlaşmaya vardınız?” Bakan yanıtlıyor: “Bu gizli bir askeri anlaşma, bu konuda konuşmak istemiyorum.” Bu sözler yayımlandıktan hemen sonra Dışişleri Bakanlığı “ABD’yle gizli anlaşma yapılmadı” diye basın açıklaması yaptı.
Ruslar bu kez bir şey demediler. Bakanın hareketlerini çözmeye çalışıyor olmalılar. Şu günlerde Varşova’da toplanan NATO zirvesinde Türkiye’nin özelikle Karadeniz ve Gürcistan (belki Finlandiya) konularında alacağı tutuma da bakacaklar herhalde. Fakat ağırdan alıyorlar. Mesela, AKP’nin Suriye ve IŞİD defterlerini açtığı için hükümetin 31 dilde erişim yasağı getirdiği Rus haber ajansı Sputnik’e demeç veren Rusya Turizmciler Derneği Başkan Yardımcısı, “Türkiye’de güvenlik sağlanmadan tur akışını yeniden başlatmak mümkün değil” dedi (29.06.16). Bu arada Rusya Tarım Bakanı Tkaçev “(Türk) gıda ürünlerine pazarımızı açmakta aceleci davranmayacağız... Kendi tarım üreticilerimizi desteklememiz gerekiyor” diyerek tavır koydu (06.07.16).
Bu arada Beşar Esad, Avustralya’nın SBS TV’sine verdiği mülakatta Türkiye’nin, özelikle de Recep Tayyip Erdoğan’ın başından beri terör gruplarına destek verdiğini, bu destek dikkate alınmadan Türkiye’ye bir yanıt verilemeyeceğini söyledi (01.07.16).
Dış politikada denge, mantık ve güven çok önemli. Mecburiyetten kaynaklanmış olsa da ani siyaset değişikliklerinin muhataplar nezdinde inandırıcı olması gerekir. Türkiye bir ayağını Atlantik’ten çekip Asya’ya attı, Rodos heykeli gibi duruyor. Bu durum sürdürülebilir değil. Dış politikada inandırıcılık yeni siyasetlerin farklı liderler ve kadrolar tarafından izlenmesi halinde mümkün. Paçayı kurtarmak için yaptıkları manevra sonuç vermeyecek, fakat düveli muazzama bu manevra üzerinden pek çok oyun kuracak. Türkiye’nin dış politikası vahim bir ulusal güvenlik sorunu yaratıyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.