Vatan savaşı dönüşümün müjdecisi

Eğer üzerinde yaşadığın bir yoksa vatandan bahsedilemez. Eğer kanla canla bir toprak parçasını yurt edinmişsen, onun sınırlarını büyük özverilerle çizmişsen o topraklar senin vatanındır. O topraklar üzerinde yaşayan herkes senin vatandaşındır.

Vatan savaşı dönüşümün müjdecisi
16 Ekim 2015 Cuma 18:58

Nadir Erol

Eğer üzerinde yaşadığın bir yoksa vatandan bahsedilemez. Eğer kanla canla bir toprak parçasını yurt edinmişsen, onun sınırlarını büyük özverilerle çizmişsen o topraklar senin vatanındır. O topraklar üzerinde yaşayan herkes senin vatandaşındır. Burada din, dil, ırk, etnik kimlik aranmaz. Vatan ve vatandaşlık hamur olmuş yoğrulmuştur. Kavramlar artık netleşmelidir. Türkiye Cumhuriyeti bir vatan toprağının üzerinde kurulmuşsa bu topraklar üzerinde yaşayan herkes Cumhuriyet yuttaşıdır, herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bunun somut ifadesidir.
Milli devletler ırk temelinde kurulmaz. Dünyada var mıdır tek bir ırka dayalı devlet? Bunun geçmişte denemesi yapıldı; ari ırk, saf millet vs tutmadı. Sorun vatan topraklarında özgür ve eşit yurttaşlık haklarıdır. Bu nokta sorgulanabilir.

EMPERYALİZM ÇAĞINDA
Emperyalizm çağında mutlak eşitlik ve herkese özgürlükten söz edemiyoruz. Neden? Çünkü emperyalizm dünyayı kendi çıkarı için ekonomik ve siyasi olarak şekillendirmek istiyor. Bağımsız devletlerin siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını yok etmek istiyor. Milletler kendi yurtlarında özgür olmak istiyor. İşte emperyalizm ile ulus devlet arasındaki bu çelişki günümüz dünyasının baş çelişmesidir. Daha da somutlaştıralım, dünyanın efendisi benim diyen ABD’nin ikinci derece emperyalist ülkeleri hizaya getirmek istiyor, hem de diğer üçüncü devletleri sömürgeleştirmek istiyor.
Dolayısı ile devletler bağımsızlıkları için direniyor, milletler kurtuluş mücadelesi veriyor ve bütün halklar özgürleşmek istiyor. ABD, Türkiye’yi tam kontrol etmek için dinsel ve etnik olarak bölmesi gerekiyor. Son 30-40 yılın manzarası budur. Önce alevi-sunni olarak bölmek istediler olmadı. Sonra Türk-Kürt ekseninde bölmek istediler bunun kavgası devam ediyor.

ABD PLANI BOZULACAK
NATO toplantılarında Türkiye’nin bölünmüş haritaları TSK mensuplarının önüne kondu. Türk subayları toplantıları terk etti. Daha sonra TSK ya yönelik operasyon başlatıldı. Erkonekon, Poyrazköy, Balyoz tertipleri yapıldı. Bu arada siyasi olarak da Türkiye’yi savunan İşçi Partisi (Vatan Partisi) de bu süreçten nasibini aldı. ABD’nin bu planı, Türk Milletinin direnci karşısında geri tepti. Kumpaslar bir bir ortaya döküldü. Oyunlar boşa çıkarıldı. Bugün artık, Orta Doğu’nun ABD tarafından şekillendirilme süreci tersine dönmüştür. ABD bölgede yenilmiştir. Büyük Ortadoğu Projesi, bölge devletlerinin kendi vatanlarında özgür yaşamaları için mücadele sürecine girmiştir. 24 Temmuz’dan sonra başlayan bu süreç, hızla ilerlemektedir. Önümüzdeki büyük başarı bu mücadeleden çıkacaktır. PKK bu süreçte, ABD nin “kara gücü “ olarak yok olmaya mahkumdur.
ABD Kürtleri, PKK üzerinden emperyalist çıkarlarına alet etmek istiyor. Ama Kürt kardeşlerimiz bu oyuna gelmediler ve gelmeyeceklerdir. Zira Türkiye Cumhuriyeti devleti,Türk ve Kürt kardeşliği üzerine kurulmuştur. Bu Vatan Savaşı net olarak ABD ile Türkiye arasındadır. Bir toplumun özgürlüğü en önemli değerdir. Artık iç hesapları bir tarafa bırakarak top yekün ABD emperyalizmine karşı birleşme günüdür. Çevremizdeki ülkelerin de tavırları bizim birleşik gücümüze bağlıdır. Türkiye ile ABD arasındaki çelişki çözülmeden bu topraklarda özgür yurttaş ve bağımsızlıktan bahsedilemez.
Dolayısıyla bir millet, hangi sınıflar tarafından yönetiliyor olursa olsun, Vatan Cephesinde birleşmek zorundadır. Milli sanayici esnaf, çiftçi, köylü aynı cephede birleşmelidir. Türkiye tarihinde bunun somut örnekleri vardır. Son şehit cenazelerinde milyonlarca yurttaş aynı duyguyla ve ruh hali ile hareket etti.

EMEKÇİLERİN MÜCADELESİYLE
Bursa’da “Mecliste hain istemiyoruz” sloganı şehit Kurmay Yarbay İlker Çelikkol’un cenazesinde atıldı ise bu tesadüf değildir. Yüz bin Bursalı bu sloganı tek bir yürek olarak atmıştır. Bu artık Milletin feryadıdır. Bu mücadelede Bursalı emekçilerin omuzlarında yükselmiş, Reno işçileri işyerlerinden çıkarak fabrika önünde İstiklal Marşı okumuş, ardından araçlarına Türk bayrağı takarak Atatürk anıtı önünde saygı duruşunda bulunmuş, ‘şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganları atmıştır. Türkiye’nin vatan mücadelesi ile emek mücadelesi birleşmiştir.
Her vatan savaşı, yeni bir sosyal dönüşümün müjdecisidir. Zira dünyadaki her devrim hareketi bir vatan savaşı ile gerçekleşmiştir. İşte siyasallaşma bu süreçte ortaya çıkar. Devrim süreci berraklaşma sürecidir. Lekesiz pirüpak olma hayallerini kafalardan silelim. Her mücadele arınarak yoluna devam eder. Partiler düzleminde de böyledir. Hiç bir parti saf arınmış değildir. Mutlaka toplumun lekelerini üzerinde taşır. Bu nedenle toleranslı ve sabırlı olmak, bu sürecin en önemli meziyetlerinden biridir. ABD emperyalizmini yenmek, ara güçleri kazanmak emekçilerin önderliğindeki mücadele ile başarıya ulaşabilir. Halkçı, milli bir hükümet her yurttaşın muradıdır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.