Terör ve ekonomik kriz paket olarak geliyor

Terör ve ekonomik kriz paket olarak geliyor
22 Ağustos 2015 Cumartesi 19:03

Hüseyin Vodinalı

Dünya eğer bir lunapark ise biz herhalde onun korku tüneli bölümünde bulunuyoruz!
Ortadoğu bildiğiniz gibi kan gölü, biz de bu kanlı banyodan nasibimizi almaya başladık.
Terörü bir siyasi enstrüman olarak hem içeride, hem dışarıda kullanmaya çalışıp, yüzüne gözüne bulaştıran bir AKP dönemi üzerimize kabus gibi çöktü. Yıllardır, Oslo’suyla, Habur’uyla tepemize çıkartılan PKK yılanının er veya geç sokacağı belliydi. Bunu Niğde’nin köyündeki çoban bile biliyor artık. Bölgede ve ülkede her istediğini almak üzere ABD projesi olarak kurulan “ılımlı” İslamcı yönetim, yine bugün ABD’nin piyadeliğine yazılan PKK ile sözde mücadele ediyor gibi görünse de her şeyin seçime yönelik olduğu da herkesin malumu.
Yalnız fiili başkanın seçim hesapları sanki biraz ters tepti gibi.
Bunda sanıyorum TSK’nın PKK ve dolayısıyla ABD ve AKP’nin beklemediği tarz büyük darbesinin etkisi var. Kuzey Irak’taki PKK kamplarına yapılan hava saldırılarının öyle pek dağı taşı dövüp gösteriş yapmak olmadığını, hem PKK, hem de güvenlik kaynaklarından öğreniyoruz.
ABD de ateşkes diye seslenmeye başladı zaten. Ayrıca bu sözde bilinçli yaratılan kaos ortamına küresel sermaye de artık dayanamadı ki doların bir anda 3 liraya zıpladığını gördük.

TÜRKİYE’NİN ŞANSSIZLIĞI
Bugün ABD için Türkiye’nin stratejik önemi eskisi kadar çok değil. Buna, en son İran ile varılan anlaşma sonrası ABD ve Almanya’nın hiç AKP’yi kaale almadan Patriot füze savunma sistemini çekme kararını örnek gösterebiliriz.
Patriotların Türkiye’ye bizi değil, İran’a karşı İsrail’i savunmak için konduğunu yazmış bir kalem olarak bu konuda rahatım.
Veya (nihayetinde İran’ı hedef alan) Suriye’ye düzenlenen Batılı emperyalist saldırının son taşeronu olarak önemsenmeyen ve hatta ilk dönemeçte gözden çıkarılan bir ülke konumuna itildiğimizi de söyleyebilirim.
Ki, tüm bu gelişmeler dünyada da bir ekonomik ve siyasi kriz tablosunun ortasında yaşanıyor.
ABD, Avrupa üzerinden Rusya’ya neredeyse savaş ilan etme noktasına geldi. Çin ile benzer hasımlık durumları da ayyuka çıktı.
Eskiden olsa NATO’nun “ileri karakolu” Türkiye bir anda gözbebeği olur, aman istikrarsızlık çıkmasın, aman ekonomisi yoldan sapmasın, rejimi makul ve yönetilebilir olsun diye devreye sokulmadık kurum ve kuruluş ile sermaye grubu kalmazdı.
Ama bu kadar felaket bir konumda “Batı”nın kılı kıpırdamıyor. Adeta bizim iki seksen yere kapaklanmamızı bekliyorlar.
Bu noktada size ünlü sosyalist ekonomist yazar Michel Chossudovsky’nin “ABD-NATO askeri konuşlanması, ekonomik savaş, Goldman Sachs ve bir sonraki mali çöküş” uzun başlıklı yazısını okumanızı tavsiye ederim.
Dr. Chossudovsky, gerek Ortadoğu’daki Batı menşeli terör örgütleri üzerinden çıkartılan dolaylı savaşların, gerekse ABD-NATO savaş konuşlanma ve operasyonlarının batılı finans kapitalin, yani büyük bankalar, Wall Street ve dev biyo teknoloji ilaç ve silah savunma şirketlerinin çıkarları doğrultusunda yapıldığını yazıyor. (Global Research 08.08.2015)
Burada verdiği örnekler savlarını fazlasıyla destekliyor.
Batılı savunma ve finans kurumlarının arasındaki organik bağı isim isim veriyor.
Mesela Danimarkalı eski NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’in bu ayın başında Goldman Sachs Bankası’nda mali müşavir olarak işe başladığını haber veriyor.
Bu Goldman Sachs öyle sıradan bir banka değil, 2008 krizinde ABD’nin devleri batarken, batmak bir tarafa eski müdürünü (Henry Paulson) ABD Merkez Bankası’nın başına geçirmiş bir “kurum”.
ABD adına savaş kararı bile alabilen bir dev finans mekanizmasından söz ediyoruz. Dr. Chossudovsky, bu örnekle yetinmiyor.
ABD’nin özünde “kâr ve zarar” odaklı “insansız” bir corporate yani şirketvari yapıda olduğuna misal çok.
Mesela eski Chicago Valisi ve ABD Başkanı Obama’nın güvenlik danışmanı Rahm Emanuel ise, Goldman Sachs’tan siyaset ve güvenlik alanına transfer olmuş bir isim.
AB Komisyonu Ticaret müzakerecisi ve Dünya Ticaret Örgütü idarecisi Peter Sutherland da 20 yıllık hizmetinin ardından 2015’te Goldman Sachs’tan emekli olmuş.
Mesela eski Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick de 2013’te Goldman Sachs’ta işe başlamış. Bankanın uluslararası danışmanlar heyetinde görev yapıyor.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı İtalyan Mario Draghi de bu işten önce İtalya Merkez Bankası Başkanı idi. Ya ondan da önce? Elbette Goldman Sachs International Genel Müdürü idi. Kanadalı akademsyen ve yazar Goldman Sachs’ı özel olarak yakın plana almış çünkü bu kurum adeta bir (siyasi ekonomik) karar verici olarak iş görüyor. Örnekler daha çok saymayayım artık.

BATI’NIN NEYİNİ ALALIM?
Vurgulamak istediğim mesele şu; terör, ekonomik kriz ve siyasi kargaşa bir paket olarak geliyor.
Şu an Türkiye’de yaşananların sadece fiili başkanın işleri olduğunu sanırsanız miyop bakmış olursunuz. Bu noktada üst akıl filan dedikleri aha bu Goldman Sachs ve onun emrindeki ABD, NATO, AB vs.’dir.
Batı’nın sadece ilmini alalım diyenler, bugün Batı’nın tüm komplosunu, kumpasını ve kaosunu olduğu gibi üzerlerine almışlar, aldıkları şeyin tam olarak ne olduğunun bile farkında olamayacak kadar da bilgisizler.
Batı’dan ne almamız ve de ne almamamız gerektiğini büyük bir lider bundan 95 sene önce söylemişti ama bizim basiret yoksunu yöneticilerimiz bunu yıllar içinde unuttu ve gelinen nokta işte budur.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.