Romantik olmak

"Cumhuriyet gazetesinde 32 yıl Yazıişleri Müdürlüğü yapmış olan Sami Karaören, şimdi Burhaniye Ören’deki yazlığında emekliliğinin tadını çıkarıyor. Sami ağabey yaşama sımsıkı bağlı, aydınlık güzel günler düşünen yürekli bir aydınlanmacıdır."

Romantik olmak
17 Temmuz 2015 Cuma 18:18

Av. Erol Ertuğrul
[email protected] hotmail.com
Seher vakti bu yaylada
Kimler ağlamış
Çimenler üstünde
Gözyaşı var”
Cumhuriyet gazetesinde 32 yıl Yazıişleri Müdürlüğü yapmış olan Sami Karaören, şimdi Burhaniye Ören’deki yazlığında emekliliğinin tadını çıkarıyor. Sami ağabey yaşama sımsıkı bağlı, aydınlık güzel günler düşünen yürekli bir aydınlanmacıdır. O bana hep “Romantik olmak adam olmaktır” derdi. Onunla ortak bir yanımız da şiirlerdi.
Nahit Ulvi Akgün’ün “Bir şey var aramızda/ Senin bakışından belli/ Benim yanan yüzümden/ Dalıveriyoruz arada bir/ İkimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki/ Gülüşerek başlıyoruz söze/ Bir şey var aramızda/ Onu buldukça kaybediyoruz/ Ne kadar gizlesek nafile/ Bir şey var aramızda/ Senin gözlerinde ışıldıyor/ Benim dilimin ucunda” dizeleri gizli bir sevdayı anlatıyor. Yine Nahit Ulvi Akgün’ün “Sokaktan insanlar geçiyor/ Benim aklımdan hep sen/ Tam konuşacakken seninle/ Birden kayboluyorsun” dizeleri de çok kişinin yaşadıklarıdır.
Ahmet Kutsi Tecer’in “Besbelli ölümüm sabahleyindir/ İlk ışık korkuyla girerken camdan/ Uzan başucumda perdeyi indir/ Mum olduğu gibi kalsın akşamdan/ Sonra koş terlikle haber vermeye/ Kiracım bu sabah can verdi diye/ Üç beş kişi duysun ve belediye/ Beni kaldırmaya gelsin odamdan/ Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut/ Sen de eller gibi adımı unut/ Kapımı birkaç gün açık tut/ Eşyam baka kalsın diye arkamdan” dizeleri onun ilk şiirlerindendir.
Behçet Necatigil “Tam otların sarardığı zamanlar/ Yere yüzü koyun uzanıyorum/ Toprakta bir telaş bir telaş/ Karıncalar öteden beri dostum” dörtlüğü “yaz”ı ne güzel anlatıyor.
Ya Orhan Veli’nin “Bekliyorum/ Öyle bir havada gel ki/ Vazgeçmek mümkün olmasın” dizelerine ne demeli? Orhan Veli gibi bir aşıksanız eğer, sevgilinin hangi “havada” geleceği de, gelmesi kadar önemli... Besbelli ki buradaki “hava”, “sevgilinin havası”dır.
Beklenen sevgililer bu Orhan Veli öğüdünü unutmamalılar... Ama sevgilimiz giderse ya da gitmeye kalkarsa?
Giden ya da gitmeye kalkan sevgili Cemal Süreya’nın sevgilisiyse ya da Cemal Süreya sevgisini hak etmiş bir sevgiliyse eğer, çare yok, “gözlerini bırakıp gitmeli”dir: “Şimdi sen kalkıp gidiyorsun, git/ Gözlerin durur mu, onlar da gidiyorlar/ Gitsinler/ Oysa ben gözlerinsiz edemem bilirsin...”
Sevgi ve sevgili deyince büyük ustayı anmamak olmaz. “Ne güzel şey hatırlamak seni/ Ölüm ve zafer haberleri içinden/ Hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken/ İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti/ Ne güzel şey hatırlamak seni, yazmak sana dair/ Hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek...” Böyle söylüyor Mavi Gözlü Devimiz.
Boudelaire, Melih Cevdet Anday’ın güzel çevirisinden okuduğumuz bir dizesinde, “Kaçamak hazlarla dolu/ Masum dünya”
diyor.
Küçük, küçücük mutluluk kaçamaklarımızı şiirlerle dile getirmek, şiirlerle yaşamak... Mutluluk paylaşılınca büyüyor, bu doğru... Ama şiirlerle paylaşılınca daha da büyüdüğü de bir o kadar doğru.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.