PKK, şiddet ve terör

PKK, şiddet ve terör
17 Nisan 2015 Cuma 12:44

Sinan Sungur 

Öncü Gençlik MYK Üyesi 

Türkiye yıllardır açılım projesi üzerinden PKK'nın silah bırakacağı hayaliyle avutulmaya çalışılıyor. HDP, her ne kadar PKK'nın kirli ve katil yüzünü maskelemeye çabalasa da PKK'nın silahını nereden temin ettiğini ve o silahtan çıkacak kurşunun kime zarar vereceğini çok iyi biliyoruz. Silah zoru ve zorbalıkla hem örgüt içi hem de faaliyet göstediği alanlarda hakimiyet kurmuştur. AKP, PKK'ya silah bıraktıracağı vaadinde bulunurken, Kandil'den Sabri Ok ''Silahsızlanmayı tartışmak Kürtlerin iradesine saygısızlıktır'' açıklaması ile HDP'nin özgürlük ve barış sloganının geçersizliğini ortaya koymuştur. 

İLK KURŞUN SOLCULARA 

Öcalan'ın Glaydo ile birlikte çalışmaya başlaması 1965 yılına kadar uzanır. Zamanın gladyo merkezi olan Komünizmle Mücadele Derneği, Öcalan'ın ilk üye olduğu yerdi. Öcalan, 12 Eylül darbesi öncesi MİT'in uyarısıyla Suriye'ye kaçtı ve örgütün varlığını orada muhafaza etti. 1980'li yılların başlarında Suriye'de Öcalan ile Dev-Yol adına ortak cephe kuran Taner Akçam'ın verdiği bilgiler ile Uğur Mumcu'nun ortaya koyduğu Öcalan-Baki Tuğ ilişkisi bu iddianın dayanaklarından birkaçıdır. 

PKK 1980 öncesi ilk kurşunu Aydınlıkçılara sıktı. Sonra birçok sol örgütün güneydoğuda görev yapan kadrolarını öldürdü. Dahası, sol örgütler ile birlikte MİT denetiminde olmayan Kawa ve Rizgari gibi Kürt örgütlenmelerinin de kadrolarını öldürdü. 1980 öncesi dönemde PKK, bölgedeki bazı toprak ağalarının kirli işlerini yürüttü. Türkiye'nin devrimcilerinin bölgedeki varlığını sona erdirmek, bölgeyi ayrılıkçılığa ve kaçınılmaz olarak emperyalizme açma operasyonu MİT kontrolündeki PKK tarafından böyle başlatıldı. 2002'den itibaren AKP, güneydoğuda devletin gücünü zayıflatarak, örgütü muhattap alıp müzakere yürüterek, PKK'nın otoritesini daha da güçlendiriyor, PKK'ya alan açıyor, PKK'da silahıyla o alanı dolduruyor.  

1999 yılında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Öcalan, devletin emrine girme talebini sıkça vurgulamıştır. AKP iktidarı da Öcalan'ın bu omurgasızlığı üzerinden açılım sürecini yürütmekte ve PKK'yı MİT üzerinden yönetmektedir.  

PKK'NIN HALK KATLİAMLARI 

Silah her zaman bir otorite kaynağıdır. Silahlı bir güç bir bölgede otorite kurabilir, kuvvet toplayabilir. PKK özellikle AKP iktidarı ile beraber bu tarihi fırsatı yakaladı.  

PKK'nın tarihi Türk ve Kürt halkına yaptığı katliam ve zulümlerle doludur. 1990'ların başında Güneydoğu köylerini basarak yaptığı toplu katliamlar PKK'nın halk şiddetinin örneklerindendir. Öcalan'ın 1991 seçimlerinde ''DEP'e oy vermeyenin tavuğunu bile öldürün'' talimatı, PKK'nın nasıl oy topladığını gösterir. Son birkaç sene içerisinde güneydoğuda şantiyelerde çalışan onlarca işçiyi, tarlasında çalışan köylüyü kaçırma eylemleri örgütsel faaliyetleri arasındadır. 

6-7 Ekim Kobani'ye destek eylemlerinde çoğunluğu Kürt olmak üzere 50 kişi, PKK'nın yarattığı kaos ortamında hayatını kaybetmiştir. 

PKK'nın üniversitelerdeki kadroları, okullarımızı şiddet ortamına sürükleme çabası içindedir. Yıllardır ülkemizin en büyük üniversitelerinde, vatansever öğrencilere saldırmakta hatta canına kast etmektedir. 

En önemlisi 30 yıldır binlerce askerimizi şehit etmiş, Anadolu'nun doğusundan batısına her yerinden gençlerin canına kıymıştır. 

Yaklaşmakta olan seçim öncesi, silah dağıtımı yaparak seçim sonrası silahlı bir ayaklanmaya hazırlık yapmaktadır.  

PKK'da örgüt içi infazlar, örgütte liderlik sırlarındandır. Öcalan'ın emri ile yüzlerce PKK'lının örgüt içi demokrasi talep ettiği için öldürüldüğünü, PKK'dan ayrılan eski üst düzey kadrolardan Abdurrahman Kayıkçı ve onlarca itirafçıdan öğreniyoruz. Türkiye'de katliam ve zulüm sözcüğünü PKK kadar kullanan bir örgüt bulunamaz. Ancak PKK'nın örgüt tarihi, örgüt içi infaz ve şiddet tarihidir. 

TERÖR NASIL BİTER ? 

AKP, yürüttüğü açılımda ''PKK'yı silahsızlandırma'' iddiasındaydı. Ancak PKK, AKP'nin önünü açması sayesinde ve Amerikan silahı ile daha da büyütüldü, bölgede bir otorite haline getirildi. HDP istediği kadar AKP ve Erdoğan karşıtı görünmeye çalışsın, bölünme sürecindeki kazanımlarının ve büyümelerinin en büyük kaynağı AKP iktidarıdır.  

Türkiye'yi bölücü terör ve şiddetten kurtaracak program Türkiye'nin önündedir. Önümüzdeki seçimlerde bu programa olan ihtiyaç, aldığı oylar ile kendisini somutlayacaktır. Halkımız teröre ve bölünmeye karşı birleşmektedir. Aynı zamanda bölücü terör devletin yaptırım gücünün hayata geçmesiyle ve bölge ülkeleri ile birlikte hareket ederek etkisiz hale getirilecektir. Türkiye'nin birliği, huzuru ve güvenliği AKP-PKK ortaklığında yürütülen açılımı bitirmekten geçiyor. Milletimizin bölünmeye, teröre ve şiddete karşı iradesi her geçen gün daha güçleniyor. 



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.