Perinçek Strazburg’da Türkiye’yi savunacak

Perinçek Strazburg’da Türkiye’yi savunacak
20 Ocak 2015 Salı 12:34

Hüseyin Macit Yusuf

28 Ocak’ta Strazburg’da AİHM Büyük Daire’de Perinçek-İsviçre davası görüşülecektir. Davanın ismine bakıp sakın aldanmayın; aslında dava Türkiye ile Ermeni soykırımı iddialaını ortaya atanlar arasındadır. Dava Büyük Türk Milleti’ni cezalandırmak üzere herzaman sinsi planlar yapan emperyalizm ve Türkiye arasındadır. Önce dava süreci ile ilgili kısa bilgileri paylaşmak istiyorum. 2005 Temmuz’unda KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Başkanlığını yürüttüğü Talat Paşa Komitesi ile Lozan’a gittik, Hedefimiz “Ermeni soykırımı yalandır” söylemenin suç olduğu İsviçre’de, sözde özgürlüklerin merkezi Avrupa’nın ortasında, bu yalanı sahiplerinin suratına vurmaktı. Zürih’te düzenlenen toplantılar ve Lozan Meydanı’nda yapılan miting alanı tıka basa dolmuş, alan adeta mahşer gününe dönmüştü. Konferansa ve mitinge dünyanın her tarafından gelip katılan binlerce Türk tek ağızdan Ermeni soykırımının büyük bir emperyalist yalanı olduğunu haykırmıştı. Rahmetli Denktaş miting sonrasında,o muhteşem günün hayatının en müstesna günlerinden biri olduğunu, Avrupa’nın ortasında çıktığı kürsüde yaptığı konuşma ile coşan kardeşlerimizin heyecanını hiç unutmayacağını, bana söylemiş ve mutluluğunu ve böyle kutsal bir eylemin parçası olmaktan duyduğu memnuniyeti belirtmişti.

Doğu Perinçek konferansta yaptığı konuşmada Ermeni soykırımının büyük bir emperyalist yalan olduğunu haykırdıktan sonra İsviçre polisi tarafından tutuklanmış ve karakolda ifade vermeye götürülmüştü. Toplantıya katılan herkes isyandaydı. Perinçek gittiği karakolda verdiği ifadesinde konferansta söylediklerini bir kez daha tekrarlamış, haklılığımızı İsviçre polisinin bizzat yüzüne vurmuştu. Perinçek daha sonra kefalet ile serbest bırakılmış ve toplantıya katılanlarla birlikte sağ salim yurda dönmüştü.

ZAFERİN MİMARI PERİNÇEK

Perinçek’in Lozan’da Büyük Türk Milleti adına başlattığı kampanya daha sonra birçok Avrupa merkezinde tekrarlandı. Talat Paşa Komitesi’nin bu konudaki katkısı tarih sayfalarındaki yerini almıştır. Perinçek İsviçre mahkemesindeki yargılanması sonunda, Lozan’da “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” dediği için, Ermeni iddialarını inkâr gerekçesiyle ceza aldı. Doğu Perinçek bu kararı kabul etmeyip 2008 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.

Mahkeme 17 Aralık 2013’te kararını açıkladı. Mahkeme verdiği kararla Doğu Perinçek’i haklı buldu. Mahkeme Doğu Perinçek’in “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” sözünü ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi. Mahkeme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğünü düzenleyen 10’uncu maddesinin İsviçre yargısı tarafından ihlal edildiğine hükmetti. Perinçek’in dava süresince avukatıyla görüşmesine izin verilmediği ve İsviçre yargısının kararlarında ayrımcı bir tutum sergilediği yönündeki itirazlarını ise oybirliğiyle reddetti. Bunun yanı sıra Perinçek’in yaptığı AİHS’nin ‘yasa olmadan suçlama olamayacağı’ hususunu düzenleyen 7’inci maddesinin ihlal edildiği yönündeki şikayeti de reddetti. AİHM’in verdiği karar “Ermeni soykırımı yalandır” demenin yasak olduğu diğer devletleri de bağlayıcı niteliktedir. Ermeni soykırımına inandırılmaya çalışılan dünyadaki insanlara bunun emperyalist bir yalan olduğu gösterilmiştir. Bu Türkiye’nin zaferidir. Bu zaferin mimarı ise muhakkak ki Doğu Perinçektir. Bu zafer karşısında Ermenistan ve Ermeni diasporasi paniğe kapıldı. Yalanlarının mahkemece tescillenmesinin verdiği korkuyla Diaspora kuruluşları, İsviçre devletinin kararı AİHM’nin temyiz organı olarak da anılan 17 yargıçlı Büyük Daireye taşıması için uluslar arası planda imza kampanyası başlattı. İsviçre hükümeti temyize başvurma süresinin bitimine sadece bir başvurusunda bulunacağını ilan etti. İşte şimdi bu davanın Büyük Daire’deki ilk oturumu 28 Ocakta Strazburg’ta görüşülmeye başlanacaktır... Doğu Perinçek’i Annan Planı’nın sunulduğu Kasım 2002’nin o kritik döneminde tanıdım. Kıbrıs milli davamıza gösterdiği ilgi ve yakınlık inanılmazdı. Onu tanıdıkça gerçek bir Atatürkçü, gerçek bir vatansever olduğunu gördüm. Anti-emperyalist duruşu, insana ve insan haklarına verdiği önem, demokrasiye bağlılığı, Atatürk Cumhuriyetine sahip çıkışı yakınlaşmamızı sağladı. Mütevazi ancak kararlı duruşu herkes gibi beni de etkiledi.

MİLLİ DAVANIN SESİ OLDU

Perinçek Ulusal Kanal’ın Kıbrıs Milli Davamız için adeta hizmetimize verilmesine yardımcı oldu. Aydınlık dergisinde,sonra gazetesinde Kıbrıs Milli Davamızın kitlelere anlatılmasında bize fırsatlar yarattı. Perinçekin uluslararası etkinliklerde ve temaslarda Kıbrıs’ın gündeme getirilmesinde payı büyüktür. Rum-Yunan İkilisinin ve emperyalist güçlerin devreye girerek ilişkilerimizi bozmaması adına,isimlerini vermekte sakınca gördüğüm birçok siyasi yetkili-devlet adamıyla buluşmamızı ve Kıbrıs milli davamızı onlara anlatmamızda bize oldukça yardımcı oldu. Kıbrıs mitinglerinde, Kıbrıs toplantılarında Perinçek öncü oldu. Talat Paşa Komitesinin ‘Kıbrıs çıkarması’ ve elde edilen başarı onun sayesindedir.

Perinçek demokrasiye köküne kadar inanan, ve darbeyi-darbeciliği kesinlikle çare olarak görmeyen bir siyasi olmasına rağmen, Ergenekon saçmalığı ile ilişkilendirilerek yıllarca suçsuz yere hapiste tutulmuştur. Perinçekin verdiği kutsal mücadele her türlü takdirin üzerindedir.

Not: Bu yazı ilk kez 19.01.2015 tarihinde Kıbrıs Volkan gazetesinde yayımlanmıştır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.