Kurt kapanı kuranlar kapana düşecek

Bahar geliyor, toprak kabarıyor, benim de içim kabarıyor. İnşaat çöplüğüne dönmüş, cehennem ortamındaki İstanbul’dan kaçıp, bizim sahillere kendimi atmak heyecanı içindeyken aklıma bir şeyler yazmak hiç gelmiyordu. Fakat şunu da biliyorum, sorumluluktan kaçmak bana yakışmaz. Hele senelerimi verdiğim İzmit Körfezi’nde Japon mühendis harakiri yaparken...

Kurt kapanı kuranlar kapana düşecek
14 Nisan 2015 Salı 14:12

M. Ali Sökmen
Kaptan

Geçenlerde yakın bir arkadaşım anlattı, rüzgâr ile onur arkadaş olmuşlar. Rüzgâr atıp tutuyor, buradan bir eserim Amerika’yı birbirine katarım ve dönüp gelirim. Buradan bir eserim, Asya’yı karıştırırım döner gelirim. Onur, rüzgâra bakıp, ben bir gidersem bir daha gelmem diyor. Evet, Japon mühendis Kishi Ryoichi çalıştığı ülkeyi tanımadan, bilmeden kopan halatın mesuliyetini üstlendi ve kendisine göre giden onurunun peşinden gitti. İnsanlık adına yazık ettin kendine Tomasan kardeş. Bak bu ülkede neler oluyor. Karadeniz’de 9 kuvvetinde hava eserken İstanbul Boğazı’nın girişinde batan Rus gemisine Şile’deki servis botunu yardıma yollamaya kalkıyorlar. Botun kaptanı, bu havada çıkamam diyor. “O zaman kovuldunuz” diyorlar, istirahatli postayı İstanbul’dan bota yolluyorlar. Ekmek parası uğruna itiraz edemiyorlar ve mendireğin içinde batıp, onurları ile gidiyorlar. Bu olayların bu ülkede telafisi var Japon kardeş. Süper bakan 1000 Ali Bey, “kaptanlar kahraman olur, sefere çıkarken aileleri ile helalleşirler” der ve olay kapanır. Soma’da 301 maden işçisi ikazlara, ihbarlara rağmen hiçbir tedbir alınmaz ve toprak altında kalır, ölürler. “Bu işin fıtratında var ölüm derler” ve ölmeyeni de tekmelerler. İşte böyle bir ülkede sen onurun için harakiri yaptın, değer miydi be Japon kardeş.
Biraz da bizim kılavuzluk mesleğini anlatayım sana Kishi kardeş. Emperyal yandaş kazansın diye, senin intihar ettiğin bölgede dünyanın hiçbir yerinde olmayan kılavuzlukta rekabet başlattılar. Ehliyetleri Danıştay tarafından iptal edilen kılavuzlar liman başkanı gözetiminde çalıştırılmaya devam ettirildiler. Ehliyetsiz kılavuzlar amonyak tankeri ile İGSAŞ İskelesini yerle bir ettiler, benzin yüklü 40 bin DWT. Tonluk tankerle TOTAL İskelesini TOTAL lost yaptılar. O günün müsteşarı ne dedi biliyor musun? “Tabii bunlar olacak, hem staj yapıyorlar hem de kılavuzluk”. İşte böyle Tomasan, senin onurunun peşinden gittiğin bu bölgede daha neler oldu neler... Örgütlenmek, bir araya gelmek emperyalizmin en büyük korkusudur. En önemlisi emperyalizmde muhalifleri saf dışı bırakma geleneği vardır. Tabii bunların bütün hayatları çarmıhtan inip çıkmakla geçmiş ve kafalarını hâlâ çarmıhta bırakmış zavallılar.
DENİZ EMEKÇİLERİNİ YEM YAPTILAR
Ben Yüksek Denizcilik Okulu’nu Şeref Stadı’ndaki bir futbol maçından sonra tanıdım. Rakibimiz şampiyonluğa oynayan 4-5 bin taraftarı ile stada gelmiş bir takımdı. Bizi stadın Ortaköy tarafındaki duvarın üzerine çıkmış 20-25 kişi, bir tip giysiler içinde trompet, boru, davul eşliğinde desteklediler. İnan rakip taraftarları bastırdılar. Maçtan sonra Yıldız Parkı önündeki otobüsümüze giderken Ortaköy İtfaiyesi zannettiğimiz taraftarlarımıza teşekkür edelim dedik. İtfaiye diye gittiğimiz binanın bahçe kapısında Yüksek Denizcilik Okulu yazıyordu. Yöneticilerimiz, bir teşekkür için geldik dediler, 30 kişiden fazlaydık, hepimizi içeri davet ettiler, çay ikram ettiler. Bizi niçin desteklediklerini sorduk “Biz denizciyiz, yardıma ihtiyacı olan herkesin yanında oluruz” dediler. Benim YDO’ya girmemin yüzde 50 sebebi bu cümledir. Ama daha sonra anladımki bu söz Ortaköy’de anılarda kaldı.
1976 senesinde Arpad gemisinin ikinci kaptanıyım. İsveçli bir kaptanın söyledikleri hep kulaklarımdadır. “Kaptan tecrübesiyle 2. Kaptan dikkati ve disipliniyle, 3 ve 4. Kaptanlar enerjileri ile çalışır ve gemiye katkıları böyle olur” demişti. Şimdi deniz hayatı 6 ay olan, 4. Kaptanlık dahi yapamayan, denizde İsveçli kaptanın söylediği özelliklerin hiç birisini taşımayan bir adam emperyalizmin keskin temsilciliğine soyunmuş. Bu tipler sadece bu işler için vardır. Kılavuz istasyonlarına haciz gelmiştir. Deniz emekçilerinin kuruluşunu, çalışmalarını, emeklerini emperyalizme yem yapmıştır. Bunları ne yazar ne konuşur...  Bunları bilmeyen, ülkesinde yaşamamış Kishi’ye yazık oldu. Son sözüm, bu emperyalist hareketlere ve emperyalizmin uşaklarına NoWay Out, bunu göreceğiz ve yaşayacağız. Kurt kapanı kuranlar, bu kapana düşecek.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.