Güçbirliği işbirliği getirir mi?

"Güçbirliği işbirliği getirir mi? Kesin getirir. Çünkü güçlerin bir arada bulunduğu hallerde belirleyici olan amaçtır. Ortak bir amacın olması iş bölümü ve işlevsel bir işbirliği anlamındadır. Dolayısı ile güçbirliğinin edilmesi zorunlu olarak işbirliğini getirir."

Güçbirliği işbirliği getirir mi?
07 Eylül 2015 Pazartesi 18:18

Prof. Dr. Yıldırım B. Doğan

Güçbirliği işbirliği getirir mi? Kesin getirir. Çünkü güçlerin bir arada bulunduğu hallerde belirleyici olan amaçtır. Ortak bir amacın olması iş bölümü ve işlevsel bir işbirliği anlamındadır. Dolayısı ile güçbirliğinin edilmesi zorunlu olarak işbirliğini getirir. Dolayısıyla güçbirliği tanımlı bir araya gelişlerde güçlerden hiçbiri açık ya da örtük kendi gücünün belirleyici olduğu şeklinde zavallı bir böbürlenme içinde olmamalıdır. Olursa sözü edilen güç birliği değildir. Olsa olsa sayı sayma özürlü hakemin yönettiği futbol maçında takımlardan birinin yedek oyuncularını takıma sokmasıdır. Sonuç, uyanık davranan takım seyircileri uyutamayacağı için seyircilerin uyarısı ile önünde sonunda kendine gelen hakem oyunu tatil edecek ve maç uyanık takımın hükmen yenilgisi ile sonuçlanacaktır.
Bir diğer soru “işbirliği güçbirliği getirir mi?” Getirmeyebilir. Taraflardan birinin kendi gücüne inancı ayrıksı/hastalıklı düzeyde ise oluşabilecek sonuca dair öngörüleri ve bu öngörülerden doğru hakkaniyet talebi işbirliğinin daha sonuca ulaşmadan sonlanmasına yol açar.
Çok bilimli ve çok kurumlu birimler güçbirliğinin nitelikli örneklerdir. Farklı alanlardan gelen, farklılığı başlı başına güç sayılan insanlar bir araya geldiklerinde onlara duyulan gereksinimin taşıdıkları farklılık olduğunu bilirler. Dolayısıyla belirlenmiş amaca doğru yürürken ne yapacağını nasıl yapacağını bilmenin esenliği ve doğruluğu ile bir araya gelen insanlar bir saatin şaşmazlığı içinde işlerler. Bu işleyiş güçbirliğinin işbirliği getirdiğini gösterir. Terste okuduğunuzda da durum değişmez: İşbirliği güç birliği getirmiştir.
Ülkemin Haziran ayından bu yana yaşadıkları işbirliği getiren güçbirliğine duyulan gereksinimi sonsuz kere ve aynı güçle bir kez daha vurgulamaktadır. Haziran seçimi öncesinde güçbirliği oluşturmayan bir işbirliği örneği gördük. Seçmenine emanet oy vermesi şeklinde yansıyan bu örnekte sonucu bir kez daha irdelemenin yararı var mı? Bir sonuca erişilebilseydi bugün konuştuğumuz bu olmazdı. Ne oldu? Taraflardan birinin işbirliğini sahip olduğu gücün sözde büyüklüğü sonucu olduğu erken kabulü ile kalkışması ve ülkeyi kana boyaması işbirliğinin sonucunu getirdi. Üstelik işbirliği oluşturan diğer parti şimdi kelimenin tam anlamıyla tarihi bir vebalin altına imza atmış olmanın şaşkınlığını yaşıyor.
İlkesiz işbirliği yamalardan oluşmuş yorgan gibidir. Yamalı tümleşme (!) eklektizm adını alır. Her yamanın büyüklüğü, şekli/şekilsizliği, rengi/renksizliği bellidir. Her yamayı söküp başka bir yere de taşıyabilirsiniz. Gene yamalı bir yorgan olur.

VATAN PARTİSİ GÜÇBİRLİĞİ İSTİYOR

Kasım seçimi öncesinde Vatan Partisi ve CHP arasında gelişebilecek yeni tür bir yapılanma güçbirliği ortak zemininde yükselirse ancak işlevsel olabilir. Vatan Partisi 2015 Şubat ayındaki kongresinden sonra en azından Ulusal Birlik diyerek güçbirliği çağrısının şiar eylemiş öğreti temelli/doktriner bir anlayışı hep sergilemiştir. Kadroları işbirliği getirecek güçbirliği için hazırdır. CHP içinde ise güç birliği kavramlaştırmasına yakın duran ve öğretiye sahip pek çok vekil olduğu düşüncesindeyim.
Türkiye’nin emperyalist kuşatma ile ilişkili derdi hep olmuştu. Hep olacaktır. Ancak bu dert neden yalnızca bunu söyleyen belli kurum ve kuruluşların derdi olsun? Olası bir güçbirliği ve getireceği sonuç açısından işbirliği tutumumuzu bir kez daha tarihselliğe yansıtacaktır. Nedir bu sonuç?
Namık Kemal tarif etmiştir:
Bais-i şekva bize hüznü umumidir Kemal; kendi derdi gönlümün billah gelmez yadıma (Derdim, kamunun derdidir. Kendiminki -yemin ederim ki- aklıma bile gelmez)

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.