Gençlik ‘Haziran’da ne yaptı, ne yapmalı?

Gençlik ‘Haziran’da ne yaptı, ne yapmalı?
06 Nisan 2015 Pazartesi 11:24

Deniz Tokgöz 

Hemen başta belirtelim, bu somutun sistemleştirildiği bir yazıdır. Önümüzdeki “7 Haziran Genel Seçimleri”, Cumhuriyet tarihimizin en büyük halk hareketinin iki yıl sonrasına denk geliyor. “Haziran Ayaklanması” ise önümüzdeki seçimlerden iki yıl öncesine. 

KAVRAMLARA BAKIŞ 

Kavramları köklü ve geniş tabanda ele almak gerekir. Mesela, “Koltuk nedir?” sorusuna cevaben “üzerine oturulan nesne” demek çok sığ kalır. Bilimsel olanı koltuğun bölümlerini ele almaktır. O bölümlerin özelliklerini açıklamaktır. Mesela iskeletinin hammaddesine dair birkaç şey söylemek gerekir. Öteki türlüsü bir neo-liberalizm hastalığı olarak kavramlara yüzeysel ve içi boş bakmaya gider. Biz başlığımızda tırnak içerisinde belirttiğimiz “Haziran”lara ve gençliğin bunların içerisindeki dinamizmine bilimsel bakacağız. 

Haziran Ayaklanması deyince aklımızda canlanan tablonun başında 19 Mayıs 2012 Diriliş Yürüyüşü görünüyor. Yüz binlerce genç “yasak”lanan milli bayramında İstiklal Caddesi’nden dolup taşıyor. Onun biraz yanında 29 Ekim 2012 Seferberlik Yürüyüşü beliriyor. “Yasak”lanan meydanda gaz kapsülleri yağıyor. Barikatlar yıkılıyor. Devam edince 13 Aralık 2012 - 8 Nisan 2013 Silivri hattı göze çarpıyor. O güne kadar hiç kullanılmadığı kadar fazla gaz bombası kullanılıyor 8 Nisan’da. Ne için? “Yasak” bölgenin barikatları aşıldığı için. Bakıyoruz ki çeliğe su verilmiş ve bir iskelet oluşmuş. İşte şimdi koltuğu yerli yerince oturtabilirsiniz. İskeletin kurulumunu ise bizzat ön cephede gençlik üstleniyor. Tablonun son bölümünde”yasak”lanan Gezi Parkı var. Barutu dolan toplumun fitilini ateşleyecek kıvılcım olarak orada duruyor. Bir buçuk-iki ay boyunca harareti süren ayaklanmanın en büyük simgesi olarak Türk Bayrağı’nı görüyoruz. İskelette birleştirici vida görevini üstleniyor. 

İSKELETİN HAMMADDESİ 

“İskeletin hammaddesi nedir?” sorusu aslında mücadele edilen unsurları en saf haliyle gün yüzüne çıkarmaya yarar. İskelet oluşturulurken bir vatan mücadelesi var. Özgürlükler mücadelesi var. Gericiliğe karşı başkaldırı var. Özelleştirmelere karşı direniş var. İktidarı değiştirme talebi var. Bunları karşılayan bir program da var: Altı Ok. Evet Haziran Ayaklanması’nı ayakta tutan iskeletin hammaddesi Altı Ok Programı’dır. Bir devrimle sınanmıştır. Bu hammaddeye karşı olan HDP gibi hareketler Haziran Ayaklanması’na darbe demiştir, arasına sınırlar koymak zorunda kalmıştır. Bugün aynı parti kitlelere ağaçlı bayraklarla özgürlükçü görünmeye çalışıyor. Kitleler elinde Türk bayrağı, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atarken, iki adım ötede kendi kum havuzlarında oynayanlar, AKP ile iktidar ortaklığı edip vatanı bölenler, gençlik üzerinde istedikleri etkiyi yaratamazlar. 

KOLTUĞU TAMAMLAMAK 

İskeletin yapısını anlayanlar Haziran Ayaklanması’nda iskeletin üzerine sünger germeyi başardılar. İskeleti bozuk koltukta oturanların koltuklarını sarstılar. Sonraki süreçte AKP ve Fethullah Gülen Cemaati’nin koltuk iskeletleri ortadan ikiye bölündü. Meclisteki muhalefet ise daha beter savruldu. CHP, Altı Ok Programı’nı sahiplenmediğini Kılıçdaroğlu’nun ağzından bir çok kez yineledi. Kılıçdaroğlu kendisini “Dersimli Kemal” ilan etti. Partisinden “ulusalcı” milletvekillerini bir bir tasfiye etti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP ile birlikte Fethullah Gülen Cemaati’yle kol kola verip çıkardıkları adayla Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığı’na taşıdılar. Hiçbiri yeni bir koltuk kurma cesaretinde ve inancında değiller. Yıkılan iskelete takılı durumdalar. Gençlik ise daha önce de belirttiğimiz gibi “yeni” kurulan iskeletin ustası oldu. Önümüzdeki seçimlerde oy kullanacak yaklaşık 5 milyon genç var. Gençlik, kurduğu iskeleti hammaddesinden vidasına kadar iyi analiz etmelidir. Koltuğu tamamlayacak olan, Altı Ok Programı’nı savunan ve koltuğun üzerine halkın oturmasını sağlayacak örgütlü gücü, vatan cephesinin partisini iyi saptamak, günün ve geleceğin yakıcı ihtiyacıdır. Bu ihtiyaca çare olarak Vatan Partisi, etrafında kucaklayarak birleştirdiği devrimci birikimle birlikte parlamaktadır. Büyük karar günlerini sırtlamak sağlam bir iskelete sahip olmayı gerektirir. Bu seçimler gençlik ve Türk milleti açısından, hammaddesi ve iskeleti sağlam olan halkın koltuğunu kurmak için bir adımdır. Ancak iktidar koltuğuna halkın oturması belki de yeni “Haziran”ların eseri olacaktır.


Etiketler; #Deniz Tokgöz

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.