Erdoğan ve Öcalan Türkiye’yi nereye götürüyor

Erdoğan ve Öcalan Türkiye’yi nereye götürüyor
27 Ağustos 2015 Perşembe 19:17

Prof. Dr. Süleyman Çelik / 19 Mayıs Üniversitesi Em. Öğrt. Üyesi

Güneydoğu’yu PKK’ya teslim etmiş, resmi kurumların tabelalarından TC’yi kaldırtmış, “Türk milleti” sözünü ağzına almamış, hatta “Türk milliyetçiliğini ayakları altına aldığını” bildirmiş olan Erdoğan, şimdi tam tersi bir taktik uygulayacaktı. Öncelikle koalisyon görüşmeleriyle muhalefet oyalanarak erken seçime gidilecekti. CHP ve MHP’nin beceriksizliği/ liderlerinin yeteneksizliği bunu kolaylaştırdı. Bu arada Türk milliyetçiliği öne çıkarılıp PKK’ya karşı şiddetli bir mücadele başlatılarak MHP’ye giden oylar geri alınacak; Güneydoğu’da oy verme taşımalı sistemle yapılarak HDP barajın altında bırakılacak ve bu yöntemle seçimde anayasayı değiştirecek kadar milletvekili kazanılarak başkanlık sistemi getirilecekti.
Ancak Güneydoğu, 1990’ların Güneydoğusu değildi. Açılım süreci ile asker kışlasına, polis karakoluna kapatılmış; PKK’lılar kışlalara/karakollara saldırsalar bile valiler izin vermeden güvenlik güçlerinin teröristlere el kaldırması yasaklanmış, hatta kışlanın içindeki gönderden bayrağı indiren teröristleri bile asker seyretmek zorunda kalmıştı.
Bu şekilde Güneydoğu’da egemenliği eylemli olarak ele geçirmiş olan PKK’lılar, 90’lardaki tek silahları Kalaşnikofların yanında uçaksavarlar, roketatarlar, füzeler, bombalar vb. ağır silahlarla donanmış, hatta Oslo görüşmelerinde MİT Müsteşar Yardımcısının dediği gibi, yalnız Güneydoğu’yu değil, büyük şehirleri bile bomba deposu yapmışlardı.
Ayrıca Suriye’de elde ettikleri kazanımlarla büyük moral ve stratejik güç kazanmış; IŞİD’e karşı mücadelede ABD ve AB’yi yanlarına almışlardı.
Buna karşılık güvenlik güçleri 90’lardaki gibi ‘gayri nizami savaş deneyimi kazanmış’ elemanlara sahip olmamanın ötesinde, ‘Abdülhamit’in 30 yıl Haliç’e kapattığı Osmanlı Donanması’ gibi, 10 yıla yakın süredir pasifize edilmiş olmanın ataleti içindeydi.
En acısı, devletin iç ve dış güvenliğini tehdit eden durumlara karşı mücadele ve savaş planı, taktik ve stratejilerinin bulunduğu Genelkurmay’ın Kozmik Bürosu’na girilmiş ve tüm belgeler açığa vurulmuştur. Elbette bu belgeler başta ABD ve PKK olmak üzere düşmanların eline geçmiştir. Şimdi sen bunlarla neye dayanarak mücadele edeceksin? Nasıl savaşacaksın? Bu belgelerin değiştirildiği, tümünün yeniden yazıldığı öne sürülüyor. Ne kadar değiştirilmiş olabilir? “Ana İlkelerini”, “İmkân ve Kabiliyetlerini”, “Dost ve Düşman Güçleri” değiştirebilecek misin?
Devlet, moral destek sağlamak ve şehit sayısını azaltabilmek için Abdullah Öcalan’ı konuşturmaya çalışıyor. Ancak Kandil, görünüşte saygıda kusur etmiyor görünmekle birlikte, ABD’nin de desteğiyle Öcalan’ı artık pek takmıyor. Nitekim Dolmabahçe Mutabakatına karşın, “silah bırakmayacaklarını ve teröristleri çekmeyeceklerini” açıklamışlardı. Bunu sezinleyen Öcalan, karizmasını çizdirmemek için konuşmaya yanaşmıyor. Konuşmadığı için de HDP/PKK’lılarla görüştürülmüyor.
Daha da büyük acılar yaşayacağa benziyoruz. “Turpun büyüğü torbadadır” derler. MİT Müsteşar Yardımcısı’nın Oslo’daki sözlerine bakacak olursak, “PKK’nın uyuyan bombaları” yalnız Güneydoğu kırsalında olmayabilir!
Bunları insan düşünmek bile istemiyor ama! Ülke kan gölüne dönecekmiş, sonuç bölünmeye gidecekmiş!.. Muhterisler hedeflerine kilitlenirler. Gözleri başka bir şeyi görmez.
Çıkış yolunu açmak “birazcık da olsa aklı başında olan” AKP’lilerin elinde: Tayyip Erdoğan sayesinde zengin, makam sahibi vs. olmuş, dolayısıyla ona şükran duyuyor olabilirsiniz. Ona duygusal olarak bağlı olabilirsiniz. Ancak ülke bölünmeye doğru gidiyor. Bu gidiş yalnız Güneydoğu’nun kaybı ile bitmeyecek gibi görünüyor. ABD’nin çizdiği BOP haritasını düşünün! Sonuçta iç savaş çıkacak ve Irak, Libya, Suriye gibi olacağız. Suriyelilerin durumu önümüzde. Zenginlik, makam vs. bir işe yarıyor mu?
Birazcık akıl, birazcık sağduyu, birazcık düşünce...
(Yazının tamamı AYDINLIK internet sitesinde)

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.