Çocuksuz vatan olur mu?

Kadını erkeğin kölesi olarak gören dinciler ve kadını cinselliği üzerinden sunan liberaller toplumsal yozlaşmanın atar damarlarını oluşturmaktadır

Çocuksuz vatan olur mu?
13 Nisan 2016 Çarşamba 17:55

Onur Sinan Güzaltan

Çocuklara yönelik tecavüz haberlerinin sayısı günden güne artarken, siyasi arenada ve toplumda tepkisizlik hüküm sürmeye devam ediyor.
Hükümete yakın vakıflarda, imam hatiplerde yaşanan istismar olaylarının üstü siyasi kaygılarla kapatılmaya çalışıyor.
Çocuk istismarını meşrulaştıran siyasi iktidar üzerine bolca yazı yazıldı. Daha fazla söylenecek bir söz kalmadı. Siyasi hırsların, temel insani değerlerin önüne geçtiği apaçık ortada…

DİNCİ LİBERAL İTTİFAKI
Ülkemizin geleceği tecavüze uğramaya devam ediyor.
Şu güne kadar, muhalif kesimlerin yaptığı değerlendirmelerin tamamında, ülkede yükselen cinsel şiddetin tek sorumlusunun siyasi iktidar olduğu tespiti yapıldı.
Doğru fakat eksik bir değerlendirme.
Elbette ki kadın-erkek ilişkilerine sapkın bir bakış açısıyla yaklaşan, kadına köle rolünü uygun gören, çocukları ne idiği belirsiz gerici vakıflar ve tekkelere dolduran, ülkenin bir bütün halinde namusunu koruyamayan iktidar baş sorumludur.
Fakat bugün iktidarı eleştiren, “modern” liberallerin, ana akım medyanın yozlaştırıcı rolünü unutmak hatalı bir değerlendirmeye neden olacaktır.
Modern ve laik görünümlü sermayenin tetikçiliğini yapan, ana akım olarak isimlendirilen medyanın toplumdaki yozlaşmada hiç mi sorumluluğu yok?
Toplum bir yandan dinci bir kuşatmaya maruz bırakılırken öte yandan yayın organlarından özgürlük adı altında sapkın bir cinsellik anlayışı dayatılıyor.
Ana akım medyaya ait internet sitelerinde, habercilik adı altında çıplak kadın fotoğrafları insanların gözlerine sokuluyor.
Televizyonlarında, gazetelerinde, çarpık ilişkileri “modernlik ve Batılılık” olarak sunan, “şarkıcılık” adı altında fahişeliği kutsayan, evlilik programlarında toplumun temelini oluşturan aile kurumunu dinamitleyen “yerli burjuvazinin” hiç mi suçu yok?

CUMHURİYET’E VURULAN PRANGALAR
Küçücük kızların çıplak fotoğraflarını, sosyal medya haberciliği adı altında pazarlayanların hiç mi günahı yok?
Kadının özgürleşmesini bacağının ne kadar açık olduğuna, Batı değerlerini teşhirciliğe indirgeyen “liberal” yazarların yaşanan yozlaşmada payları yok mu?
Kadını erkeğin kölesi olarak gören dinciler ve kadını cinselliği üzerinden sunan liberaller toplumsal yozlaşmanın atar damarlarını oluşturmaktadır.
Bugün birinin diğerini suçlaması hiçbir anlam ifade etmiyor.
Cumhuriyet değerleri içinde özgür vatandaşlar olarak doğan çocukların ayağına tekkelerin prangalarını vuranlar, “şarkıcılık” adı altında fahişeliği özenilecek bir yaşam biçimi olarak çocukların önüne koyanlar suça ortaktır.
Cumhuriyetçilerin düşmanı, toplumu zehirleyen dinciler kadar, sahte “modernist-Batıcı” teşhirci liberaller olmalıdır.
Ensar Vakfı başta olmak üzere gerici vakıfları, tekke ve zaviyeleri, özgürlük adı altında kutsayan liberaller bugün hangi yüzle yaşananları eleştirebiliyorlar?
Hakkını arayan kadınları, “kadın mıdır kız mıdır bilemem” lafları ile aşağılamaya çalışanların, vatan veya namus anlayışından bahsedilebilir mi?
Hangi yüksek siyasi çıkar veya stratejik tespit çocukların geleceğinin çalınmasına sessiz kalınmasını gerektirebilir?
Yozlaşmaya karşı seslerini çıkartmayanlar, sokağa dökülmeyenler suça ortak olmaktadır.
Çocukları olmayan bir Vatan olabilir mi?
Çocuklarının istismarına göz yumanların vatanseverliğinden nasıl bahsedilir?
Eninde sonunda, Vatan’ın çocuklarından başka neyi var ki?

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.