CHP yönetimi mirası yedi bitirdi

"1 Kasım seçimlerinde hezimete uğrayan muhalefet partileri, başarısızlığın nedenlerini tartışmak istemiyorlar... İstifa taleplerine kulakları tıkalı..."

CHP yönetimi mirası yedi bitirdi
11 Kasım 2015 Çarşamba 15:18

Cemil Can

1 Kasım seçimlerinde hezimete uğrayan muhalefet partileri, başarısızlığın nedenlerini tartışmak istemiyorlar...
İstifa taleplerine kulakları tıkalı...
Gündemi değiştirmek için AKP’nin dümen suyunda habire top çeviriyorlar. Bu yüzden, anayasa değişikliği tartışmasına balıklama atladılar...
Anayasadan “Türk” sözcüğünün çıkartılması, “başkanlık sistemi”, “yerel yönetimlerin güçlendirilmesi” görüntüsü altında, federasyona olanak sağlayan değişikliklerin yapılmasına bile itirazları yok... Kandil’den önde gidiyorlar!.. 
Seçimlerden önce, Selahattin Demirtaş’ın “Seni başkan yaptırmayacağız” sözleri ile sempati ve oy toplayan HDP de çark eden oldu...
Demirtaş, “Yönetim modeli elbette değişmeli” diyerek, anaya değişikliğine destek vermeye hazır olduklarını ifade etti... PKK’nın darbe üstüne darbe almasını görmezden gelip, “Güçlendirilmiş demok-ratik parlamenter sistemde, güçlendirilmiş yerinden yönetim” için yeni anayasa istedi...
HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, “Başkanlık sistemi dahil tüm modelleri tartışabiliriz” dedi...
***
Muhalefet partilerinin tabanında ise başka kazan kaynatılıyor.
Çankaya Belediyesi Başkanı Alper Taşdelen ile ilgili iddialar, Kılıçdaroğlu’nu fena halde sarstı.
Arka arkaya yaşanan gelişmeler karşısında, Kılıçdaroğlu da ne yapacağını şaşırdı.
Yaşamkent’te Yaşar Kemal’in adı verilen parkın açılışında; Çankaya Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddiaları dile getiren internet gazetesi Halkın Habercisi’ne saldırdı. Gazete sahibi İ. Güven Eroğlu’nu açıkça tehdit etti... İyice köşeye sıkışan Kılıçdaroğlu, Uruguay’ın Devlet Başkanı Jose Mujica ile bir görüşme yaparak gündemi değiştirebileceğini düşündü sanırım...
Görüşme sonrasında yaptığı açıklama ise şaşırttı: “Yargının bağımsız olmadığı, medyanın özgürce haber yapamadığı, baskının toplumun her kesimine egemen olduğu bir sistem içerisinde bu tür davaların adaletle sonuçlanmasını bekleyemezsiniz, faili meçhulleri eğer yargı kararı ile kapatırsanız o ülkede demokrasiden ve özgürlükten de insan haklarından da söz edemezsiniz” dedi...

Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediye Başkanı aleyhine haber yapan sitenin sahibini ihale alamadığı için haber yapmakla suçladı... Bir gün önce talep ettiği “medyanın özgür haber yapması” talebi uçup gitti! Kumpasçıların işi olduğu şüphe götürmeyen “Faili Mechuller Davası”nda emekli Albay Cemal Temizöz ile ilgili olarak verilen bearaat kararı da kendisini rahatsız etti! Kılıçdaroğlu’na göre; faili meçhuller yargı kararı ile kapatıldı!..
***
O kadar şaşkın ki, seçim sonuçlarını değerlendirirken bile yalana başvurdu:
3 milyon 223 bin 262 seçmen artışından CHP’ye düşen yüzde 25(805.815 oy eder) seçmen artışını yok sayıyor... Seçmen artışından gelen 591 bin 864 kişilik artışı, oyların artması gibi göstermeye çalışıyor. Son derece açık ki, CHP oylarında 213.951 azalma olmuştur...

Kılıçdaroğlu, hesap uzmanlığına güvenerek CHP tabanını ve halkı aldatabileceğini sanıyor...
“Dürüstlük” yaldızı üzerinden akıp gitti... O kadar olsa iyiydi. Y-CHP’ye verilen oyları: “CHP’li seçmen, partideki değişim sürecini onayladıklarını gösterdi” şeklinde değerlendiriyor...
“Değişim” dediği yozlaşma; CHP’nin köklerinden kopartılıp, PKK/HDP’ye yaklaştırılması, Atatürkçülerin partiden uzaklaştırılması, Kemal Derviş’in ekonomik politikalarının CHP eliyle uygulatılması ve ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne karşı çıkan yurtseverlerin oyalanmasını ifade ediyor...
Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki Y-CHP, çok değil 5 yıl içerisinde bütün niteliklerinin tamamını yitirdi... Bu yüzden, yükselen Amerikan karşıtlığının yarattığı sinerji, 1 Kasım’da AKP’ye yaradı...
TSK’nın 24 Temmuz’da, ABD’nin “kara gücü” olarak görev verdiği PKK/PYD ile IŞİD’e karşı başlattığı operasyonların meyvesini de doğal olarak AKP yedi... AKP’nin seçim başarısının arkasında bu gerçeklerin yattığını, kimse inkar edemez...
***
Kılıçdaroğlu, Atatürk çizgisinden şaşmayan partililerin mecburen verdikleri oyları, CHP’de başlattığı tasfiyeye verilmiş onay gibi gösteriyor...
Bunun anlamı tasfiyeye devam edeceğidir. Belli ki, istifa edip bir yere gideceği de yok!..
Kılıçdaroğlu komutasındaki işgal birliği, arı kovanındaki erkek arılar gibidir:
Asla bal üretemezler...
İğneleri olmadığı için savaşa da girmezler.
Hazırdan yerler...
Başlarında birkaç bekçi arı bulunur; öylece kovanın bir köşesinde oturup; çiftleşmek için kraliçe arının uçuş gününü beklerler...
CHP içerisindeki erkek arıların, kovandan uzaklaştırılma zamanı geldi de geçiyor!..
Kemal Kılıçdaroğlu ile Devlet Bahçeli’den kurtulmadan AKP iktidarından kurtulmak olanaksız.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nadir Şener Hatunoğlu - 5 yıl önce
Saygı ile.. Her yönü ile çok doğru bir tespit. *matematikçi, bilim uzmanı. * matematikçi, bilim uzmanı*