Bu kez Esad ile birlikte Putin ve İran da kazandı

"Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad’ın kazanmasına gerekçe olarak da özetle, Rusya’nın sağlam duruşunu, Obama’nın ise isteksizliğini delil olarak göstermişim."

Bu kez Esad ile birlikte Putin ve İran da kazandı
29 Eylül 2015 Salı 18:35

Hüseyin Vodinalı

16 Mayıs 2013’te odaTV’de yazmışım: “Hikayenin sonu: Esad kazandı” başlığıyla.
Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad’ın kazanmasına gerekçe olarak da özetle, Rusya’nın sağlam duruşunu, Obama’nın ise isteksizliğini delil olarak göstermişim.
Bugün yine Esad kazandı. Yine Rusya kararlı durdu.
Putin büyük bir satranç oyuncusu olduğunu bir kez daha gösterdi. (Bizimkileri sormayın; tavlada zar tutsalar bile, sürekli iki mars bir dans)
Suriye’ye verdiği desteği artırdı. Üzerine bir üs daha inşa etmeye başladı. Ukrayna ve Doğu Avrupa üzerinden yönelen tehditleri savuşturduğu gibi nükleer güç olarak Akdeniz’de kalıcı olacağını dosta düşmana duyurdu. Rusya ayrıca Suriye’ye gönderdiği savaş jetleri ve yenilenmiş hava savunma sistemiyle teknolojik üstünlüğü de Esad’a sağladı.
İran’ı da göz ardı etmeyelim. Rusya’nın bire bir yanında yer aldı. Sahada asker ve kurmay, tüm bölgede ise istihbarat gücünü devreye soktu.
Batılı ülkelerin ambargo cenderesinden kurtulmasıyla eli daha da güçlendi.
ABD, İngiltere, İsrail ve Suudi Arabistan’ın (AKP yönetimini de kullanarak) İran ve Suriye’ye diz çöktürme girişimi büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı.
Öyle ki, sınır aşırılan on binlerce terörist yetmezmiş gibi Türkiye’de muhalif güç eğitilip Suriye’ye gönderme planı “Eğit-Donat”, oldu sana “Eğit-Donat, teröristlere teslim et”. Adamlar ya kendilerini teslim ediyorlar ya da silah ve mühimmatlarını.
ABD’nin Akdeniz’e Kürt koridoru açmakta bahane olarak kullandığı son IŞİD planı da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK’ya yönelik kahredici operasyonlarıyla çöktü.
Son noktayı da Rus jetlerini IŞİD’in üzerine gönderen Putin koydu.
Rusya, ABD ve hempalarının IŞİD ile gerçekten savaşmadığını belirterek, “Bunları biz bitiririz” dedi.
Buna da en somut örnek olarak Kanadalı araştırmacı yazar Prof. Michel Chossudovsky’nin Aydınlık gazetesine verdiği röportajdan alıntıladığım şu bölümü gösterebiliriz:
“ABD, Türkiye ve NATO müttefiklerinin resmi hikâyesi IŞİD’e karşı savaştıkları yönündedir. Ama gerçekte IŞİD, Batılı askeri ittifakın bir enstrümanıdır. Eğer IŞİD’i yenmek isteselerdi bunu ağustos ayında çöl yolunda, IŞİD Suriye’den Irak’a geçerken büyük çaplı bir “halı bombardımanı” ile yaparlardı. Hatırlarsan, IŞİD, Toyota marka büyük arazi araçlarıyla ve uçaksavar kabiliyeti olmayan hafif silahlarla Irak’a geçti. (Üstüne basa basa) Ve Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri bunları saatlerle ölçülebilecek bir zaman diliminde tasfiye edebilirdi. Ama böyle bir şey olmadı...”

RUSYA VE ÇİN’LE YÜKSELEN AVRASYA
Bugün artık herkes El Kaide, El Nusra, IŞİD gibi sözde İslamcı terör örgütlerinin başta ABD olmak üzere Batılı/NATO ülkelerinin bir enstrümanı olduğunu üç aşağı beş yukarı biliyor.
Sanırız bunu herkesten çok daha iyi bilenler ise Ruslar ve hatta Çinliler.
Buna, hegemon Atlantik ilişkilerinden artık yılma noktasına gelen Almanya’yı da ekleyebilirsiniz.
Zaten bloktaki ilk ve en somut çatlak, “Esad ile görüşülmelidir” diyen Şansölye Merkel’den gelmişti.
Putin’in BM ve ABD’deki temaslarında bu somut durum, yine bir gerçeklik olarak tüm dünyaya ilan edilecektir.
RTE de 2011’den itibaren Esad’a Esed deyip son Moskova gezisi sonrası “Suriye’nin toprak bütünlüğü bizim için önemli. Geçiş sürecinde belki Esad ile gidilme gibi bir şey olabilir” dedi ve tüm yandaş gazeteler “Esed”den “Esad”a dönüş yaptı. RTE’nin bu konudaki tavrı Suudi Arabistan ile görüşme sonrası daha da netleşecektir.
Çin’i de unutmamak gerek.
Suriye, Rusya, İran’ın yanı sıra dünyanın doğudan yükselen yeni süper gücü olma yolunda adı geçen ülkelerle birlikte ilerleyen Çin’in bu yıl mayıs ayında açıkladığı (ABD’nin mart ayındaki yeni doktrinine yanıt niteliğinde) yeni savunma doktrini, dünyada Batı hegemonyasının, finans kapitalin sömürü çağının geçtiğini bildiriyordu.
Ki bu da Suriye gelişmeleriyle bir kez daha doğrulanmış oldu.
Çin’in yeni doktrininde, Pekin, Rusya’yı stratejik ortak ve müttefik olarak nitelemekte. Ayrıca Hindistan ve Rusya ile Şanghay İşbirliği Örgütü içinde de ortak konumda. Bu durum Çin’e Hint Okyanusu bölgesinden deniz kuvveti tasarruf etmesine olanak tanımaktadır. Böylece Çin, Güney Çin Denizi’nde ABD ve müttefiklerine karşı sıklet merkezi oluşturma olanağına kavuşmuştur.
Buna karşılık Rusya da soğuk savaş döneminde düşmanı olan Çin’i yanına almış, güney ve doğu bölgelerden yönelecek emperyalist tehditlere karşı kendini sağlama almış oluyor.
Bana ekşi sözlükte, Avrasyacı yazar diyorlardı.
Evet öyleyim.
Çünkü, dünyadaki savaşlara bakın, bir kısmı değil, yarısı da değil, çoğu da değil, tamamı emperyalist Batı’nın ürünüdür. SSCB ve Çin’in “emperyalist” savaşları daha küçük ve yine savunmaya yöneliktir.
Dünyayı yöneten kapitalist kodamanlar, birkaç yüzyıldır, pazar-kâr maksimizasyonu için insan kanını kullandılar.
Bugün de bu devam ediyor. NATO bir savunma değil aslen bir saldırı örgütüdür. Bugünkü hedefi de Rusya’dır. Türkiye’nin objektif ve rasyonel bir dış politika, savunma çizgisine oturamamasının temel nedeni bu NATO’dur.

TBMM’DE YERLİ PARTİ YOK
1950’den beri Türkiye’yi sözleşmeli hükümetler yönetmekte ve milli çıkarlar heba edilmekte.
Bu gidişat artık sona yaklaştı.
Türkiye’nin gerçekten de yerli ve milli bir hükümete ihtiyacı var. Bugün maalesef TBMM’de yerli ve milli diyebileceğimiz bir siyaset tablosu yok. 4 partinin dördü de farklı gerekçelerle bu sıfatı hak etmiyor.
Suriye’de ortaya çıkan yeni gerçekliği kavrayacak, Türkiye’yi ait olduğu Avrasya coğrafyasına, yani gerçek barış ve refahın adresine yerleştirecek bir hükümete gereksinim var.
Bu seçeneği de görebildiğim kadarıyla en somut biçimde ortaya koyan Vatan Partisi ve onu destekleyen, karşılayan bilinçli ve vicdanlı kararlı bir ulusalcı, millici kitledir. Türkiye, ABD, İsrail, İngiltere ve Suudi Arabistan-Katar ile değil, Suriye, Irak, Rusya, İran gibi komşularıyla birlik olmalıdır.
Bugün için en azından, TBMM’de 5. bir ulusal cepheye büyük ihtiyaç var.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.