Bilimde yerinde saydığımız algısı dahi yanıltıcı

Bilimi pek önemsemeyen bir toplumuz; bu nitelik üstelik kanımca giderek belirginleşiyor.

Bilimde yerinde saydığımız algısı dahi yanıltıcı
04 Mart 2015 Çarşamba 11:03

Prof.Dr. Altan Onat
İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Bilimsel yayın üretme başarımı Türkiye’de önce belirgin yavaşlama, son 7 yılda da yerinde sayma sergiledi. G. Kore, Tayvan, Brezilya ve İran gibi az çok dengimiz ülkelerle yarışta eski ivmeyi gösterememekteyiz. Rekabetçilik, yenilikçilik ve yaratıcılık bakımından gerek toplumda, gerekse siyasi iktidarda köklü zihniyet reformu olmaksızın, gelecek beklentisinde iyimser olmak hayalciliktir
Bilimi pek önemsemeyen bir toplumuz; bu nitelik üstelik kanımca giderek belirginleşiyor. Bilimde derinleşmeye, uzmanlaşmaya gerek olmadığı, onun sonucunda geliştirilen teknolojik ilerlemeye bağlı uygulamalara, tüketim mallarına asıl önem verildiği her düşünen yurttaşımızca malum. Siyasi iktidarın yıllardır süregelen politikası da bu “inancı” körüklüyor. Gerek bilim ve kaynak kurumları, gerekse ona zemin hazırlayan nitelikli eğitimin yokuş aşağı gittiği konusunda sanırım artık fikir birliği var. Çünkü “orta gelir tuzağı”na kapıldığımızı giderek daha yaygın bir aydın kesimi fark etmekte ve hissetmekte. Sebebinin bilim ve nitelikli eğitimi önemsememek olduğu görüşü paylaşıldığı gibi, yeni olarak TÜSİAD Başkanı tarafından da alenen ifade edildi: eğitim kurumlarına ve AR-GE’ye devlet olarak çok daha fazla tahsisat ayrılması gerektiği vurgulandı.
Son 7 yıldır bilimde ne denli tıkanıklığa saplandığımız bilgisi temelinde ve geçen yılı geride bıraktığımız şu sırada, bilimsel yayınların 2014’teki nicelik durumunu objektif olarak yakından incelemek gerekiyor.
HANGİ ÖLÇÜTLERE GÜVENİLEBİLİR?
Bilimde performansın en güvenilir ölçütü, gelecekte kazanılacak atıflar arasında yüksek sayıda atıf sağlamış yayınların sayısıdır. Kazanılan atıfların toplam sayısı da oldukça iyi bir gösterge olarak kullanılmaktadır. Bu ölçüt uygulanınca, ülkeler arasında bize yakışmayan 26’ıncı sırada olduğumuz, EssentialScienceIndicators verilerinden anlaşılmaktadır. Norveç, Finlandiya, Polonya, Avusturya, İsrail ve Tayvan gibi küçük ülkelerin gerisinde yer almaktayız. Atıf ölçütü gecikmeli olduğundan, yakın geçmiş için uygulanamadığından, bilimsel yayın sayılarını incelemek yararlıdır.
Bu konudaki verilerin en itibarlısı Thomson Reuters’in Web of Science’inden elde edilir. 2014 yılı verilerinden çıkarılacak bilanço şöyledir. Türkiye’den toplam 26,672 yayın kaynaklandı; uluslar sıralamasındaki 17’inciliğimiz kıl payı korundu. Bilimde önde giden 12 ülke dünyadaki bilimsel yayınların %70’lik payına sahip olduğunun idraki bu gücün az sayıda ulusta yoğunlaştığını yansıtmaktadır. Salt yayın verilerinden çok, dünyadan aldığımız payın incelenmesi, nesnellik gereğidir.
BİLİMSEL YAYIN DÜNYA PAYI 7 YILDIR PİNEKLİYOR
Bilimsel yayınlarda ülkemizin dünyadaki payı 1987’deki binde 1’lik düzeyden hızla yükseldi, izleyen 13 yıl içerisinde6 kat yükseldi. Dünyadaki payımızda 2003’ü izleyen 4senede yavaş bir artıştan sonra, 7 yıldır %1.3 ile%1.4’lük payda tıkanma yaşandı (Şekil 1).Dünya payında değişiklik bakımından bir önceki yıla göre en üst 67 ülke sıralamasında, 52’incilikte yer almamız dikkat çekici.
Yukarıda açıkladığım değerlendirme aslında iyimser ve yanıltıcı olup altta yatan ciddi bir gerilemeyi gizlemektedir; çünkü alt-orta düzeyli ülkelerde yayınlanan bol sayıda derginin son yıllarda Web of Science’ e alınması sonucu, Türkiye’nin de dünyadaki payı yükselmiş oldu. Üstelik bilimdeki konumumuzu daha iyi yansıtacak toplam atıf ve yüksek atıflı yayın açılarından hayli daha geride bulunduğumuzun bilincinde olmak gerek.Nitekim Nature yayıncılık grubu dergilerinde yer alan Türkiye kaynaklı makalelerin 2013 yılında 38’inci sırada bulunduğu yeni açıklandı.


Şekil 1. Bilimsel yayınlarda Türkiye’nin dünyadan aldığı binde payın yıllara göre seyri. Bu payın son 7 yılda yerinde çakıldığı açıktır.


Şekil 2. Benzer milli gelir ve sosyoekonomik düzeyli 6 ülkenin, bilimsel yayınlar açısından son 12 yılda ikişer yıllık dönemlerdeki gelişmelerini gösteren grafik. Türkiye Kore, Brezilya ve İran’dan farklı olarak, 7 yıldır yerinde saymaktadır.
BENZER 5 ÜLKEYLE KIYASLAMA
Dünya rekabet gücü açısından iddia taşıyabilecek ülkelerin bilimsel yayın sayılarını bizimle karşılaştırmak üzere şu beş ülkeyi seçtim: Güney Kore, Brezilya, Tayvan, İran ve Polonya. Bu ülkelerin nüfusu ile satın alım gücü pariteli toplam ve kişi başına milli gelirleri arasında 3-5 kattan fazla fark bulunmayıp sosyoekonomik düzeyleri ülkemizdekine oldukça yakındır. Kıyaslamaya giren ülkeler aynı zamanda, dünya bilimsel yayın payları %1 ila %2,8 arasında bulunan 12 ülkenin yarısını oluşturmaktadır. Son 12 yıldaki yayın verilerinden dünyadaki paylarını hesaplayarak iki-yıllık dönemlerde elde edilen dünya payları Şekil 2’de açıklanmaktadır.
Gerilerdeki İran’ın hızla ilerleyerek bize yetiştiği, Brezilya ile Güney Kore’nin bizden daha hızlı geliştiği görülmektedir. Nüfus bakımından Tayvan’ın 3 katı, Polonya’nın 2 katına sahip Türkiye’nin aradaki mesafeyi açması gerekirken, ne yazık ki, bilimsel makalelerdeki payımız yerinde saymaktadır. Hamle yapan komşumuz İran’ın bu sene gerisine düşersek hiç şaşmamalıyız.
BİLİMİ GERİ PLANA İTME POLİTİKASI BEDEL ÖDETİYOR
Kalkınma ve gelişmişlik yüksek katma değerli ürünler üreterek ihraç etmemize bağlı olup inovasyona (yenilikçiliğe) dayalı sanayiye sahip olmaktan geçer. Bunun gerektirdiği teknolojiyi de ancak hem nitelikli uzman ve elemanla, hem de bilimin çeşitli alanlarında hamle yapmamızla elde edebiliriz. Yakın dönemde bir gazetenin ekinde uzunca bir süre yayınlanan bir dizi makale Türkiye’de bilimde başarımın arttığı zehabını yaratıyordu ve gerekli tepkiler oluştu. Eldeki değerlendirme de, ülkemizde bilimsel yayın üretmede kaygı verici bir tıkanıklık yaşandığını perçinlemektedir
Düşünce özgürlüğünde gerileme, araştırmalara uygun düzeyli ortam hazırlamama, maddi desteği yeterince ve layık olanlara tahsis etmeme, söz konusu tıkanıklığın başlıca sebepleridir. Üniversite sayısının kuyruklu yıldız hızında artması, bilimde ilerleme kaydetmeyi garantilemez. Dışarıdan sporcu, ya da doktor ithali benzeri, dış kaynaklı teknoloji ithali bize ancak günü kurtarmaya yeter.Toplum olarak bu sarmalın bilincine varıp, yetkililerden sorunu düzeltme talebini ayyuka çıkarmak, ilerlemenin olmazsa olmaz koşuludur.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.