Amerikalı bir dosta mektup

Amerikalı bir dosta mektup
08 Eylül 2015 Salı 18:24

Prof. Dr. Yaman Örs

Sevgili Bev,
Merhaba. Nasılsın? Sağlığın? Kızın ve ailesi? Genelde Amerika?
Biz Dick’i sık sık anıyoruz. Güzel insandı. Değerli ve iyi. İnsancıl ve dost. Zeki ve nükteli. Ülken’in emeklilik törenine gelişini ve o günü onunla paylaşmasını da kuşkusuz unutmuyoruz. Türkiye’yi gerçekten seviyordu...
Bir süre oluyor. Sen, Türkiye’yi ziyaret eden Amerikan askerlerinin Türk gençleri tarafından “tartaklanmasının” ne anlama geldiğini soruyordun. Hatta iki “dost” ülkenin insanları arasında böyle bir olayın çıkmasının nasıl olabileceğini anlamadığını belirtiyordun; sanki biraz da “tehdit” taşıyan bir söyleyişle. Senin, ülkenle ilgili olarak yıllar önce buradayken söylediğin bir sözü de anımsadım bu satırlarını okurken. “Amerika tüm dünyaya yardım ederken”, böyle bir olay biraz da “nankörce” bir tutum olmuyor muydu, senin değerlendirmene göre? Senin olayı Amerikan kaynaklarından öğrendiğin de açıktı.
Sevgili Bev,
İzin verirsen, senin, ülkenle ilgili olarak, izin verirsen söyleyeyim, bu ortalama Amerikalı tutumundan yola çıkıp, Türkiye’de yıllardır yaşananların çok kısa bir dökümünü ve yorumunu yapmak istiyorum. Yazacaklarımın, bu ülkede Atatürk’ü, kurduğu Cumhuriyet’i, Türkiye’de olduğu ölçüde dünyada da barışı ve demokrasiyi benimsemiş insanların düşüncesi olduğunu da burada belirtmem gerekiyor.
Yıllardan ve yıllardan beri ülkemizde haksız yere hapse atılan, öldürülen Cumhuriyetçi aydınları, sanatçıları, subayları, öğretim üyelerini, bilim insanlarını, gazetecileri vb. düşman olarak gören sağcı iktidarlar, başta Amerika olmak üzere Batı ülkelerinden önemli destek görmüşlerdir. Daha da ilerisi, bu iktidarların ülke yönetimine getirilmesinde büyük payı olan Amerika, Sovyetler Birliği’nin çökmesinden önce, özellikle NATO içinde, Türkiye ile ister istemez “müttefik”ti. Ama şimdi? Gerçekte Amerika, Anadolu’yu ele geçirmek için 19. yüzyılın ortalarından beri çaba göstermektedir: Misyoner okulları açarak vb. yollarla...
İşte son yıllarda bu ülkede gittikçe artan Amerikan karşıtlığının nedeni, bütün bu ve benzeri, Amerika kaynaklı tutumlar ve iktidarların bunları benimsemesidir. İnancın sağcı siyasetçiler ve iktidarlar tarafından kendi siyasal ve parasal çıkarları için kullanılması, kısacası inanç sömürüsü, bunun ülke dışından özellikle Amerika tarafından yıllardan beri desteklenmesi, beslenmesi, yeni dünya düzeninde yaygın olan sömürünün ve soygunun doruk noktasına varması...
Biliyor musun Bev, Amerika Birleşik Devletleri’nin yeryüzünün çok değişik bölgelerinde 150 dolayında askeri tesisi ve üssü bulunuyor. Ne amaçla dersin? Bu soruya, “Demokrasi için” gibi saçmanın saçması, gülüncün gülüncü bir yanıt verenler de var. Bir zamanların Şili’deki “Pinochet demokrasisi”, Suudi Arabistan’daki “İslami demokrasi” örneklerindeki gibi... Kuşkusuz temeldeki amaç “emperyalist”tir: Hammadde kaynaklarına ulaşmak, askeri açıdan kilit noktaları ve önemli su yollarını denetim altında tutmak, “uygun darbeler” yaptırmak, sol iktidarlara olanak tanımamak vb... Bir bütün olarak da dünya egemenliği... (Amerika, kuruluşundan bu yana, dünyanın çok değişik yerlerinde birçok savaş gerçekleştirmiştir.)
Sen diyebilirsin ki, “Peki, Türkiye’de aydınlar, çağdaş insanlar, yurtsever görevliler, siyasal muhalefet ne yapıyor?” Yukarıda, buradaki ilk üç noktayı ve başkalarını gündeme getirdim. Sonuncusu için ise, durumu sana şöyle özetleyebilirim. Meclis’te dört siyasal parti var. Bunların arasında, iktidarda olanı kendisini Osmanlıların izleyicisi olarak görüyor. Milliyetçi parti, bu görüşün geçmişe dönük tutucu yönlerini savunmakta. Ülkenin Güneydoğusu’nda yıllardır ayaklanma ve çatışma eylemini sürdüren bölücü ve ayrılıkçılarla işbirliği içinde olan parti, işine geldiğinde iktidarla birliktedir. Dördüncü olarak, ikinci büyük siyasal oluşum olarak ana muhalefet partisi, Atatürk’ün Cumhuriyet’i kuran Halk Partisi’dir ki yıllardır hiç de seyrek olmayarak iktidardaki Atatürk karşıtı/düşmanı partinin yanında olmuştur. Sonuç olarak, bu ülkede siyasal muhalefet, beklenebilecek işlevinde çok zayıf kalmıştır. Yıllardır, iktidar tarafından yalnız onun insanlarına karşı değil, tarihsel mirasına ve doğasına verilmekte olan büyük zararların önlenmesi bağlamında da siyasal muhalefet, görevini yapmamıştır.
Evet Bev, Türkiye konusunda söylenecekler bitecek gibi değildir. Bir ekleme yapmama izin ver: Lütfen sen bu ülkedeki durumu yalnız Amerikan kaynaklarından değil, emperyalizme karşı olanlardan da izle.
Son olarak, Türkiye’ye yönelik bir noktayı değil, seninle ve Dick’le ilgili bir anımı belirtmek istiyorum. Onunla aranızda geçen bir konuşma belki sık olarak usuma geliyor: Sen bir buluşmamızda sizin kilisenin papazı konusunda övücü sözler söylerken, Dick’in adamcağıza takılarak seni nasıl kızdırmaya çalıştığını çok iyi anımsıyorum. Burada, “Anı anıdır” diyeceğim.
Tüm aileden sizlere selam ve sevgilerle,
Yaman

Etiketler; #Yaman Örs

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.