Modern şiirimizin öncüsü-(TAMAMI)


Seyyit Nezir

Seyyit Nezir

Okunma 18 Ağustos 2012, 18:46

 

Modern şiirimiz, hemen bütün edebiyat tarihi ve antolojilerde, onu hatalı bir teşbihle tanımlayan şairin adıyla, Ahmet Haşim’le başlatılır: Şiirde anlam aramak, bülbülü bir lokmacık eti için öldürmeye benzer. Bu, şiire tam bir oryantalist yaklaşımıdır. Şiirin yurtsever bıçakla derisinin yüzülme tahayyülü için ülkeler ve haneler boyunca Doğu’nun bu en ortak mazmunundan daha vahşi bir örnek seçilemezdi: Bülbülün sesindeki derin aşkın anlamları peşinde yüzbinlerce sayfa dolduran Doğu şiiri, tam da kendi diyalektiğine yakışan biçimde, Batılının hep yaptığı üzre, sevgilinin adından sivriltilmiş okla tehdit ediliyor.

Batılı gözünde hiçbir zaman uygarlık değerlerini anlama yetisi gösteremeyecek olan Doğu kişisini bülbülün sesinden uzaklaştırmak için vahşetle suçlamak, gerçekliği saçmayla çarpıtmanın da en kaba örneği... Kurbanın kanını ondan iyilik uman kişinin alnına damlatma törenine bakarak bülbülün eti için adak seçilebileceğini düşünmek... İşte Batılı uygarlık refleksi!

Anlam dünyası güzellik ve kıyımın mengenesinde kurban ve cellat imgesine sıkışmış olan modernizm, Baudelaire’den beriye, Rimbaud’nun öfkesini de kuşanmış olarak, anlamdan kaçışı isyana dönüştürürken, gerçekte kapitalizmin anlam ağlarıyla çepeçevre sarılmış halde, teslim oluş burgacında debeleniyordu. Ancak bu, gerçekliğin tura yüzüdür.

Modern şiirin kanı sözcükle akar

Gerçekliğin bu yüzünde, modern şiirin kanı, Mallarmé’den beri, eski anlam kabuğu içinde sıkıntıdan patlayan sözcükle akar. Akıl ve duygu diyalektiği, ekonomi ve estetiğin sapanı, şiirin çığlığını başka yükleri atarak düzyazının geniş ovalarına fırlattığında, özgür anlatım sözcük vagonlarında ilerleme olanağı bulacak, anlamsa esnedikçe ivme kazanacak, bireyin kendinden taşma tutkusu şiirin düzyazıda yayılmasıyla daha da büyüyecektir.

Modern şiir, ortak duygu ve söylemden tekil olana, gelenekte katılaşmış yalından güncel çatışmada yoğrulmuş karmaşaya doğru parçalanırken yeni bir bütünsel anlam örgüsüyle baştan kurulacaktır. Burada şairi, biçime ve içeriğe yönelik çifte anlam devriminin ateşçisi olarak, çağının bencil körlüğü karşısında melankolik altüst oluşlarla dolu yapyalnız bir yolculuk beklemektedir. Türk şiirinde bu yolculuğu göze alan ilk şair Tevfik Fikret’tir.

Modern şiirimizin ilk şairidir

Tevfik Fikret, kendi macerasını toplumun macerasıyla, kendi şiirinin kavgasını Türk şiirinin kavgasıyla örtüşük olarak tarihin gergefine atan kişidir. Bireysel duyarlığı toplumsal gerilimin titreşimleriyle sürekli dövülmüş, ama aldığı her vuruşu karamsarlığın en koyu diplerinde parlatılmış umut ve cesaret olarak topluma geri ödemiştir.

Tevfik Fikret, şiirin hırkasını çağdaş düşüncenin havuzunda çitileyip düzyazıya asarak, modernizmin arakesitinde ona geniş ve esnek bir alan açan, içerik ve biçim örgüsünde yepyeni bir ritim kazandıran şairdir. Akıl ve duygunun saçmaya şans tanımayan diyalektiğinden şiirin üçüncü özne olarak çıktığı modernist algı ve söylem kipi geleneğin dokusuna Fikret’le kazanılmıştır.

Cemal Süreya, güzelliğin ruhunu kuruttuğu vesvesesiyle fikrin ayrıkotlarının edebiyattaki tersine işlevi üstüne Ahmet Hamdi Tanpınar’dan mülhem bir yaklaşımla onun şiirini fikirlerin lirizmi olarak nitelemekle hayatın dışında tutmuş ve bu hoyratça girişim, ülkemiz şiir geleneğiyle modernizmin dönüştürücü yeteneği arasındaki karşılıklı borçlanmada büyük girişimleri hovardaca harcama yeltenişlerini alışkanlığa taşımış, her şairde şiirine kendisiyle başladığı yanılsamasını azdırmıştır.

Ne gam! Fikret, tam da şiirindeki gibi, “kendisiyle rabıtamızın hoş bir îtilâf” olarak sürdüğü ve ölümsüzleştiği şairimizdir:

Fakat bu rabıta hâli mi rûhu ezmekten?

 

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.