Yandaş basın 'haşhaş' basın oldu

AKP ile Gülen cemaati arasındaki kavgada AKP basını ses kayıtları çıkan Fethullah Gülen'e yüklendi. Cemaat gazetelerinin yazarları ise Cemaat'e 'Haşhaşi' diyen Tayyip Erdoğan'a sert sözlerle karşı çıktı Yolsuzluk...

Yandaş basın 'haşhaş' basın oldu
16 Ocak 2014 Perşembe 09:56

15yandas

AKP ile Gülen cemaati arasındaki kavgada AKP basını ses kayıtları çıkan Fethullah Gülen'e yüklendi. Cemaat gazetelerinin yazarları ise Cemaat'e 'Haşhaşi' diyen Tayyip Erdoğan'a sert sözlerle karşı çıktı

Yolsuzluk soruştuması sonrası AKP ile Gülen cemaati arasında ateşlenen kavga, Erdoğan'ın önceki gün Cemaat'i "Haşhaşilere" benzetmesi ve Fethullah Gülen'in ses kayıtlarının çıkmasıyla iyice kızıştı. AKP'ye yakın gazeteler, Cemaate "Haşhaşi" örneğiyle yüklenirken, Cemaat gazetelerinin köşe yazarları, Erdoğan'a sert sözlerle tepki gösterdi. İşte dün AKP yanlısı gazetelerin birinci sayfalarına yansıyan haberlerin satır başları:

Cemaat'ten 'Haşhaşi' tepkisi

Erdoğan'ın, Cemaat'i hedef alan sözlerine Cemaat'in yayın organlarından sert tepki geldi. Zaman'ın internet sitesi "Haşhaşi benzetmesine büyük tepki" başlıklı haberinde, "Haşhaşi benzetmesi ahlaksız bir iftira" ifadelerine yer verdi.

Gazete, çok sayıda isimden demeç alarak "Haşhaşi" benzetmesine gelen tepkileri ön plana çıkardı. İşte Zaman yazarlarının verdikleri demeçler ve köşe yazılarından öne çıkan satırlar:

'Bazı başlar yere düşecek'

Siyasetçinin söyledikleri, çoğu zaman maksadı hakkında sadece bir ipucu verebilir. Anlamak için bakmamız gereken başka yerler var. Başbakan neden bu ağır hakaretleri ediyor, onur kırıcı benzetmeleri yapıyor? Kavgayı tırmandırmaya, Cemaat ile arasındaki kutuplaşmayı keskinleştirmeye niyetli. Peki neden?

Sorunun cevabını sebeplerde aramamız lâzım. Hükümet, kendisini hedef alan ve Türkiye'yi sarsan ağır bir yolsuzluk suçlaması altında eziliyor. Elindeki bütün imkânları seferber ederek, dört taraftan kıstırıldığı bu bataklık alandan çıkmaya çalışıyor...

Terazi tartacak ve adaletin keskin kılıcı inecek ve bazı başlar yere düşecek. Başbakan'ın geçtiğimiz günlerde gönderme yaptığı Anayasa'nın 138. maddesi, bu sefer sadece son bendi ile kimin kazandığını ve kimin kaybettiğini belirleyecek. "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." Uygulanmayan mahkeme kararları var. Türkiye, hukukun askıya alındığı bu garip duruma daha ne kadar tahammül edebilir?

Mümtaz'er Türköne - Zaman

'Anlayamadım'

Haşhaşiler bir yer altı teşkilatıdır. Bir suikast timidir. Başta devlet görevlilerini ve kamu görevlilerini hedef alan bir örgüttü. Ayrıca bunlar esrar aldıkları için ne yaptıklarını bilmezlerdi. Bugün hükümet ve bazı yazarlar tarafından bu cemaate, cemaat üyelerine hamlediliyor. Bu çok tehlikeli ve çok yanlış bir şeydir. Bu durumda cemaate mensup bütün insanlar haşhaş kullanan birer 'Haşhaşi' oluyor. Birer suikastçı, terörist oluyor. Bu, toplumda ciddi gerginliklere sebebiyet verebilir.

Ali Bulaç - Zaman

'Hakkaniyetsiz benzetme'

"Zaman zaman dışarıdan yardım da alan bir cinayet şebekesi ve eli kanlı örgüt olarak on yıllarca Sünni İslam âlemine darbe üstüne darbe indirmiş bulunan Haşhaşilerin yaptıklarını Hizmet Hareketi mensuplarına yakıştırmak anakronizme düşmek bir yana, hakkaniyetle bağdaşmamaktadır."

Mustafa Armağan - Zaman

'Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak sanıyorlar'

Meğer bunlar, günün belli vakitlerinde kıble dedikleri tarafa dönüp dua gibi bir şeyler yapıyorlarmış. Meğer, 'yolsuzluk yapmayın, kul hakkı yemeyin, yetim malını gözetin, bu dünya, bu iktidar geçici, her şeyin hesabı var, zinhar istikametten ayrılmayın' diyen bir hocayı dinliyorlarmış. Yani her şey paralel paralel yürüyormuş...AK Parti'nin bu krizde attığı her adım, ülkeyi devletin çivisini çıkartma noktasına götürüyor. Bugüne kadar kendi tabanı olan dindar ve eğitimli büyük bir kitleyi -afedersiniz ipe sapa gelmez- ithamlarla ötekileştirmek, dışlamak yoluyla meselenin üstesinden geleceklerini herkesin de buna inanacağını zannediyorlar. Diyelim herkesi ikna ettiniz, Allah'ı ve hakikati nasıl kandıracaksınız?

Mehmet Kamış – Zaman


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.