Deniz Yıldırım'ın 'kaset'i geliyor

Ergenekon tertibiyle hapsedilen ve 4 yıldır tutuklu olan eski Aydınlık dergisi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım, Odatv'ye konuştu. Avukatları aracılığıyla Hakan Güngör ve Hazan Celhunz'un sorularını yanıtlayan...

Deniz Yıldırım'ın 'kaset'i geliyor
24 Aralık 2013 Salı 10:27

15deniz

Ergenekon tertibiyle hapsedilen ve 4 yıldır tutuklu olan eski Aydınlık dergisi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım, Odatv'ye konuştu. Avukatları aracılığıyla Hakan Güngör ve Hazan Celhunz'un sorularını yanıtlayan Yıldırım, gündemdeki gelimeleri yorumlayıp cezaevi günlerini anlattı. İşte o röportajdan öne çıkan satırlar:

Yeni kitabı geliyor

Deniz Yıldırım'ın hapiste olmasının bugünü polis operasyonlarıyla ilgisi var. Zira Yıldırım'ın Başbakan Erdoğan'ın işadamı Remzi Gür'le yaptığı akçeli telefon görüşmesini yayınlaması "suç delili" olarak karşısına çıktı ve hüküm giydi.

Hatırlanacağı gibi; gazeteci Yıldırım, Başbakan Erdoğan'ın kızı Sümeyye için işadamı Remzi Gür'den 20-25 bin (dolar) istiyordu. İşadamı Remzi Gür de bu isteği "Hay hay efendim hemen" diye yanıtlıyordu.

Silivri Cezaevi'nde meslektaşı Hikmet Çiçek'le aynı koğuşta kalan Deniz Yıldırım, Ergenekon davasının ünlü tanıklarının mahkemedeki anlatımlarını içeren bir kitap üzerinde çalışıyor.

Yıldırım ayrıca medya ve paradigma üzerine akademik bir çalışma yaptığına değinerek ileride bunu da kitaplaştırmayı düşündüğünü ifade ediyor.

Kitabındaki bilgiler yalanlanamadı

Deniz Yıldırım, 9 Kasım 2009'da tutuklanmış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili yolsuzluk iddialarına dayanan ilk kitabı "Tayyip'in Voleleri"ni 2011'de cezaevinde yazmıştı. Yıldırım ilk kitabının belgeli ve araştırmacı gazeteciliğe dayanan bir çalışma olduğuna değiniyor. Kitaptaki hiçbir bilginin yalanlanmadığını vurgulayan Yıldırım, "Kitapta yer alan hususlarla ilgili olarak Bakan Hayati Yazıcı açtığı davayı kaybetti ve beraat ettim. Kitapla ilgili açılan tek dava buydu" diyor.

'Gazeteciliğimi tartışamaz'

Yıldırım'a savunmasındaki bu ifadelerini ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'deki tutuklu gazeteciler için sarf ettiği "Gazetecilik faaliyetlerinden tutuklu değiller" cümlesini hatırlatıyoruz. Yıldırım şu bilgileri veriyor: "Bunlar sadece benim iddialarım değildir. Dosyada bulunan tüm duruşma tutanakları ile de sabittir. Ben uluslararası basın kartı sahibi bir gazeteciyim. Aynı zaman da Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Çağdaş Gazeteciler Derneği üyesiyim. Üstelik uluslararası basın kartı ile Dünya'nın her yerinde profesyonel olarak gazetecilik yapma hakkına sahibim. O yüzden Başbakan'ın söylemleri benim için hiçbir anlam ifade etmiyor. Gazeteciliğimi tartışabilecek durumda değil ne yazık ki..."

Cezaevinde bir gün

Deniz Yıldırım, Hikmet Çiçek ile birlikte kaldıkları koğuşta bir günün nasıl geçtiği ile ilgili sorumuzu şöyle yanıtlıyor:

"Sabah saat 08.00'de sayımla kalkıyoruz, kahvaltı falan derken, 10.30 gibi gazeteler geliyor. Her gün 12 gazete alıyoruz. Öğleye kadar gazeteleri okuyoruz. Öğleden sonra spor yapıyorum. Akşamüzeri yazacağım konuları belirleyip çalışmaya başlıyorum. Bu süreç gece 12'ye, 1'e kadar sürüyor. Bu arada gün içerisinde ziyaretçilerimiz, neredeyse her gün de avukatlarımız geliyor."

Deniz Yıldırım, Hikmet Çiçek ve kısa bir süre öncesine kadar birlikte kaldığı Tuncay Özkan ile aralarında zaman zaman tartışmalar olup olmadığı konusundaki sorumuza şu yanıtı veriyor: "Çoğu zaman medya üzerine politik gelişmelerle ilgili aramızda konuşuyoruz. Her birimiz ayrı birer birey olduğumuz için de mutlaka tartışmalar yaşıyoruz, ama en son tartışma konumuz şuydu bir örnek vermek gerekirse: Organik tarım mı, endüstriyel tarım mı dünyayı açlıktan kurtarır?"

Köşeyi dönmeyi planlıyor

Deniz Yıldırım'ın cezaevine girmeden önce müziğe olan ilgisi cezaevinde de devam ediyor:

"Uzun yıllar yan flüt başta olmak üzere bazı nefesli enstrümanları çaldım. Ancak cezaevinde gitara yoğunlaştım. Boş zamanlarımız olduğu için, besteler ve düzenlemeler yaptım. Buradan çıkınca bir albümle köşeyi dönmeyi planlıyorum. İddialıyım bu konuda!"

Günün büyük bir bölümü okuma ile geçiren Yıldırım, en son Hakan Günday'ın "Daha" isimli kitabını okuduğunu ifade ediyor. Emrah Serbes'in bütün kitaplarını okuduğunun altını çizen Yıldırım, başucu kitabının Murat Menteş'in "Korkma Ben Varım" isimli eseri olduğunu belirtiyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.