Bakıp da göremeyenler

Aydınlık'ın önceki gün manşetinde yer alan Talat Paşa Komitesi'nin Ermeni soykırımı iddialarıyla mücadele toplantısının haberi dün Birgün gazetesine haber oldu. Birgün, "Aydınlık, Hrant Dink'in ölüm yıldönümünde 'Ermeni...

Bakıp da göremeyenler
21 Ocak 2014 Salı 13:17

15birgun

Aydınlık'ın önceki gün manşetinde yer alan Talat Paşa Komitesi'nin Ermeni soykırımı iddialarıyla mücadele toplantısının haberi dün Birgün gazetesine haber oldu. Birgün, "Aydınlık, Hrant Dink'in ölüm yıldönümünde 'Ermeni soykırımının yalan olduğunu' kanıtlamaya çalışan bir komitenin haberini manşetine taşıdı" ifadelerine yer verdiği haberinde, soykırımla mücadele manşetinin Dink'in ölüm yıldönümüne denk gelmesine dikkat çekti. Birgün'ün eleştirdiği bir diğer nokta ise gazetelerin birinci sayfasında Dink'e yer verilmemesi. Oysa Aydınlık'ın birinci sayfasında Dink'in fotoğrafıyla yer alan "F tipinin izleri devlet raporunda" başlıklı haberde cinayeti ayrıntılı olarak işlendi. Sadece ölüm yıldönümlerinde mi? Aydınlık gazetesi ve İşçi Partisi cinayetin ilk gününden beri Dink'in katillerinin yakasına yapıştı. İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek 31 Ocak 2007'de gerçekleştirdiği basın açıklamasında, Erhan Tuncel'in Fethullah sicilli Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek'in elemanı olduğunu açıkladı. O günden sonra cinayetteki F tipi yapılanmayı görmezden gelen "Hrant'ın dostları" ve AKP medyası Tuncel'in açıklamaları sonrası Cemaati hedef alan yayınlar yapmaya başldılar.

Geçmişi bir kenara bırakırsak bugün bile yapılan yayınlar eksiktir. Kafayı iki tane bere takan polise takmak, cinayetin arkasındaki Gladyo'yu gizlemekten başka amaca hizmet etmez. Emperyalizmin kışkırttığı "Ermeni soykırımı" iddialarını reddetmek, ırkçı değil ilerici bir tutumdur. Emperyalizmi dize getiren, batı merkezlerinde soykırım yalanına meydan okuyan Talat Paşa Komitesi'ne "faşist" damgası yapışmaz.

Hrant Dink yanıt veriyor

Birgün'e Hrant'ın 25 Nisan 2006'da Malatya İşadamları Derneği'nde yaptğı konuşmayı hatırlatıyoruz: "Hasta iki toplumuz biz, Türkler ve Ermeniler. Ermeniler büyük bir travma yaşıyor, Türklere yönelik. Türkler ise Ermenilere yönelik büyük bir paranoya yaşıyor. Kim tedavi edecek bizi? Fransız senatosunun kararı mı, Amerikan senatosunun kararı mı? Kim verecek reçeteyi? Kim bizim doktorumuz? Ermeniler, Türklerin doktoru, Türkler de Ermenilerin doktoru..."

"Hiçbir hükümet, benim vatandaşlarımın bir sorunu var, onların taleplerini bir gözden geçireyim, çözeyim diye kılını kıpırdatmadı. Ama ne zaman Avrupa Birliği işin içine girdi, onuruna bu kadar düşkün bir milletin, devletin Avrupa üzerinden kendi yurttaşlarının sorunlarının çözümünü ele almaya başladı.

Ben bundan utanç duyuyorum. Devlet kendi yurttaşının sorununa doğrudan yurttaşlık bilinci ve sorumluluğu üzerinden gitmesi gerekirken, bir ötekinin ricasıyla benim sorunlarımı çözüyor, çözülmez olsun böyle sorunlar! Onun için Avrupalılar bana gelip sorduklarında, 'bizim iyiliğimizden kötülüğümüzden size ne' diyorum."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.