Aydın Engin geldi Mustafa Balbay gitti

Cumhuriyet Gazetesi’nin yeni yazarlarından Aydın Engin, dünkü yazısıyla Cumhuriyet’te yazarlığa başladı. Cumhuriyet’in “yeniden yapılanma” adı altında Aydın Engin, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, Ceyda Karan ve Özgür Mumcu’nun...

Aydın Engin geldi Mustafa Balbay gitti
04 Ağustos 2014 Pazartesi 09:43

15balbay

Cumhuriyet Gazetesi’nin yeni yazarlarından Aydın Engin, dünkü yazısıyla Cumhuriyet’te yazarlığa başladı. Cumhuriyet’in “yeniden yapılanma” adı altında Aydın Engin, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, Ceyda Karan ve Özgür Mumcu’nun arasında bulunduğu isimleri kadroya katmasına eleştiriler yapılmıştı. Eleştirilerin odağındaki isim Aydın Engin ise dün yayımlanan “Eyvah, yaşasın, ben yine geldim...” başlıklı yazısıyla 12 yıl sonra Cumhuriyet’te yazmaya başladı. Aydın Engin’in “yetmez ama evet”çi mazisi ve Ergenekon-Balyoz tertiplerine destek olan yazıları, başta Ergenekon tertibiyle hapsedilmiş Mustafa Balbay olmak üzere Cumhuriyet okurlarının tepkisini çekmişti.

Cumhuriyet’ten yapılan açıklamada görüş ayrılığı iddiaları reddedilerek, “bugüne kadar Cumhuriyet gazetesi içinde herhangi bir görüş ayrılığı yaşanmamıştır...” denilmişti.

Cumhuriyetin yazarı Mustafa Balbay, gazetenin açıklamasını yalanlayarak Twitter’da şunları yazmıştı: “Aydın Engin’in, fikirlerini düşünce yelpazesine uygun bir gazetede, özgürce yazmasını dilerim. Ancak, Aydın Engin’in Cumhuriyet Gazetesi’nde yazmasına karşıyım. Buna hiçbir zeminde evet demedim.”

Balbay’ın itirazının ardından Aydın Engin’in kurucularından olduğu ve yazarlık yaptığı T24 sitesi Mustafa Balbay’a hakaretlerin yer aldığı bir haber yayınlamıştı.

T24’ün haberine başta Cumhuriyet okurları tepki göstermişti.

Cumhuriyet yazarlarından Orhan Bursalı da T24’e ve Aydın Engin’e olan tepkisini şu tweet’lerle göstermişti:

- “T24 çirkin bir yazı yayımladı.. Ayıp, neden buna soyundu? Ona ne! Önce sağdan soldan apartarak yaptığı gazeteciliği ve etiğini sorgulasın”

- “Cumhuriyet cumhuriyet olarak kalmalı. Neden her şey aslından başka şeylere dönüştürülmek ve bir şeylere benzetilmek istenir?”

- “Cumhuriyet dışında o kadar benzer şeyler varken farklı bir şeyin varlığını sürdürmesine bu tahammülsüz mü desem yoksa alçaklık mı? Neden?”

BALBAY ARA VERDİ

Aydın Engin’in ilk yazısının yayımlanmasıyla birlikte Mustafa Balbay da yazılarına ara verdi. Balbay, “Gülümsemek direnmektir” başlıklı dünkü yazısını “Yazılarıma bir süre ara veriyorum...” notuyla bitirdi.

Engin’e karşı çıkan Balbay’ın son yazısını yazıp izne çıkacağını söylediği, gazete yönetiminin “İzinden sonra da yazmayacağınızı anlıyoruz, siz bilirsiniz” sözleri üzerine Balbay, “Hayır, izinden döndükten sonra yazılarıma devam etmek istiyorum” cevabını verdiği iddia edildi.

Daha önce “Demokratik laik Cumhuriyet’i savunma hattından sapmayınız. Cumhuriyet, laik Cumhuriyet’in kalesidir, öyle kalmalıdır” sözleriyle Cumhuriyet’i uyaran Melih Aşık, dünkü yazısıyla uyarılarına devam etti. İşte Aşık’ın dünkü yazısında yer alan o ifadeler:

‘LİBERALLEŞME TUTMAZ...’

“Cumhuriyet gazetesi şu günlerde kimi kadro değişikliklerine gidiyor... Bir liberalleşme eğiliminden söz ediliyor. Gazete liberalleşmeyi, Turgut Özal rüzgarlarının estiği 90’larda Hasan Cemal yönetiminde denedi. Okur gazeteyi bıraktı. Tiraj dibe oturunca İlhan Selçuk ve arkadaşları göreve dönüp gazeteyi ayağa kaldırdılar. Cumhuriyet belli bir çizgisi olan, hukuka,demokrasiye, laik Cumhuriyet’e, Atatürk ilkelerine saygılı gazetedir. Bu çizgisi ve özgün bakışı için satın alınır. Gazete, sağa sola açılıyorum diye özgün çizgisini kaybederse öz okurunu da kaybeder.

Bu eski bir okur ve dostun uyarısıdır...”

‘TKP PİŞMANLARI CUMHURİYET’İ BİTİRDİ’

Cumhuriyet gazetesinin uzun yıllar Almanya temsilciliğini yapan Osman Çutsay, gazetenin kadrosuna yeni dahil edilen isimleri eleştirmişti. “Cumhuriyet gazetesi bitmiştir” diyen Çutsay, gazetenin Genel Yayın yönetmeni ve üst yönetimindeki İbrahim Yıldız - Hikmet Çetinkaya ikilisini de çok sert eleştirdi. İşte o yazıdan bazı satırlar:

“Can Dündar’dan Aydın Engin’e, ondan Murat Sabuncu, Ceyda Karan ve Özgür Mumcu’ya, hatta Ahmet Şık’a kadar uzanan son transferler, uzun bir sonbaharın kışa evrildiğini, medyada nedense ısrarla ilericiliğin gölgesine sıkıştırılan bir gazetenin artık bittiğini ilan etti. Cumhuriyet gazetesi, galiba olağan sonunu yaşıyor. Neden?

Taraf-Radikal-Milliyet döküntülerinin elinde, bu gazetenin bir süre daha reklam gelirleri için “gerekli” o tuhaf 50 bin adetlik satış sınırında devam edebileceğini, yani birdenbire ortadan kalkmayacağını, ama 11 Ağustos sonrasında hızla da sönümleneceğini hep birlikte göreceğiz...

Geri ideolojilerin 40 yıllık merkezi olarak Murat Belge ve Birikim ekibinin palazlandırdığı “sivil toplumcu” Türk gericiliğinin son başarılarından biri diyelim. Bu yoldan artık geri dönüş yok. Türkiye devrimci sosyalistlerinin değil yalnızca, Türk aydınlanmasının aşkın çocuklarının da bu gölgeden kurtulmuş olması, sevindiricidir.

Çoktandır “Hikmet Çetinkaya-İbrahim Yıldız mandırası” halini almış bir gazetenin toplu intiharına tanık oluyoruz.

Cumhuriyet gazetesi, “TKP Pişmanları” tarafından ve onların ellerinde sona erdirilen bir projedir. Bitti. İlericilik nokta-i nazarından ve bir formalite olarak da bitti.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.