'Yaşasın babam tutuklandı' sevinci bir gün sürdü

Hasret Kara’yı aylar önce 43 yerinden tornavida ile yaralayan kocası önceki gün gözaltına alındı. Çocuklar haberi sevinç çığlıklarıyla karşıladı. Ancak bu mutlu portre baba Yakup Kara’nın dün serbest bırakılmasıyla yarım...

'Yaşasın babam tutuklandı' sevinci bir gün sürdü
29 Ağustos 2014 Cuma 01:28

babamtutuklandi1

Hasret Kara’yı aylar önce 43 yerinden tornavida ile yaralayan kocası önceki gün gözaltına alındı. Çocuklar haberi sevinç çığlıklarıyla karşıladı. Ancak bu mutlu portre baba Yakup Kara’nın dün serbest bırakılmasıyla yarım kaldı

Hasret Kaya’nın yaklaşık 1 yıldır 4 çocuğuyla ev hapsinde olduğu evindeyiz. Pimapenle kapatılmış balkonunda oturuyoruz. Tedirgin. Gözü hep evinin karşısındaki fırında. Yüreği hop ediyor. Saatler geçiyor. Sonra bir telefon geliyor avukatından. “Yakalanmış mı? Kesin mi?” diyor. Çöküyor yere sevinçten. Çocukları hoplaya zıplaya gelip sarılıyor annelerine; “Yaşasın babam tutuklandı!” En büyüğü 14 yaşında olan 4 çocuğun babalarının gözaltına alınmasına bu kadar sevinmesinin nedeni ne mi?

Hasret Kara 31 yaşında. Ordu Ünyeli. 15 yaşındayken kendisinden 6 yaş büyük Yakup Kara ile evlenmiş. İlk çocuğuna hamileyken yediği dayakla başlamış 15 yıllık çilesi. Ve geçen sene dayanamayıp açmış boşanma davasını. Bunu “erkekliğine” yediremeyen Yakup düşmüş Hasret’in peşine. Baltalarla, bıçaklarla kovalamış. Defalarca öldürmeye teşebbüs etmiş. Son icraatı kadının incecik bedenini 18 santimetrelik tornavida ile çocuklarının gözü önünde delik deşik etmek olmuş. 14 yaşındaki Emirhan, 11 yaşındaki Öykü, 10 yaşındaki Yağmur ve 3 yaşındaki Cesur’un gözleri önünde...

MAHALLELİ KORUYOR

Şans bu ya Hasret yaşadı. İlginç olan Yakup’un serbest kalması. Hatta tedbir kararına rağmen, eve 200 metre yaklaşmaması gerekirken hemen karşısındaki fırında çalışıp yaşaması. Hergün tehdit gibi karşısında. Bu yüzden hem Hasret hem çocukları için zorunlu ev hapsi başlamış. Hasret’in bir kuaför dükkanı var. Kendi ekmeğini de kazanabilen güçlü bir kadın. Ama çalışamıyor. Dışarıda can güvenliği yok. Evinde ise onu mahalleli koruyor. Apartmanın girişindeki gözlemecide gece gündüz nöbet tutuluyor. Bir de Hira adında bir köpek var, Yakup’a göz açtırmıyor. Kadın cinayetleriyle mücadele eden birçok platform Hasret’in yanında. Güvenlik güçleri hariç herkes onu koruyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun çabalarıyla, Adli Tıp Raporu sonucu 26 Ağustos’ta Yakup’un tutuklanması için savcılığa dilekçe verildi. Röportaj için evine gittiğimizde Hasret işte o kararın çıkmasını bekliyordu, tedirgin. Vücudu yara bere içinde. Sol koltukaltında hala pansuman var. En başından başlıyoruz sormaya:

- Ne zaman evlendiniz?

1999’da evlendik. 15 yaşımdaydım. 16 yaşımda anne oldum.

- Ne zaman başladı sorunlar?

İlk oğluma hamileyken ilk dayağımı yedim. Kaburgalarım kırıldı. Aman çocuklarım babasız kalmasın dedim. Ama son zamanlarda yoğunlaştı. Tokatla başlıyor tekmelemeye, bardak fırlatmaya kadar. Artık canına kast ediyor insanın.

- Kesinlikle boşanmaya karar verdiğiniz olay hangisi?

Geçen sene Ağustos ayında beni bu camdan aşağı atmak istedi. Aşağıda iki polis vardı. Boğuşmayı görüp kapıya geldiler. Çocukları alıp kaçtım. Hemen boşanma davamı açtım.

- Sonrasında neler yaşandı?

Aralık ayında benim bindiğim arabayı “Karımı kaçırıyorlar” diye ihbar etmiş. Polis durdurdu. Ben tam arabadan adımımı atacakken virajdan çıkıverdi elinde baltayla. Savunması “Bu bir iş makinesi. Odun kesmeye gidiyorum” oldu. Serbest bıraktılar. Şubat ayında üzerinden bıçak çıktı. Emniyetten bırakıldı. Karakoldan çıkarken “Bir kağıt parçası mı koruyacak seni” demişti. Korumadı. 200 metre yaklaşmaması gerekiyor. Adamı burada görüp 155’i arayıp “İhlal sınırları içinde şu an” dediğimde, polisin verdiği cevap; “Suç teşkil edecek birşey yok. Orası onun işyeri”. Bana bu kararı çerçeve yapayım diye vermediler. Alacaksın götüreceksin adamı. Öldürmesini beklemeyeceksin. 3 dava açtım. Ama sulh ceza mahkemelerinde açıldı. Hepsinde tutuksuz yargılanıyor.

- O gün?

O akşam olaydan önce kardeşimle oturmuşlar, konuşmuşlar. Kardeşime “Ben gideceğim, boşanacağım” demiş. 8 Şubat’ta eve geldim. Saat 11.30’du. Benim peşimden o da geldi. Hızla üzerini değiştirdi. Lahmacun söylemiştik. Yemekler geldi. Ben mutfakta masayı hazırlarken kapıyı kilitleme sesini duydum. Camdan çıkıp çığlık atsam mı dedim. Çocukları düşündüm. Yemek yiyorlardı. Kıyamadım. Adamın yanına gittim. Fısıltıyla ‘Neden kapıyı kilitledin’ dedim. Koltuğun orada tornavida vardı. Başladı saldırmaya. Dikiş atılmayan yaraları saymazsak 43 yerimden ciddi olarak yaraladı. Sırtımdan soktuğu tornavida göğsümden çıktı. Boynumu iki yerden deldi. Damara denk gelmemiş şans eseri. Nefes borumu ıskalamış. Ensemden içeri soktu. 18 santimetrenin tamamı girmiş.

OĞLUM BENİ ÖLÜ SANIYOR’

Yatak odasında yüz üstü yığılmışım. Heryerimden kan fışkırıyor. Kelime-i şahadet getiriyorum. Nefes alamıyordum. Sırtımdan saplamaya devam ediyordu. Oğlum eline bıçak alıp geldi. Oğlumu görünce korktu, kaçtı. Çocuklarım yardım etmek istiyor ama korkudan yanıma bile gelemiyorlardı. O çaresizliklerini anlatamam. Yüzüme de saplağı için gözümden kan akıyordu. 1 hafta hastanede yattım. 1 hafta daha kalmam gerekiyordu. Çocuklarım için çıktım. Bunu gözaltına aldılar. Bana “Yaşadığın için sevinme” dedi alınırken. Sevinemedim. 5 saat sonra serbest bıraktılar. Dava açtım. Polis tutanakta “Basit yaralama” yazmış. O yüzden dava sulh cezada açıldı. Cesur’um beni hala ölü zannediyor. “Babam seni öldürdü. Ben gördüm” diyor.

- Bu inanılır gibi değil...

Politik konuşmalardan nefret ederdim ama, kendileri için bir gecede torba yasa çıkartıyorlar. Hasret ve çocukları için o yasanın boşluğu doldurulamaz mı? Önemli olan benim kim olduğum değil. Yaşam hakkım. O yasalar bizim için de çıksın. Bunların alacağı ceza 5 ay ya da 2 sene olmamalı. Bir kravat takması cezasında indirim alması için neden olamaz. O adam beni öldürmeye grand tuvalet gelmiyor.

1 KİŞİ CEZA ALACAKKEN NEDEN 5 KİŞİ KAÇALIM?

- Başka bir yere taşınmayı düşünmediniz mi?

Nereye gideyim? O adam serbest olduğu sürece risk var. Burada en azından komşularımı tanıyorum. Onlar beni koruyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan geldiler. Sağolsunlar ilgilendiler benimle. “Size geçici bir pansiyon ayarlayalım” dediler. Emirhan dedi ki; “O suçlu, biz suçsuzuz. O hayatına devam ederken biz neden düzenimizi değiştirelim? 1 kişiyi tutuklayıp önlem alabilirlerken biz neden 5 kişi kaçalım?” 14 yaşındaki çocuk söylüyor. İşe gidemiyorum. Ben evimi geçindirebilirim ama çalışamıyorum.

ANNE ÖLMEMİŞ!’

Görüşmemizin ardından arkadaşları geliyor destek olmak için evine. Bu sırada bir telefon geliyor. Elini ağzına götürüyor; “Yakalanmış mı, kesin mi?” diye soruyor defalarca. Yere çöküyor. Müjdeli haber eve yayılıyor. 10 yaşındaki Yağmur koşarak sarılıyor annesine ve “Yaşasın babam tutuklandı. Artık sokakta oynayabileceğiz” diye haykırıyor. 3 yaşındaki Cesur balkonun kapısına yaslanmış, gözleri annesinde, babasının tutuklanmasını ölçüp biçiyor kafasında. Çantamdan fotoğraf makinamı almak için eğildiğim sırada Cesur’un ağzından “Anne ölmemiş” sözleri dökülüyor. Kimse duymuyor. Ama Cesur artık annesinin yaşadığına inanmaya başlıyor.

TEKRAR SERBEST BIRAKILDI

Yakup Kara biz röportajı gerçekleştirdiğimiz sırada yani önceki gün savcılığın yakalama kararıyla gözaltına alındı. Ancak prosedürleri yerine getirmek uzun zaman aldığı için karar davaya bakan 4. Sulh Ceza Mahkemesi yerine Nöbetçi Mahkeme’ye gitti. Nöbetçi Mahkeme dün, karısını defalarca öldürmeye teşebbüs eden ve tedbir kararlarını ihlal eden Yakup Kara’nın adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi. Kara’nın fırındaki işine de son verildi. Avukatlar karara itiraz etti. Hasret’in ve çocuklarının sevinçleri ise kursaklarında kaldı. Yakup’un davada tutuklu yargılanması, dosyanın ağır ceza mahkemesine taşınması ve suçun “öldürmeye teşebbüs”e dönüşmesi için önemli.

Irmak Mete


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.