‘Yan mahalledeyim ben etkilenirdim’ -(TAMAMI)

Suriyeli bilim adamları kimyasal saldırının adresini verdi:

‘Yan mahalledeyim ben etkilenirdim’ -(TAMAMI)
22 Ağustos 2013 Perşembe 19:05

Erdoğan ve Suudiler çılgınlık peşinde!

Sanki medyaya emir veren bir operasyon odası var. Çünkü fark ettiyseniz doğrudan BM Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulundular. Bu BM’de dosya açmak için bir tarz kışkırtmadır

Dr. Bessam Abu Abdullah ile Şam’ın dış mahallesinde yapıldığı iddia edilen “kimyasal saldırı” konusunda bir söyleşi yaptık. Şam Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Dr. Abdulah, çıkan haberlerin asılsıl olduğunu savundu. İşte yanıtlar:

- Suriye hükümetinin halkına karşı kimyasal silah kullandığı ve (önceki gün) yüzlerce kişinin öldüğü haberleri yapılıyor?

Bu bilgi kesinlikle doğru değildir ve Körfez ülkelerinin televizyon kanalları tarafından yayılmaktadır. Bu kanallar başta El Cezire, Sky News ve tabii ki El Arabiya’dır. Biliyorsunuz, Birleşmiş Milletler’in bir komisyonu zaten Suriye’de bu meseleyi inceliyor. Bu nedenle, şimdi çıkmış “kimyasal silah” yaygarası yapıyorlar. Bu, kesinlikle doğru değildir. Suriye ordusu hiçbir zaman kimyasal silah kullanmamıştır ve kullanmayacaktır.

‘Ben olay yerine yakın oturuyorum’

- Peki bu saldırıların arkasında kim var?

Rus kaynakları, saldırının teröristlerin kontrol ettiği bölgelerden geldiğini ortaya koydu. Suriye hükümeti asıl olarak birşey söylemedi, ama bu olayın Han el-Asel operasyonu ile aynı olduğu anlaşılıyor, bu birinci boyutu. İkinci olarak ise, saldırı olduğu iddia edilen bölge, benim yaşadığım yere çok uzak değil. Kimyasal silah olsa, bilirsiniz ki diğer mahallelere de, komşu yerlere de etkisi olur. Ayrıca Doğu Guta denilen bölge büyük bir yer. Tam olarak nereyi kastettikeri bilinmiyor.

- Yani komşu mahallelerdeki insanlar üzerinde bir etki olmadı mı?

Kesinlikle olmadı. Ama ne kullandıklarını hâlâ bilmiyoruz. Suriye hükümetinin böyle birşey kullanmadığı kesin. Zaten de mantığı yok, yani Birleşmiş Milletler’in burada inceleme yapan bir heyeti var ve hükümet çıkıyor kimyasal silah kullanıyor. Bunu sokaktaki sıradan insanlara sorsanız, gülerler. Mantıksız bir iddia.

‘Sanki operasyon odası’

- Peki nasıl oluyor da dünya medyası aynı iddialarla çalkalanıyor?

Evet, aynı bilgilerden bahsediyorlar, sanki onlara emir veren bir operasyon odası var. Çünkü fark ettiyseniz doğrudan BM Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulundular. Ancak terör çetelerinin Lazkiye’nin kuzeyinde, çocukları ve kadınları öldürdükleri saldırılardan sonra böyle bir çağrıda bulunmadılar. Bu BM’de dosya açmak için bir tarz kışkırtmadır.

Han el-Asel ile aynı görüntüler...

- Ya medyada yayınlanan resimler, görüntüler?

Evet, biz de gördük bu resimleri; bunların gerçek olup olmadığını bilmiyoruz. Ama görüntüler aynı Han el-Asel gibi, onlar için çoluk çocuk ölmüş, kadın ölmüş, bunların hiçbir önemi yok. Han el-Asel’de kullandıkları kimyasallarla ilgili Suriye’nin elinde birçok belge var. Bu da aynısıdır.

Ayrıca neden kullansın ki Suriye ordusu? Böyle bir şeye ihtiyacı yok; zaten ülkenin kontrolünü tekrar ele alıyoruz, güçlü ve avantajlı bir konumdayız, yani bizim çıkarımıza değil. Ayrıca uluslararası bir gözlem heyetinin Suriye’de olduğu, BM’nin burada olduğu ortada. Bir de Obama 1,5 yıl önce, ABD için kırmızı çizginin kimyasal silah olduğunu söylemişti. Yani biz aptal değiliz. Suriye hükümeti aptal değil.

- Suriye’nin pek çıkarına görünmüyor...

Bu bizim değil, karşı tarafın çıkarına olur. Bu da BM Güvenlik Konseyi’ne gidebilecekleri anlamına gelir ve Rusya’nın bile veto konusunda eli zayıflar. Bu nedenle boyuna “kimyasal silah, kimyasal silah” diye tutturuyorlar. Ayrıca, uluslararası sorumluluk meselesi var. Devletler uluslararası yasalar karşısında sorumludur. Ya mücadele etmek zorunda olduğumuz kesimler!? Onların hesap vermesi gereken uluslararası bir yapı var mı? Kimi muhattap alacaksın, El Kaide’yi mi, En Nusra’yı mı? Bunlar terör örgütleri. Bu olay, Suriye hükümetine baskı oluşturmak için hazırlanmış tezgâhtır.

Türk hükümeti Nusra’da sarin bulmuştu

- Komşu mahallelerde bir etki olmadığını belirtiyorsunuz; diğer yandan da Ruslar, “evet kullanıldı, ama teröristler kullandı” diyor. Bu bilgiler birbiriyle çelişmiyor mu?

Hayır hayır, kesinlikle. Birincisi şu, görüntülere, fotoğraflara bakalım. Bilimsel bakış açısıyla yaklaşıyorum konuya; kimyasal silaha maruz kaldığı söylenen insanların üzerlerinde kıyafetleri yoktu, bu insanların etkilenmiş olması lazım değil mi? Yerde yatan insanları görüyoruz ve ağızlarından bir şeyler geliyor, ne tür bir gaz olduğunu bilmiyoruz. Görüntülerin gerçek olduğunu varsayalım, insanlara olan etkisini, çelişkileri bir kenara bırakalım. Muhalifler, Suriye hükümetinin tam 46 sefer kimyasal silah kullandığını öne sürdü. Eğer böyle birşey olsaydı, şu an hiçbirimiz hayatta olmazdık. Çünkü biliyorsunuz, kimyasal silah çok tehlikeli bir şeydir.

İkincisi, -ki bu çok önemli-, Türk hükümeti bundan iki-üç ay önce, bir grup Nusra Cephesi elemanını tutukladıklarını ve bunların ellerinde sarin gazı bulduklarını açıklamıştı. Ancak bu konuyla ilgili başka bir bilgi elde edemedik. Kimdir bu grup? Türk hükümeti haklarında nasıl bir soruşturma yaptı? Sonucu nedir? Nereye gitmek istiyorlardı? Türk hükümetinden kesinlikle hiçbir bilgi gelmedi.

Suudiler AKP’den devraldı

- Peki, kimler dahil olmuş olabilir?

Bilmiyorum, ama kirli insanlarla, kirli bir oyunla ve kirli bir planla cebelleşiyoruz. Bender bin Sultan ile cebelleşiyoruz ve kendisi başlı başına suç unsuru. Özellikle Suudi İstihbaratının faaliyetlerini artırdı. Bunu biliyoruz. Suudi İstihbarat Başkanı Bender bin Sultan’ı bilirsiniz. Suriye’ye karşı bu büyük saldırıları yürüten ve muhalefeti yönlendiren kişidir kendisi. Suriye’ye karşı her türlü kirli oyunu oynuyorlar, buna kimyasal silah dahildir.

- Bender bin Sultan son dönemlerde bir diplomasi trafiği içindeydi. Rusya’da Putin’le bile görüştü...

Evet, evet. Şu an bu operasyonların başını çekmektedir, şekil vermektedir. Çünkü Katar ve Erdoğan, Suriye’de çıkmaza girip bataklığa saplandıktan sonra, Suriye’ye karşı kirli savaşı bin Sultan ele aldı. Artık her bir adımı o yönetiyor. Terör grupları da dahil.

- Peki, Putin’le neden görüştü? Amacı neydi?

Rusya’nın Suriye ile ilgili konumunu değiştirmeye çalıştı. Suudilerin politikaları, zihniyetleri kirlidir. Pazardaki gibi her şeyi alıp satabileceklerini sanırlar. Ama buradan bir sonuç çıkaramadıklarında, -çünkü Rusya’nın duruşu yeteri kadar sağlam-, Suriye krizinde artık sadece tek bir seçeneğin kaldığını, bunun da askeri seçenek olduğunu anladılar.

ABD 4 ay mühlet verdi

- “Kimyasal” olduğu iddia edilen bu saldırının arkasında nasıl bir örgütlenme var?

Han el-Asel operasyonundan sonra, bence bu işlerin arkasında devletler var, istihbarat servisleri var. Özellikle de Suriye’ye karşı bu kimyasal silah bahanesini yaratmak istedikleri için.

Suriye’de uluslararası inceleme yapılmasını istiyorlar, Birleşmiş Milletler’in kimyasal silah kullanıldığına dair iddialarda bulunmasını istiyorlar. Bunu başarabilmek için her türlü aracı kullanacaklar. Şimdi de çok zor bir durumla karşı karşıya kalacağız, çünkü Suudilerin gözü dönmüş durumda. Erdoğan da, Suudiler de Suriye krizinde çılgınlık peşindeler. Ne pahasına olursa olsun kazanmak istiyorlar ve bunun için her türlü çılgınlığı yapmaya niyetliler.

- ABD mi zorluyor bunları?

Amerika, Suudilere 4 ay mühlet verdi ve Ocak 2014’te ABD Afganistan’dan tam anlamıyla çekilmiş olacak. Bu konuyla uğraşacak vakitleri yok. Bender bin Sultan da, bu işi İsrail’le birlikte ele alıp bitirme hesapları içine girdi. İsrail Savunma Bakanı Moşe Yaalon’un da söylediği gibi, Şam-Beyrut-Tahran ekseninin bu savaşı kazanmasına izin vermeyecekler.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.