Üçüncü köprünün kredisi vatadaşın cebinden

İstanbul Boğazı'na yapılacak üçüncü köprünün finansmasını sağlayan bankaların 3'ü kamu bankası. Üstelik projeye Hazine ganatisi verildiği...

Üçüncü köprünün kredisi vatadaşın cebinden
04 Eylül 2013 Çarşamba 19:29

Selçuk Özcan

IC İctaş-Astaldi Konsorsiyumu tarafından yapılacak Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamındaki Yavuz Sultan Selim Koprusu’nun proje finansmanı icin, 7 banka nın katılımı ile 2.3 milyar dolarlık kredi sozleşmesi imzalandı.

IC İctaş’tan yapılan acıklamaya gore, toplamda 9 yıl vadeli ve 2.3 milyar dolar tutarındaki proje finansmanı, Cumhuriyet tarihinde ‘greenfield’ yani sıfırdan hayata gecirilen bir projeye tek seferde sağlanan en yuksek tutarlı finansman kredisi oldu. Finansman kapsamında 29 Ağustos 2013 tarihinde imzalanan kredi sozleşmesine gore, IC İctaş-Astaldi Konsorsiyumu’nun finansman talebi; Garantibank International N.V., T. Garanti Bankası A.Ş., T. Halk Bankası A.Ş., T. İş Bankası A.Ş., T. Vakıflar Bankası T.A.O., T. Ziraat Bankası A.Ş. ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.’nin katılımı ile karşılanacak. ‘’Yap, işlet, devret’’ modeli ile gercekleştirilecek projenin işletmesi ise, yatırım suresi dahil olmak uzere, 10 yıl 2 ay 20 gunluk sure ile konsorsiyum tarafından ustlenilecek.

ÇED raporları yok

Ucuncu Kopru Yerine Yaşam Platformu ise, 31 Aralık 2012 tarihinde, butun bankalara kredi başvurusunu reddetmeleri icin mektuplar gondermişti. Cevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (CED) raporları bulunmayan proje, uluslararası alanlarda kredi bulmakta zorluk cekince imdada kamu bankaları yetişti.

‘İhaleye fesat karıştırıldı’

İstanbul Boğazı’na ucuncu kopruyu yapacak konsoriyuma verilen finansmana ilişkin goruşune başvurduğumuz CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, projeye ilişkin sert eleştirilerde bulundu. ‘“AKP’nin mega projeleri başından sonuna kadar uğursuz projeler’’ diyen Erdoğdu, değerlendirmelerini şoyle surdurdu: “Bu projelerde cevre katliamından ihaleye fesat karıştırılmasına kadar her melanet gercekleşti.

En son 7 bankadan oluşan konsorsiyum projeye 2.1 milyar dolarlık finansman sağlamış. Kredinin ağırlıklı bolumunu kamu bankaları finanse ediyor. Ustelik proje kredilerine Hazine garantisi verildi. Yani kredi batarsa Hazine kefil olarak odeyecek. Ustelik Hazine garantisi bazı projelerde ihale sonrası verildi. Yani ihale sonrası şartlar muteahhit lehine değiştirilerek ihaleye fesat karıştırıldı.

İhaleye fesat karıştırılması icin ozel kanun cıkarılması iktidarın bir başka ayıbı. Bu projeler Yap-İşletDevret (YİD) modeliyle gercekleştirildi. YİD modelinin ozelliği kamunun finansman bulamadığı projelere ozel sektor finansmanı sağlanmasıdır. Normalde kamunun borclanarak yapacağı projeler ozel sektor finansmanı ile yaptırılır. Ozel sektorde proje konusu yatırımı pazarlayarak gelir elde eder. Şimdi bu projeyi Hazine garanti veriyor ve ağırlıklı kamu bankaları finanse ediyor. Kamu bankalarının Hazine’ye ait olduğu duşunulurse borcu verende kefil olanda Hazine.

Para devletten işletmesi özelden

Madem borcuda Hazine verecekti. Garantiyi de Hazine verecekti. Neden bu projeler Yap-İşlet-Devret modeliyle yapıldı? Parasını da kefaletinide Hazine veriyorsa neden 10 yıl boyunca bu projeleri ozel sektor işletiyor?

Bu durumun bir diğer sonucuda kamu bankalarının actığı bu tip kredilerin ozu itibariyle bir kamu borclanması olduğu gerceği. Ancak kamu borcu niteliği olan bu kredilerinin kamu maliyesi hesaplarında gorunmemesi.”

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.