‘Türk subayına iftira atıldı’ -(TAMAMI)

Eski Genelkurmay Başkanı Koşaner, Ergenekon’da tanıklık yaptı: Yoğun asitmetrik psikolojik saldırı karşısında TSK’nın korumasız bırakılması personelin savunulmasına ihtiyaç doğmuştur

‘Türk subayına iftira atıldı’ -(TAMAMI)
15 Mayıs 2013 Çarşamba 21:33

Ergenekon Mahkemesi’nin tanık olarak dinlemeyi reddettiği eski Genel Kurmay Başkanı Org. Işık Koşaner, “yazılı tanıklık” yaptı. 2011 YAŞ toplantısından önce kuvvet komutanlarıyla beraber istifa eden Koşaner’in el yazısı ile yazdığı, selefi emekli Orgeneral İlker Başbuğ dönemine ait tanıklığını içeren 5 sayfalık yazılı tanıklık belgesi, dava dosyasına girdi.

Koşaner, davada tutuklu yargılanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un devlet yöneticileri veya hükümet üyelerini baskı altına alacak herhangi bir söz veya eylemine tanık olmadığını anlattı. Koşaner, mahkemeye sunduğu yazılı açıklamasında “Başbuğ’un Anayasa ve yasal mevzuat ile tanımlanmış görevinin dışına çıktığına şahit olmadım, herhangi bir duyum almadım” dedi. Koşaner, Başbuğ’un devlet yöneticileri veya hükümet üyelerini baskı altına almak olarak tanımlanabilecek herhangi bir söz veya eylemine tanık olmadığını belirtti.

‘Ülke güvenliğini ön planda tuttu’

“Başbuğ’un astlarıma, devletin iç ve dış güvenliğine, kamu düzenini bozmak kaos yaratmak amacıyla herhangi bir iması, düşünce açıklaması söylemi veya vermiş olduğu bir emir ve talebi olmamıştır” diyen Koşaner, sözlerine şöyle devam etti: “Aksine Başbuğ’un, gerek Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve gerekse Genelkurmay Başkanlığı yaptığı dönemlerde ülke güvenliğinin idamesini ve teröre karşı yürütülen mücadelede daha başarılı olunmasını, gerek düşünce, gerekse eylem bazında daima ön planda tutmuş, ast kademeleri de emir ve direktifleriyle bu istikamette yönlendirmiştir.”

‘Personelin savunulması gerekti’

“Silahlı Kuvvetlerimizin personeli hakkında ortaya atılan iftiralar, kaynağı belirsiz belgelere ve gizli tanıklara itibar edilerek açılan soruşturmalar, gizli kalması gereken soruşturma bilgilerini basına sızdırılması suretiyle kamuoyu yönlendirilmesi, bazı basın organlarının bunları fırsat bilerek ve konuları saptırarak TSK’yı bütünüyle suçlu göstermeye çalışması, hakarete varan ifadelerle TSK personelini hedef alması ve olaylarla hiç ilgisi olmayan birçok personelin de anlaşılmaz nedenlerle suçlanması, doğal olarak TSK personelini tedirgin etmiş, bu yoğun asitmetrik psikolojik saldırı karşısında TSK’nın korumasız bırakılması personelin moralini olumsuz yönde etkilemiş, personelin doğru bilgilerle bilgilendirilmesine ve iftiralara karşı savunulmasına ihtiyaç doğmuştur. TSK’da bu görev Genelkurmay Başkanı’nın görev alanına girmektedir. Başbuğ da, basına yansıyan veya yansımayan, ancak şahit olduğum tüm konuşmalarında, sadece, yurt savunmasına daima en üst seviyede hazır olması gereken ve teröre karşı mücadeleyi özveri ile sürdüren TSK’nın moralini yüksek tutmak amacıyla; doğruları söylemiş, endişeleri gidermeye çalışmış, iftiraları açıklığa kavuşturmaya ve çürütmeye gayret etmiştir.”

Koşaner iddiaları yalanladı

Koşaner, İrticayla Mücadele Eylem Planı isimli belgenin basında çıktıktan sonra dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız’a Başbuğ’u arayıp soruşturma açılması konusunda direktifini alması için emir verdiğini belirtti. Koşaner, Başbuğ’un “Soruşturma açılmasın”dediği şeklindeki iddiaları da yalanladı.

 

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.