Tıp fakültelerinde kan kaybı

Sanırım Sakallı Celal' aittir "cehaletin böylesi tahsil ile mümkündür" sözü. Son yıllarda ülkemizde olup bitenleri izledikçe sık sık aklıma geliyor. Yalnız cehalet değil, hukuksuzluk, mantıksızlık, akılsızlık, bilgisizlik,...

Tıp fakültelerinde kan kaybı
28 Nisan 2014 Pazartesi 07:18

coskunozdemir

Sanırım Sakallı Celal' aittir "cehaletin böylesi tahsil ile mümkündür" sözü. Son yıllarda ülkemizde olup bitenleri izledikçe sık sık aklıma geliyor. Yalnız cehalet değil, hukuksuzluk, mantıksızlık, akılsızlık, bilgisizlik, bilimsizlik sözcükleri de geliyor aklıma.

TÜBA'nın dağıtılışını hiç unutmuyorum. Şimdi TÜBA üyelerini meclis ve iktidar atıyor. Bilime karşı ve akla ziyan bir icraat. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesindeki ünvanlı öğrencilerimi "neden TÜBA tahribatı için bir tepki göstermiyorsunuz" diye sorgularken onların büyük bir dertle baş başa olduklarını öğrenmiştim.

Tam gün yasası da işin cabası

Tam gün yasasına göre muayenehanesi olan öğretim üyelerinin hasta bakmaları, hastaya değmeleri yasaklanmıştı. Tam gün çalışacaklar, ama hastaya dokunamayacaklardı. Ders vermeleri, araştırma yapmaları serbest, hastaya bakmak yasak! Bu yüzden günde ortalama 120'ye varan ameliyatlar ortalama 20'ye düşmüş, bazı bölümlerde (endokrinoloji) hasta bakacak kimse kalmamıştı. Öğretim üyelerine "isterseniz iki yıl ücretsiz izin alın" denildi. Bir bölümü öyle yaptı, bir bölümü kaçamak hasta baktı, uzman asistan bakıyormuş gibi gösterdiler. Böyle komik şeyler oldu. Öğretim üyelerinin bir bölümü ayrıldı, emekliliğini istedi. Bu koşullarda hastanelerin gelirinin de düşeceği, borçlu duruma düşecekleri hesaplandı... Tam gün yasası bu defa başka bir biçim aldı. Buna göre muayenehane ve serbest hekimlik yasak. Hastanede özel hasta görmek de yok. Ancak öğretim üyeleri mesai saati dışında özel hastanelerde hasta görebilecekler. Burada elde edilecek para, fakülteye aktarılacak, öğretim üyesi oradan uygun görülen bir pay alacak. Bu garip uygulamayı öngören yasa henüz onaylanmadı, yürürlüğe girmedi. Ama tıp fakülteleri sürekli kan kaybediyor, deneyimli hocalarını yitiriyor.

Moraller bozuk, ümitler kırık

Emekli olduğum fakülteyi ve öğretim üyesi öğrencilerimi her ziyaretimde bir bakımsızlık, bir bezginlik, bir umutsuzluk, bir hüzün görüyorum. Çapa Tıp ve Cerrahpaşa Tıp Fakültelerinde moraller bozuk, ümitler kırık. Bu memleket okutup yetiştirdiği elemanları kullanmayı bilmiyor, sayıları yüze yaklaştı, ama onlarla verimli, kaliteli bir eğitim ve araştırma merkezi niteliğini taşıyan tıp fakülteleri kurup yaşatamıyor. Öğretim üyelerini yararlı hale getirmeyi başaramıyor. Kaç kez anlattım; gelişmiş bir ülke öğretim üyesini seçerek alıyor ve ona pırıl pırıl bir ortamda en iyi çalışma ve araştırma olanaklarını sağlıyor, sonra denetimini de yapıyor. Bizimkiler hasta ve bürokrasi yükü altında. Peki, Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ve rektörler bizdeki bu yürek yakan manzaralar karşısında ne yapıyorlar? Ben, örtünmeyen kadınlar fuhuşu davet ederler, müziğin her türlüsü günahtır diyen profesörleri bünyesinde barındıran bir kurumun buna bir çare bulabileceği kanısında değilim. Bilimi, bilimselliği hayattaki en büyük, en hakiki yol göstericiyi bu ülke yönetimi açıkca göz ardı ediyor.

Şimdi uyanış zamanı

TÜBA olayı karşısında ve üniversitelerin içine düşürüldüğü duruma yoğun bir tepki beklemiştim. AKP grubundaki Anayasa Profesörü Burhan Kuzu gibi meclisteki akademisyenlerden bir karşı çıkış umabilirdik. Ama TÜBA'dan sonra twitter olayında, MİT yasasında takınılan tavrı görünce hiç böyle bir umut olmadığını anlıyorsunuz. Bir silkiniş, bir uyanış, bir kabustan çıkış, bir umut belirebilir mi ufukta? Karamsar şeyler yazdım, ama iyimserlik de içeren bir karamsarlıktır benimkisi. Mutlaka bir çıkış yolu bulacağız. [email protected]

Prof. Dr. Coşkun Özdemir


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.