TCG Hasdal’dan ‘Silivri’ye nakil’ direnişi

 Dz. Kurmay Albay Aydın Sezeroğlu, Ali Türkşen aracılığıyla ilettiği notunda, Anayasa Mahkemesi’ne 3 ay önce yaptıkları başvuruların halen dikkate alınmamasından yakındı: “KCK davasında yargılanan BDP milletvekilleri için savcı...

TCG Hasdal’dan ‘Silivri’ye nakil’ direnişi
19 Ocak 2014 Pazar 06:15

hasdaldirenis

Balyoz davasında mahkumiyetleri kesinleşen muvazzaf askerler, Silivri Cezaevi’ne nakilleri konusunda direneceklerini açıkladı. AKP-Cemaat çatışmasının bu ani kararda etkili olduğunu söyleyen Deniz Kurmay Albay Türkşen, ‘Bu acele Cemaat’in tasfiye telaşından’ dedi
Balyoz davasından hükümlü konumda olan subayların İstanbul’daki Hasdal ve Maltepe, Ankara’daki Mamak ve İzmir’deki Şirinyer askeri cezaevlerinden sivil cezaevlerine nakillerinin önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi bekleniyor. İstanbul Maltepe ve Hasdal askeri cezaevlerinde bulunan muvazzaf subayların Salı günü Silivri Cezaevi’ne taşınacakları belirtiliyor. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, dava kapsamında haklarında hüküm verilen Mamak Askeri Cezaevi’ndeki 48 personelin sivil cezaevine nakil işlemlerinin 10 Ocak’ta, Hasdal Askeri Cezaevi’ndeki 66 askeri personelin sivil cezaevlerine nakil işlemlerinin ise Perşembe günü başladığını duyurdu. Ancak Hasdal Askeri Cezaevi’ne giderek görüşlerini aldığımız subaylar, “Üniformalarımızla Silivri’ye gitmeyeceğiz” diyerek nakilleri konusunda direneceklerini iletti.
‘Bu acele Cemaat’in tasfiye telaşı’
Hasdal’da görüş izni için ismini yazdırdığımız Kardak kahramanlarından SAT Komandosu Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen’le kapalı görüşte karşılıklı telefonla görüştük. Hatırlar sorulduktan ve dışarıdakilerin selamları iletildikten sonra sıra sorulara geldi. Silivri’ye nakil konusunda kulağıma gelen rahatsızlıkları sordum. Albay Türkşen, biraz kızgın yanıtladı: “Yalçın Akdoğan’ın ‘TSK’ya kumpas kuruldu’ açıklamasının ertesi  günü, Yargıtay 25 aydır tuttuğu dosyayı 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Genelkurmay’ın ‘kumpas’ suç duyurusu üzerine dosya İstanbul’a geldiği gün de İnfaz Savcılığı’ndan Silivri’ye nakil için emir geldi. TSK’dan ilişiğimizi kesmeden bizi üniformalarımızla Silivri’ye yolluyorlar. Bu ne acele? AKP-Cemaat çatışmaları bu konuda etkili oldu. Asıl korkuları tekrar TSK’ya dönmemiz. Genelkurmay’ın ‘kumpas’ suç duyurusu, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun çözüm girişimleri birilerini korkuttu. Fethullahçılar TSK’daki kadrolarını kaybetmemek için bir an önce görevdeki personeli sivil cezaevine göndererek tasfiyesini sağlıyorlar.”
‘Silivri’ye gitmek bizi üzmez’
“Bakın derdimiz kesinlikle Silivri’ye gitmek değil” diye üstüne bastıra bastıra konuşmasına devam etti Türkşen: “Ancak bize ‘gel’ diyorlar yurtdışındaki görevimizden kalkıp geliyoruz, ‘ifade ver’ diyorlar veriyoruz, ‘hapis yat’ diyorlar yatıyoruz, ama artık yeter! Memlekette kimsenin kimseye itaat etmediği bir dönemde bizi üniformalarımızla sivil cezaevine götüremezler.”
‘Feyzioğlu önerisini reddedenleri kınıyoruz’
Sıra, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun yeniden yargılama konusundaki ‘çözüm planı’nın Hasdal’da nasıl yankı bulduğu sorusuna geldiğinde, kapalı görüşte bulunan tutuklu deniz kurmay albaylar İbrahim Özden Koçer, Aydın Sezeroğlu, Dz. Yarbay Levent Çehreli ve Dz. Binbaşı Kemalettin Yakar da Albay Türkşen aracılığıyla notlarını iletti. Ortak görüş ise şöyle:
“Feyzioglu’nun çözüm planı çok doğru, ama iyi bir iş yapmaya kalkanı çekiştiriyorlar. Yok CHP Genel Başkanlığı’na oynuyormuş. Siz muhalefet olarak bugüne kadar ne yaptınız? Bu ülkenin değerlerini hiçe sayıp herkesle görüştünüz de, ‘çözüm süreci’ denilince herkesle konuşuluyor da, Feyzioğlu’nu neden dinlemiyorsunuz? Biz bu girişime son derece olumlu bakıyoruz ve Feyzioğlu’na randevu vermeyen anlayışı kınıyoruz. Feyzioğlu’nu reddedenlerin bir çözümü var mı? Yok! Hem çözümleri yok, hem de dinlemiyorlar. Yıllardır boş lafla politika yaparak bu hale gelindi.”
‘Af istemiyoruz!’
“Genel af?” diye sorduğumda, ortak görüş “Kesinlikle kabul etmeyiz. Suç işlemedik ki, affedilelim. Kimsenin bizi affetmeye hakkı yok. Bizim masumiyetimiz Türk halkının gözünde zaten ıspatlandı” şeklinde oldu.
‘Kapılar derhal açılsın’
Tutuklu subayların gündemdeki tartışmalar ışığındaki son mesajları ise şöyle: “Bizim esas düşündüklerimiz Silivri’deki büyüklerimiz. Fatih Hilmioğlu başta olmak üzere, sağlıklarını kaybetmeden özgürlüklerine kavuşsunlar. Tek bir masum kalmayana kadar Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Mamak, Şirinyer’in kapıları açılsın.”
‘TSK’da imam da var mürit de’
Söz Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Sahte ihbar mektubu ve delille insanları mahkum ettiler” şeklindeki açıklamasına geldiğinde Albay Türkşen yine öfkelendi: “Üç senedir haksız ve hukuksuz yere yattığımı biliyorum ben zaten. Bir gün aklanacağım ama bunu yapanlar kendi yolsuzluklarını bizim üzerimizden örtmeye kalkışmasın. Kimse bizi yolsuzluğa meze etmesin. Yemezler yaptıklarını. Başbakan’ın bu açıklamalarından sonra bir saniye bile burada tutulmamamız lazım. O zaman hükümet somut girişimde bulunsun. Neyse bunun karşılığı çıkartsınlar ortaya.”
Ali Türkşen, ‘yargıdaki çete’ tartışmaları sürerken, “Bu çete yargıda, emniyette var da, TSK’da yok mu? 5 yıl boyunca ‘Bizim içimizde de var’ demedik mi? Necdet Özel ‘TSK’da imam yoktur’ diyor. İmam da var, mürit de var, şakirt de var” diyerek asıl TSK içerisindeki çetenin temizlenmesi gerektiğini vurguladı.
‘Başbakanın oğlu Bilal ifadeye giderse, ben de Silivri’ye giderim’
Kurmay Albay Ali Türkşen’le yaptığımız görüşme sırasında diğer tutuklu komutanların bize yazılı olarak ilettikleri notlar şöyle:
Dz. Kurmay Albay Aykar Tekin: Bizi resmi olarak TSK’dan çıkarın, sonra götürmeye kalkın.
Dz. Yarbay Levent Çehreli: Üniformamızın bir onuru vardı, onu da ayaklar altına aldılar. Nerede görülmüş görevdeki askeri sivil hapishaneye götürmek.
Dz. Binbaşı Kemalettin Yakar: Kesinlikle üzülmüyoruz, sadece kızgınız. Emniyet müdürü polisini göndermeyi reddediyor, Başbakan oğlunu ifadeye göndermiyor. Bizi üniformalarımızla götüreceklerse ben buradan gitmiyorum. Gelsinler kendileri götürsünler! Kalkmayacağım yerimden. Gerekirse oturduğum sandalyeyle götürürler. Başbakan’ın oğlu ne zaman ifadeye giderse, ben de o zaman giderim.
‘BDP’li vekillere jet hızıyla tahliye’
 Dz. Kurmay Albay Aydın Sezeroğlu, Ali Türkşen aracılığıyla ilettiği notunda, Anayasa Mahkemesi’ne 3 ay önce yaptıkları başvuruların halen dikkate alınmamasından yakındı: “KCK davasında yargılanan BDP milletvekilleri için savcı haftasonu evinden mütalaa verdi, mahkeme heyetinin de dijital imzalarıyla jet hızıyla tahliyeleri verildi. Bizim Anayasa Mahkemesi’ne müracaatımızın üzerinden üç ay geçti. Onlar milletvekili diye bizden bir farkları yok.”

*TCG HASDAL’ın anlamı: Donanma Komutanlığı’na ait gemilerin üzerinde ‘Türkiye Cumhuriyeti Gemisi’ anlamına gelen “TCG” kısaltması kullanılır. Hasdal’da tutuklu bulunan askerler de orayı bir gemiye benzeterek aynı kısaltmayı kullanıyorlar.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.