Tahliyesini biliyordu -(TAMAMI)

Osman Yıldırım’ın ailesi, karardan aylar önce evlerini taşımış

Tahliyesini biliyordu -(TAMAMI)
19 Ağustos 2013 Pazartesi 19:05

Savcı Zekeriya Öz’ün “Osmanım” diye hitap ettiği Osman Yıldırım’ın tahliye edileceğini dava devam ederken bildiği ortaya çıktı. Ergenekon Davası avukatlarından Mehmet Cengiz, Osman Yıldırım’ın sanık olduğunu, tanık olmasının mümkün olmadığını belirterek, Tanık Koruma Yasasından yararlanamayacağını söyledi. Cengiz bu konuda Aydınlık’a şu hukuki değerlendirmeleri yaptı:

‘Tanık’ olarak kabulu...

19 Ağustos 2013 günlü Vatan gazetesinin manşetten verilen haberine göre, Ergenekon Davasında tahliye edilen Danıştay saldırısı faili Osman Yıldırım, tanık koruma programına alınmış, eşi karardan yaklaşık 3,5 ay önce Sultanbeyli’deki evi alelacele boşaltarak, Kurtköy’de önceden alındığı söylenen adresi meçhul bir villaya taşınmış.

Hemen sormak lazım: 5 Ağustos’ta karar verileceğini ve Osman Yıldırım’ın tahliye edileceğini 3,5 ay önce kim, nasıl biliyordu?

“Sanık”, aynı zamanda “tanık” olabilir mi? “Tanık” ya da “Gizli tanık” olamayacak kişi, “Tanık Koruma Yasası”ndan yararlandırılabilir mi?

Bütün bu sorulardan daha önemlisi; böyle bir kişinin anlatımlarına dayanılarak hüküm kurulabilir mi?

Evet, Ergenekon savcılarının “Osmanım”, Ergenekon hakimlerinin “Osman Bey” diye hitap ettikleri Osman Yıldırım, Ergenekon Davasında hem “sanık”, hem “tanık”, hem de “gizli tanık”tır. Bu gerçeği bizzat Osman Yıldırım mahkeme huzurunda verdiği ifadede “Gizli Tanık-9 benim” diyerek bizzat kendisi açıklamıştır.

‘Korumaya alınamaz’

Şimdi soruyoruz: Osman Yıldırım’ı “Tanık Koruma Kanunu” kapsamına kim, nasıl almıştır?

Ergenekon savcılarının, Ergenekon Davası Ankara’da, yetkili ve görevli olan mahkemede görülmekte olduğu sırada Ankara’ya gelerek Osman Yıldırım’la görüştükleri günlerde, 27 Aralık 2007 günü çıkarılan 5726 sayılı “Tanık Koruma Kanunu”nda dahi yasa kapsamına alınacak “tanık”; “ceza muhakemesinde tanık olarak dinlenen kişiyi, tanık sıfatıyla dinlenen suç mağdurlarını ve bu kanunda belirtilen yakınları” şeklinde tanımlanmıştır. Yani, belirtilen kişinin, öncelikle “Ceza Muhakemesi Kanunu”na göre “tanık” sıfatıyla dinlenilebilir olması lazımdır. Osman Yıldırım, Ergenekon Davası ile birleştirilen Danıştay Davasında “sanık”tır. “Sanık”, “tanık” olamaz.

Sanık tanık olamaz!

Sanığın kendi davasında “tanık” olarak dinlenilmesi usulü kanunumuzda benimsenmemiştir. “Sanık”, “tanık” olarak dinlenemez. Çünkü hiçbir kimse aynı dava safhasında hem maznun ve hem şahit olamaz (Erem, age, s. 382 vd).

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.