Söz sırası işçi sınıfında -(TAMAMI)

Sendikacılar, temsilciler, işçiler Türk-İş’i, Aydınlık’ta tartışıyor

Söz sırası işçi sınıfında -(TAMAMI)
29 Haziran 2013 Cumartesi 17:13

‘Türk-İş Nerede?’ yazı dizimize gelen yanıtları yayımlıyoruz. İlk olarak,  Tek Gıda-İş Sendikası İzmir 1 No.lu Şube Sekreteri İbrahim Bircan’ın görüşlerine yer veriyoruz. Bircan, Türk-İş yönetimi derhal istifa etmeli çağrısı yaptı

Bugüne kadar AKP iktidarının 11 yılında Türk-İş yönetiminin seyirci kalarak ortak olduğu Türkiye ve işçi sınıfının kayıplarını yayımladık. Türk-İş yazı dizimizde bugünden itibaren söz sırası işçide. ‘Türk-İş Nerede?’ sorumuzun yanıtlarını yayımlıyoruz. Türk-İş’i işçilerin tartışmasına açarak yeni, ilkeli, mücadeleci bir Türk-İş nasıl kurulurun yanıtını birlikte arıyoruz. İşte bu arayışın ilk yanıtı:

“Gezi Parkı olayları Cumhuriyet döneminin en büyük halk hareketidir. Ancak bu halk hareketine, ana muhalefet lideri dahil, hiçbir demokratik kitle örgütü başkanı liderlik etme fırsatını kullanamamıştır.

Sesini çıkarmayan Türk-İş

Bu mücadelenin önderi, işçi sınıfı ve onun örgütü olan Türk-İş olmalıydı. İşçi sınıfının beklentisi de budur aslında. Ancak Türk-İş Genel Başkanı Sayın Mustafa Kumlu, bırakın topluma liderlik etmeyi, kendisiyle beraber beş kişilik Türk-İş yönetimine bile liderlik yapamamaktadır. Peki, Kumlu haricindeki diğer dört yönetici ne iş yapar? Onlarında Kumlu’dan aşağı kalır yanı yoktur.

Türk-İş’in son Genel Kurulu’ndan sonra Başkanlar Kurulu’nu toplayamayan, geçmiş yıllarda başta TEKEL olmak üzere birçok kamu kurumu hükümet tarafından yabancılara adeta yok pahasına peşkeş çekilirken sesini dahi çıkarmayan bir yönetimi var.

Öyle ki 78 günlük TEKEL eylemi döneminde Türk-İş Başkanı bu ülkenin gündemine oturabilir, işçi sınıfına yön verebilirdi. Oysa Sayın Kumlu ve yönetimi, başbakanın ve hükümetin yanında durmayı tercih ederek, Türk-İş tarihine kara bir leke sürmüşlerdir.

Yine ilk kez bu yönetim, “asgari ücret yeterlidir” diye altına imza koyarak, koskoca kurumu Türk kamuoyuna rezil etmiştir.

Koltuk derdindeler

Türk-İş’in 10 sendikası, Türk-İş yönetimini tanımayarak SGBP (Sendikal Güç Birliği Platformu) kurdular. Sadece bu oluşum bile Türk-İş yönetimi açısından utanç meselesidir. Ama onların işçi sınıfı umurlarında değil ve sadece koltuk derdindeler. Son genel kurulda olmayan üyeleri varmış gibi göstererek fazla sayıda delege çıkarmışlar ve seçime gitmişlerdir. Daha sonraki dönemde Tek Gıda-İş Sendikası delege sahtekârlığından dolayı seçimi yargıya taşımıştır. Bu girdaptan kurtulmaya çalışan Türk-İş yönetimi, Çaykur’daki grev başarısızlığını bahane ederek AKP’li yöneticilerle işbirliği yaparak, Tek Gıda-İş yönetimini bölmüş ve üç Tek Gıda -İş yöneticisi, genel başkanlarını istifaya davet etme cüretinde bulunmuştur. İşin bu tarafı da başlı başına başka bir tartışma konusudur.

Genel Kurul yapılmalı

Türk-İş’teki bu sorun nasıl çözülmeli? Türk-İş yönetimi işçi sınıfına ihanet etmektedir. Derhal olağanüstü genel kurul kararı almalı ve şimdiki yöneticilerin tamamı yerini, yüzü işçi tabanına dönük, hükümetin baskısından korkmayacak cesur yöneticilere bırakmalıdır.

Peki, bu o kadar kolay mı? Tabii ki değil, biz tabanda çalışan işçiler, sendikalarımıza sahip çıkmalı, gerçekten sorunlarımızı bilen yöneticileri işbaşına getirmeliyiz. Seçim bittikten sonra da yöneticilerimizi sürekli takip etmeliyiz. Yoksa bu AKP diktatörlüğünde, elimizde kalan son hakkımız olan kıdem tazminatımızı da kaybedecek, ülkenin bir taşeron cenneti haline getirilmesine sadece seyirci kalacak ve bizler de çalışan köleler olacağız.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.