‘Sistem borçlarını silecek’ -(TAMAMI)

Ada ülkelerindeki offshore hesaplarda bulunan paranın dünyanın...

‘Sistem borçlarını silecek’ -(TAMAMI)
18 Nisan 2013 Perşembe 17:48

Kıyı bankacılığı (offshore bank) olarak adlandırılan sistem, Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) bu hesaplardaki bilgileri açıklamaya başlamasından sonra kamuoyunun dikkatini çekti. Varlığı 1980’lerden önceye dayanan offshore sistemi bugüne kadar hep göz ardı edilmişti. Peki, ne oldu da dünyadaki kara paranın aklanmasından, büyük holdinglerin vergi ve devlet denetiminden kaçmak için kullandıkları sistemdeki bilgiler ifşa edilmeye başlandı? Aydınlık, 32 trilyon dolarlık parasal büyüklüğe sahip olduğu belirtilen sistemi ve bu bilgilerin neden şimdi açıklanmaya başlandığını uzmanlara sordu.

Uyuşturucu paraları ve rüşvetler sisteme dahil

ICIJ’in yayımlamaya başladığı offshore hesaplarla ilgili konuştuğumuz Ekonomist Cüneyt Akman, bu sistemde kara paradan, büyük holdinglerin denetimden kaçmak için açtıkları hesaplara kadar her çeşit paranın var olduğunu söyledi. “Belgeler açıklandıkça bunların neden ifşa edildiğini göreceğiz” diyen Akman, şu değerlendirmelerde bulundu: “Offshore sistemi, kökeni daha önceki yıllara dayansa da 1980’lerdeki serbestleşme döneminde gelişti. Sermaye ve para piyasalarındaki kontrollerden kaçmak için oluşturulan bu sistem uluslararası para piyasaları ve hedge fonlarla da bağlantılı. Devletlerin yasal kısıtlamalarından kaçmak için oluşturulan sisteme daha sonradan uyuşturucu paraları, rüşvetler, eski Sovyet ülkelerindeki bazı ailelerin servetleri, silah kaçakçılığından elde edilen paralar da dahil oldu. Sistem ilk olarak İngiltere üzerinden kuruldu. Daha sonra diğer ülkelerin de buna eklenmesiyle şişti. Almanya ve İsviçre’deki büyük bankalar bu sistem üzerinden fonlar oluşturdular.

Mafya kapitalizmi

Devletlerin parasal sistem üzerindeki denetimlerinden kaçmak için yaratılan offshore sistemine ilişkin şu ana kadar açıklanan belgelere baktığımızda çok sarsıcı bilgiler göremiyoruz. Ancak, çok fazla belge olduğu belirtiliyor. Dünyadaki mafya kapitalizminin paraları bu sistem içinde yer alıyor. Eskiden bu paralar banka hesaplarında tutulurken şimdi adalarda kurulan tabela devletler aracılığıyla fonlara dönüştürülüyor. Finansal sistemdeki şişmeyle birlikte bunlar da günden güne artıyor. Yeni belgeler açıklandıkça bunun dünya gündemini çok daha sarsacağını düşünüyorum. 32 trilyon dolarlık bir parasal büyüklükten söz ediliyor. Bu 70 trilyon dolar civarında olan dünya gayri safi hasılasının yarısına yakın bir rakam.

Finansal krizlerin temelinde offshore var

Söz konusu offshore sistemi dünyadaki finansal krizlerin de oluşmasında etkili oluyor. 1987, 1990’lar ve en son 2008’de ABD’de yaşanan krizlerin kökeninde bu sistemde yaratılan denetim dışı paraların da etkisi var. Dünya finansal sisteminin yeniden düzenlenmeye ihtiyacı var. Bu sistemin böyle gidemeyeceği krizlerin ardı ardına geleceği görüldü. Yani, 2008’de bu sistem çöktü. Belki belgelerin açıklanması bundan kaynaklı olabilir. Ancak, bu sistemi yaratanlar bizzat İngiltere ve ABD. Bu ülkeler ise, ne kriz öncesi ne de kriz sonrası buradaki paralara gerçek anlamda dokunmadılar. Avrupa’da bu konuda daha çok ses çıkıyor. Avrupa’daki muhalif partilerden, bankerlerin batırdığı sistemin bedelini halk ödediği için, bu konuda denetimlerin artırılması konusunda ciddi tepkiler var.

Türkiye’deki offshore-zedeler unutuldu

Türkiye’de de 2000’li yıllarda offshore-zedeler vardı. İşte insanlara daha yüksek faiz vaadiyle bu ada ülkelerindeki denetimsiz sistemde offshore hesaplar açtılar. Banka krizi çıkınca bu paraların hiçbirini alamadılar.”

Offshore’daki paralar kayıt dışında değil

Dünya finansal sistemindeki şişmenin altında büyük bir çöküşün yattığına dikkat çeken Ekonomist Hakan Topkurulu, offshore sistemindeki bu paraların aslında kayıt dışında olmadığını bildirdi. Dünyaki parasal sisteminde meydana gelen bütün hareketlerin ‘swift’ adı verilen sistemde kayıt altına alındığını belirten Topkurulu, “Offshore paralarının kime ait olduğu nereye aktarıldığı hep bu sistemde kayıt altındadır. ABD’nin ve İngiltere’nin elinde bu bilgiler vardır” dedi. Sistemdeki tıkanma sonucu, merkez kapitalist ülkelerin artık bu paraların dolaşımına tahammülünün kalmadığını ifade eden Topkurulu, şunları söyledi: “Bunu Güney Kıbrıs’ta gördük. Bankalardaki paralara AB el koymak istedi. Ancak bu paraların çoğunluğu Ruslara ait. Rumlar, Rusya’dan yardım istediler fakat Rusya yanaşmadı. Kendi vatandaşlarının parasının gitmesini göze aldı. Çünkü bu işin sonu yok.

Batık sistemi parayla döndürüyorlar

Herhengi bir bankadan offshore bir hesaba para aktarabilirsiniz. İşin ilginç yanı bu paraların hepsi kağıt üzerinde. Bir tuşla başka bir yere aktarılabilir ve silinebilir. Yani ortada fiziki bir para yok. Bu paraların kayıt dışılığı da tamamen göstermelik. Nereye ne kadar para gitmiş hepsi ülkelerin bilgisi dahilinde. Bu paralara el konulduğunda hiç kimse birşey yapamaz. Ancak burada öyle bir kara para mekanizması var ki işte o silah olmadan korunamaz. ABD silahı olmasa fiilen batık durumdadır. ABD Merkez Bankası (FED) parasal genişlemeye gidiyor. Çünkü sistemi çökmüş durumda. Para basarak sistemi çeviriyorlar. ABD’de bir banka bu parayı alıyor. Türkiye’ye geliyor Borsa’da oynaıp sözüm ona kar ediyor ve bu parayı ABD’ye götürüyor. Böyle bir sistem kurulmuş durumda.

Ancak bankanın bastığı paralar adı üstünde paranın sistemdeki adı ‘banknot’tur. Banknot, borç senedi demektir. Yani banka bunu verir karşılığında borçlanmış olur. Ancak bu paralar ABD’ye geri döndüğünde karşılığında bu ülkeden mal ve hizmet talep edilecek. ABD’nin bu mal ve hizmeti verecek gücü yok. Ekonomiler batıyor ama borsalar yükseliyor. İşte bunun nedeni yaratılan bu balondur. Şimdi sistem, offshore’daki paralara ihtiyaç duydu ki bunlara el koyacak. Yani kendi borçlarını silecek.”

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.