Silivri barikatlarının önünde omuz omuzayız -(TAMAMI)

Sanatçılar girişiminden açıklama

Silivri barikatlarının önünde omuz omuzayız -(TAMAMI)
05 Nisan 2013 Cuma 18:24

İki çelişik olayı  bir arada yaşıyoruz.
Silivri’de engizisyon  yargılaması devam ederken dışarıda bir takım “akil” adamlar ve kadınlar, iktidarı aklamak için kolları sıvadılar.
Onlara biçilen rol, bu siyasal iktidar döneminde yapılan adaletsizliklere ortak olmaktır.
Aralarında sanatçı, bilim insanı kimliğine sahip insanların bulunuşundan utanç duyuyoruz.
Sanatçılar Girişimi olarak biz, bu gibilere ancak ve sadece yazıklar olsun diyoruz.
8 Nisan Pazartesi günü vicdan ve onur sahibi on binlerle, yüz binlerle, gerçek Türkiye ile, Silivri zindanını çevreleyen barikatların önünde omuz omuzayız.
Bütün yurtseverleri, insanım diyen herkesi, bütün yurttaşlarımızı, 8 Nisan Pazartesi Silivri’de  güç birliğine çağırıyoruz...
Sanatçılar Girişimi

Kuvay-i Milliye’cilerin önderliğinde kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın; zafer, şan ve onurla dolu tarihi, 8 Nisan 2013’de yazılmaya devam edecektir. 8 Nisan’da Silivri’de olmak; Samsun’a çıkmaktır. Conkbayırı’nda siper kazmaktır 8 Nisan. Seyit Onbaşı olmaktır Silivri’de olmak; ikiyüz kiloluk bombayı kavrayıp, taşıyabilmektir. Demir yürekli analarımızın kucağında çocuğu yerine, onlarca kilo cephane taşımaktır çarpışan askerlerimize.

‘Silivri’ye gidenler, Türk vatanının evlatlarıdır, bunu unutmayın, ey su sıkan, biber gazı sıkan askerlerim, komutanlarım.’ diye 8 Nisan Pazartesi günü Silivri’ye çağrıda bulunan Erdener Koyutürk gibi, sanat dünyasının isimlerinin mesajlarını siz halkımıza iletiyoruz.

Ataol Behramoğlu: 8 Nisan da bir kez daha Silivri’de buluşacağız. Ben hem kendi adıma hem de “Sanatçılar Girişimi” adına bütün yurttaşlarımızı, sanatçılarımızı, vicdan sahibi herkesi, 8 Nisan’da Silivri’de buluşmaya çağırıyorum. Barikatlar kurulursa, onları yıkmak için de elimizden gelen herşeyi yapalım ve güçlerimizi birleştirelim.

Attila Atasoy: 8 Nisan’da Silivri’ye hepimizin gitmesi gerekiyor. 8 Nisan eyleminin yanındayım. Bu ülkenin öğretmenlerinin, öğrencilerinin, işçisinin, işsizinin, hukukçularının, kısacası toplumun, bu haksızlığa karşı sağlam bir duruş sergilemesi gerekiyor. Bu eylem şu an bir ses getirmese bile, gelecek kuşaklarımızı düşünmek zorundayız. “8 Nisan Silivri” Demokrasi savaşında tarih yaratacak ve ileride yaşayacak halkımıza ilham kaynağı olacaktır. Ayrıca; “Akil” olmadığım için şükrediyorum.

Halit Akçatepe: Türkiye’de 63 kişiden başka “Akil” yok mu? Koyun bile bazen sıkılır, kaçar. Çobanı arkasından koşturur. Yurdunu seven herkes 8 Nisan’da Silivri’de olmalıdır. Ben de 8 Nisan’da Silivri’de olacağım.

Özge Özberk: Ülkemizde yapılan haksızlıkların önüne geçilmesi gerekiyor. Adalet’e güvenmek istiyoruz. Haksızca, kötü niyetle yaklaşılan durumlarda birlik içinde olmalıyız.

Tuna Arman: Geç bile kalındığını düşünüyorum. 5 yıldır suçsuz yere yatan aydınlar için her an sokakta olmalıyız.

Dağdan inenleri bile ayakta karşılayanlar içleri rahat yaşarken, yıllarca ülkeyi koruyan, emek veren ve çoğunluğu yaşlı olan vatansever komutanlarımızın, Silivri’de olmasını nasıl içlerine sindiriyorlar. Bu halk eminim onları ölmeden önce özgürlüklerine kavuşturacak.

Erdener Koyutürk: 8 Nisan’da tüm Türk vatanseverler, Silivri zindanlarındaki bütün vatanseverlerimiz için Silivri’ye gidecek ve onlara moral vereceklerdir. Umarım orada görevli olan, benim askerim, benim Türk vatanımın komutanları; halkımıza anarşiştlermiş, düşmanlarmış gibi davranıp da biber gazı sıkmazlar. Silivri’ye gidenler, Türk vatanının evlatlarıdır, bunu unutmayın, ey su sıkan, biber gazı sıkan askerlerim, polislerim. Oraya gelen insanlar sizlere düşman değildirler. Aksine size, ordumuza, vatanımıza sahip çıkmak için oradalar. Ve Umarım ki sizler de, onların kendi halkınız ve vatandaşlarınız olduğunu unutmazsınız, bu soğuk kış günü vatan evlatlarına hortumlarla sular, biber gazı sıktırmazsınız.

‘Akiller’ kimlere akıl verecekler? Bu ülkedeki akılsızlara mı?

Başbakana bağlı çalışan ve onun sözlerini kendi sözleriymiş gibi halka söyleyen insanlara “akil” deniyor. Vatandaşıma da sen “akil” yani akıllı değilsin, bak bunları dinle de öğren “akillik” yani “akıllılık” nasıl olurmuş diyerek, küçük görülmek isteniyor. AKP ‘ye oy verenler de dahil olmak üzere herkesin aklı kendinedir! Kimseden akıl almaya ihtiyacımız yoktur. Asla kimseyi başkalarının aklı ile kandıramayacaklar, küçük göremeyecekler ve kendi istedikleri gibi düşündüremeyeceklerdir. Vatandaşımız her şeyin farkında ve başbakan tarafından seçilmiş 63 akil insanın kimler olduklarını iyi biliyorlar. Osmanlı’da Sadrazam Damat Ferit, halkı kandırmak için “Nasihat heyeti” kurmuş, halka İngiliz ve Yunan orduları için “onlara kötü davranmayın çünkü onlar Halifenin ordusudur” dedirtmişti. Bunları tarih yazdı. O dönemin akilleri dini kullanmışlardı. Şimdiki akillerin neler dediklerini de gazetelerden okuyoruz.

Ercan Turgut: “Ne mutlu Türküm diyene” diyorum. Türk’üm demekten korkmuyorum! Ben Bağdat caddesi çocuğum. Bağdat caddesi “Ne mutlu Türküm diyene” diyenlerle dolu. Her yanımız, bayrağımızın kırmızı-beyaz renkleriyle dolu. Bu halk, “Akil adamlar” listesini ezberlemeli ki ileride roller değiştiğinde, bu insanlara hesap sorabilmeli. O “Akilller”i maşa olarak kullanıp atacaklar.

8 Nisan’da tüm Türkiye Silivri’de toplanmalı! Bebek katili teröristi yakalayan ve tutuklayan komutanımız Silivri Zindan’larında ise biz bitmişiz demektir. Orduyu yöneten komutanlar içerideyse, bir harp halinde ordumuz ne yapabilecek? Vatanımıza, adaletimize, ordumuza sahip çıkmak için 8 Nisan’da Silivri’de olmalıyız.

Tarık Akan: Son gücümüzle 8 Nisan’da birliğimizi göstermek mecburiyetindeyiz. Herşey Atatürk için, herşey Cumhuriyet için, herşey demokrasi için.

Edip Akbayram: 8 Nisan’da Silivri’de Türkiye’nin her yerinden değerli yurttaşlarımızı bekliyoruz. Ben de Silivri’de olacağım. Türkiye’nin her yerinden, adalet isteyen halkımızı, hukuksuzluğa, yargısızlığa son vermek için Silivri’de duruşunu sergilemesini istiyoruz. Toplum olarak bu hukuksuzluğa karşı baş kaldırmalıyız. Demokrasi, adalet olmadan; eğemenlik ve çağdaşlık olmaz.

Suzan Aksoy: 13 Aralık’ta ne demiştik, ne söz vermiştik? içeride tek bir vatansever kalmayana kadar mücadelemize devam edeceğiz demiştik. O zaman 8 Nisan’da hep birlikte özgürlük çadırında buluşmak üzere tüm vatanseverleri, tüm devrimcileri, orada bekliyoruz. Ben geliyorum, sizleri de bekliyoruz.

Sadık Gürbüz: Ergenekon davasının Silivri’de nasıl yürüdüğünü, hangi hukuksuzluklarla yürüdüğünü hangi yasal yönlendirilmişlikle yürüdüğünü, nasıl savunma ayağının adliyeden, hukuktan, mahkemeden kaldırıldığını izleyerek biliyorsunuz. 8 Nisan’da böyle bir davada verilen mütaala hepsine birçok kişiye verilen idam olsaydı, idam edileceklerdi. Ağırlaştırılmış müebbet istenen davanın kararı okunacak. Böyle bir özel mahkemede böyle bir özel karar önceden bilinen bir özel karar 8 Nisan da açıklanacak. Biz o gün böyle bir hukuksuzluğa karşı olduğumuzu ortaya koymak için orada olacağız. Orada olmamız gerektiğine inanarak orada olacağız.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.