Savcıdan gizli tanık katakullisi

Ceyhun Bozkurt

Savcıdan gizli tanık katakullisi
07 Ocak 2014 Salı 10:57

gizlisavci
Diyarbakır’da görülen sözde faili meçhul davasında Savcı, gizli tanıkların ‘baskı altında alındı’ dediği ifadelerine itibar etti. Avukat Zeynep Küçük, ‘Aslolan mahkemede verilen beyandır’ dedi
Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Mehmet Şahin, emekli Albay Cemal Temizöz davasında, gizli tanıkların “baskı altında alındığını” söyleyerek reddettikleri ifadelerini esas aldı. Hukukçular ise Savcı Şahin’in, mütalaada yer alan bu tavrının Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK)’nun 210/2, 217 ve 48’inci maddelerine aykırı olduğunu vurguladı.
Savcı Şahin, geçen Cuma verdiği ve Temizöz için 5 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 100 yıl hapis cezası istediği 22 sayfalık mütalaasında, davanın iki gizli tanığı Tükenmez Kalem ve Sokak Lambası’nın duruşmadaki ifadelerine de yer verdi. O dönemde de çok tartışılan beyanlarda, iki gizli tanık da ayrı ayrı kapalı, yani sadece mahkeme heyetinin bulunduğu duruşmalarda “savcılık ifadelerini baskı altında verdiklerini” belirterek savcılık ifadelerini reddettikleri mahkemeye iletmişti.
Davanın 13 Ekim 2010 tarihinde yapılan 19’uncu celsesinde eski bir PKK’lı olan Gizli Tanık Tükenmez Kalem, diğer gizli tanık Sokak Lambası da 7 Ocak 2011 tarihindeki 23’üncü celsede savcılıkta verdikleri ifadelerin şantaj, baskı, vaatlerle verildiğini belirterek, gizli tanıklıktan çekildiklerini ve savcılık ifadelerini reddediklerini söylediler.
Bu açıklamaları bire bir yazan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Şahin, ardından kendi değerlendirmesinde, her iki gizli tanığın da Cumhuriyet Savcısı’na verdikleri ifadelere itibar edeceğini yazdı.
‘CMK’ya aykırı’
Hukukçular, Savcı Şahin’in bu ifadesinin CMK’ya aykırı olduğunun altını çizdi. Cemal Temizöz’ün Avukatı Murat Çekiç’in verdiği bilgiye göre, Savcı CMK 210/2, 217 ve 48’inci maddelerine aykırı hareket etti.
Bu maddeler şöyle:
Madde 48 - (1) Tanık, kendisini veya 45 inci Maddenin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinebilir.
Madde 210 - (1) Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.
(2) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.
Madde 217 - (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
‘Aslolan mahkeme huzurunda verdiği beyan’
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Avukat Zeynep Küçük de, bu tür durumlarda aslolanın mahkeme huzurunda verilen beyan olduğunun altını çizdi. Küçük şunları söyledi:
“Soruşturma sırasında tanık çeşitli baskılara maruz kalmış olabilir, suça dahil edilme gibi bir endişe taşıyabilir, soruşturmayı yürüten kolluk güçleri ve savcılarla işbirliği içerisinde olmasını menfaatine olacağını düşünebilir ve buna uygun beyanlarda bulunabilir. Oysa yargılamanın başlamasından sonra tanık hukuki açıdan da, psikolojik açıdan da daha rahatlamış olarak, ifade verebilecek konuma gelmiştir. Bu açıdan esasen mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanların esas alınması gerekir.”
Ceyhun Bozkurt


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.