Sakıncalı Amiral Nusret Güner kumpası anlattı

Hürriyet muhabiri Toygun Atilla’nın imzasını taşıyan, Donanma Komutanlığı görevinden istifa eden emekli Oramiral Nusret Güner’in biyografisi ‘Sakıncalı Amiral’ okurla buluştu Hürriyet gazetesi muhabiri Toygun Atilla’nın...

Sakıncalı Amiral Nusret Güner kumpası anlattı
07 Mayıs 2014 Çarşamba 09:27

yenidenyargilama

Hürriyet muhabiri Toygun Atilla’nın imzasını taşıyan, Donanma Komutanlığı görevinden istifa eden emekli Oramiral Nusret Güner’in biyografisi ‘Sakıncalı Amiral’ okurla buluştu

Hürriyet gazetesi muhabiri Toygun Atilla’nın “Sakıncalı Amiral” isimli kitabı Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıktı. Tutuklu komutanların durumuna dikkat çekmek için yayımlanan, Donanma Komutanlığı görevinden istifa eden emekli Oramiral Nusret Güner’in biyografisi “Sakıncalı Amiral” okurların beğenisini kazandı.

Birçok soruşturmanın perde arkası anlatılıyor

Atilla kitabında, Balyoz, Askeri Casusluk ve Amirallere Suikast gibi yurtseverler subaylara kurulan kumpası, Donanma Komutanı gözünden anlattı. Güner’in Donanma Komutanıyken, Gölcük Donanma Komutanlığı’nda 6 Aralık 2010’da yapılan aramaya ilişkin talimatıyla başlatılan soruşturmaları ve askeri savcılıktan çıkan kararlar da kitapta yer aldı. Güner’in incelenmesini istediği, ancak askeri savcı tarafından hiç dikkate alınmayan hususlar ise madde madde okura aktarıldı.

İşte Donanma Komutanlığı’nda yaşananlar:

Hard diskin birliğe getirilerek saklanma ihtimali

- Hard disklerin seri numaraları, Donanma Komutanlığı kayıtlarında mevcut değil. Bu durumda farklı bir hard diskin dışarıdan birliğe getirilerek saklanması ihtimali yüksek.

- Gölcük Merkez Komutanlığı’na teslim edilen suça konu malzemelerle ilgili iki ayrı imaj alma tutanağında da parmak izi çalışmasından bahsetmesine rağmen; askeri savcı parmak izi araştırma sonucunu talep etmesi gerekirken ilgili mahkemeye tekrar sormadı.

- İhbarı yapan kişiye ulaşılacak telefon, bilgisayar IP nu-marası ve elektronik posta adresi gibi bilgilerin bildirilmesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan istenmesine rağmen sadece ihbar formu gönderildi. Askeri savcılık, müzekkeresinde konu ettiği ihbarcının ihbarına ilişkin bilgisayarın IP numarası dahil diğer bilgileri mahkemeye tekrar sormadı.

Farklılık araştırılmadı

- Aramada ele geçirilen 5 No’lu hard diskin marka ve seri numarası; imaj alma tutanağında ve iki numaralı torbadan çıkan malzeme listesinde farklıydı. Bu farklılık araştırılmadı.

- Hard diskin konulduğu yer ile döşemelerin kaldırılmasında kullanılan vantuzların bulunduğu yeri gören kamera kayıtları incelemedi.

- Astsubay Erdinç Yıldız, bu birliğe tayin olurken kendisine “Atandığın yerde dikkatli ol. Ortada birtakım faaliyetler olmuş. Haber elemanı olarak birtakım kişiler çalıştırılmış. Bilgin olsun. O işlere bulaşma” şeklinde uyarıda bulunulduğunu dile getirmesine rağmen, bu kişinin belirtilen sözleriyle neyi kastettiğine ilişkin ifadesine başvurulmadı.

- Aramadan hemen sonra fark edilen kablo konusunda yeterli araştırma yapılmadı.

Bilirkişi görevlendirilmesi yapılmadı

- Arşivleme konusunda bilgisine başvurulan Yarbay Hakan Avcı ile Üstçavuş Yasin Özcan’ın arama sırasında ele geçirilen doküman ve malzemelerin statüsünün istihbarat sınıfı yetkin bir personel tarafından değerlendirilmesine ilişkin saptamasına rağmen bu konuda bilirkişi görevlendirilmesi yapılmadı.

- 2009-2010 yıllarında Donanma Komutanlığı Karargâh Güvenlik Subaylığı’nda görev yapan personelin ifadelerine başvurulmadı.

- Binbaşı Kemalettin Yakar komutanlığa ait kamera setini, hard diski ile birlikte emirler hilafında evine götürdükten sonra evine hırsız girdi. Kamera, evinden çalındı. Daha sonra, bulunan kamera çantasıyla birlikte Merkez Komutanlığı’ndan teslim alındı. Ancak çantada bulunması gereken dört adet hafıza kartının mevcut olmadığı anlaşıldı. Buna rağmen hırsızın her ne sebeple kamerayı değil de dört adet hafıza kartını aldığına ilişkin olay yeri tutanakları elde edilmedi. Bu hususta da Kemalettin Yakar’ın ifadesine başvurulmadı.

Şüpheliler tek tek belirlenmeliydi

- Donanma Komutanlığı’ndaki arama sonrası o dijital verileri oraya koyabilecek şüpheliler tek tek belirlenmeli, mesele bir cinayet soruşturması titizliğinde incelenmeliydi. Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde olayın kısa bir süre öncesinde bulunan kişiler HTS kayıtları incelenerek bulunabilirdi. Bu yapılmadı. İstihbarat Şube Müdürlüğü’ne giren çıkan personel belliydi. Bunların telefon irtibatları da sorgulanmadı. Donanma Komutanlığı’na arama için gelen savcı ve polislerin telefon irtibatları da soruşturma kapsamında incelenebilirdi. Bu sayede, dijital verileri ortaya koyan el ile dışarıdaki irtibatları eğer varsa tespit edilebilirdi. Bu da yapılmadı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.