Rehinelerin serbest kalışının detayları

Rehinelerin serbest kalışının detayları
20 Eylül 2014 Cumartesi 12:01

rehinedetay

Rehineler MİT’e teslim edildi IŞİD sınıra kadar getirdi
ŞİD’in elinde tuttuğu 49 rehineyi serbest bırakmasına ilişkin süreçte düğmeye önceki gün öğle saatlerinde basıldı. Daha önce örgüt Ankara’ya rehinelerin 20 Eylül’de bırakılacağı bilgisini ulaştırmıştı. Bu bilgiye temkinli yaklaşılmasına karşın, yine de MİT ve Dışişleri Bakanlığı arasında, rehinelerin Türkiye’ye teslim edilmesine ilişkin ayrıntılı planlamalar yapıldı. Örgütün, rehineleri Musul’da MİT görevlilerine teslim etmesi, oradan Rakka’ya, Rakka’dan da Telabyad’a getirmesi kararlaştırıldı. Bölgedeki MİT personeli takviye edilirken, sınırın Türkiye tarafında güvenlik önemleri arttırıldı.
ÖNCE RAKKA SONRA AKÇAKALE
Bu görevi MİT Dış Operasyonlar Daire Başkanlığı yürüttü. Eski rehine operasyonları masaya yatırıldı. IŞİD’e karşı nasıl bir operasyon yapılabileceği tartışıldı, yol haritası çıkarıldı. MİT’in öngörüsü 1.5 ay ile 1.5 yıl arasına yayılan bir program hazırlandı ve çalışmalar çok gizli yürütüldü. İnsansız hava araçları, elektronik cihazlar ve bölgedeki MİT elemanları ile an be an takip edildiler. AKP’li kaynaklar, hiçbir istihbarat örgütünün desteğinin olmadığı bilgisini sızdırsalar da, krizin başından bu yana ABD’nin İncirlik’ten kalkan insansız hava araçlarının bilgi sağladığı biliniyor. Kulislere yansıyan bilgilere göre MİT Dış Operasyonlar Daire Başkanlığı 5-6 kez rehineleri kurtarma noktasına geldi ancak son anda aksilik çıktığı için bu gerçekleşmedi. 101 gün boyunca rehineler tam sekiz kez yer değiştirdi.
BAŞBAKAN GELİŞMELERİ TWITTER’DAN DUYURDU
Örgüt ile varılan son mutabakat gereği rehineler MİT tarafından Musul’da teslim alındılar. Önceki gün saat 13.30 civarı MİT görevlileri ile birlikte yola çıkarılan Türk rehineler, Türkiye tarafından sürekli elektronik olarak takip edildiler. Öngörülen plan işletildi ve rehineler önce Rakka’ya sonra da sabah erken saatlerde Akçakale sınır kapısına getirildi. Burada MİT görevlileri tarafından karşılandılar. 3’ü Iraklı olan rehineler Irak’ta kalırken, 40 konsolosluk çalışanı, 4 Türk vatandaşı ve 2 bebek, buradan Şanlıurfa’ya getirildi.
49 kişinin serbest kaldığı açıklamasını, Bakü’de bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu yaptı. Davutoğlu, Twitter’da “Sabaha karşı saat yarım sularında ilk temaslarımız yoğunlaştı ve sabah 05.00’de de ülkemize geldiler...” diye yazdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da “Önceden planlanmış, tüm detayları hesap edilmiş, tam bir gizlilik içinde bugün gece boyu devam ederek, sabaha karşı başarıyla tamamlanan bu operasyondan dolayı, Sayın Başbakan ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Milli İstihbarat Teşkilatımız, alıkonulma hadisesinin başlamasından bugüne kadar meseleyi çok hassas şekilde sabırla, özveriyle takip etmiş; nihayetinde başarılı bir kurtarma operasyonu yapmıştır” açıklamasını yaptı.
Sabah saatlerinde Şanlıurfa’ya getirilen 46 Türk vatandaşı, MİT’in binasında ağırlandılar. 46 kişi, perdeleri kapalı otobüslerle görüntü verilmeden Şanlıurfa’ya getirildi.
İlk sorguları burada yapılan Türk vatandaşlarına, burada yeni elbiseler dağıtıldı ve kişisel temizlikleri yapılması sağlandı. 46 Türk vatandaşının kameraların karşısına, Irak’tan geldikleri gibi çıkmaları istenmedi. Hükümetin talimatıyla rehinelerin gelişleri sır gibi tutuldu. Tek bir kare fotoğraf bile çekilmesine izin verilmedi. Günlerce rehin kalan konsolosluk çalışanlarının başlarından geçen günlerin izleri az da silinmeye çalışıldı.
DAVUTOĞLU BAKÜ’DEN ŞOV İÇİN GELDİ
Rehinelerin serbest bırakıldığı açıklamasını yapan Başbakan Davutoğlu da, serbest kalanlarla görüşmek üzere Bakü’deki programını yarıda kesip sabah erken saatlerde Şanlıurfa’ya geldi. 46 Türk vatandaşı burada Davutoğlu ile GAP Havaalanı’nda buluştu. Kısa süren görüşme sonrası, Başbakan rehin alınanlarla birlikte Ankara’ya hareket etti. Davutoğlu uçaktaki gazetecilere adeta ‘rehine Show’u yaptı. Eşi ile birlikte kırmızı çiçek dağıtan Davutoğlu, serbest kalan rehinelere bir de konuşma yaptı.  Davutoğlu ve eşi serbest kalanlar arasındaki biri 11 aylık diğeri 13 aylık olan iki bebeğe ilgi gösterip kameralara poz verdiler. Uçağı Esenboğa Havalimanı’nda aileler karşıladı.
ESENBOĞA DA ŞOVA DEVAM
Davutoğlu, rehinelerin kurtarılmasını siyasi ‘show’a dönüştürmeyi burada sürdürdü.
 Esenboğa’da yaptığı konuşmada, “Şimdi bayram zamanı. Her şeyden önce değerli Başkonsolosumuza ve bütün ekibine teşekkür ediyorum. Öztürk kardeşim, aynı zamanda diplomasi anlamında meslektaşım ve ekibi, vakur ve metin bir şekilde beklediler. Baş eğmediler, dimdik durdular. Neyi temsil ettiklerinin bilinciyle hep devletlerine ve her an arkalarında olan milletlerine güvendiler. Bugün aramızdalar. Ailelerimizi provoke etmek için çok çalışan oldu, yüreğimize taş bastık. ‘Bunlar seçim malzemesi olarak kullanılacak, bunlar cumhurbaşkanlığı seçimi ve sonrasındaki bazı süreçler için değerlendirilecek’ dediler, yüreğimize taş bastık” diye konuştu.  Oysa, AKP’nin rehinelerin seçim öncesinde bırakılması için büyük çaba gösterdiği hatta örgütten 6 Ağustos diye tarih alındığı bile biliniyordu.
EN KÜÇÜK REHİNE MEMLEKETİNE GİTTİ
Kaçırılan konsolosluk görevlilerinden Emin Ercan (29) ile eşi Sümeyye (27) ve 8 aylık kızları Ela Ecrin Ercan ile memleketleri Kırşehir’in Mucur ilçesine gitti. Ercan ailesini akrabaları alkışlarla ve kurban keserek karşıladı.
‘ÇOK MUTLUYUM’
8 yıldır Konsolosluk’ta çalışan Emin Ercan, yaşadıklarını unutup yeni bir sayfa açacaklarını belirterek “Aileme kavuştum çok mutluyum şu an. İnşallah bundan sonra eşimle birlikte güzel günler yaşamayı istiyorum” dedi. İsmi en küçük rehine olarak duyulan 8 aylık Ela Ecrin Ercan ise akrabalarının kucağından inmedi.
Ercan ailesiyle birlikte IŞİD’in serbest bıraktığı rehinelerden Mesut Taşkıran da Kırşehir’e gitti. 3 yıldır Konsolosluk’ta görev yapan Mesut Taşkıran “Uzun bir aradan sonra bizi gönderen devlet geri getirdi” dedi. Taşkıran’ın önümüzdeki günlerde evleneceği öğrenildi.
MİT MÜSTEŞARI FİDAN DA GELDİ
Esenboğa Havaalanı’na ailelerin yanı sıra MİT Müsteşarı Hakan Fidan da geldi. Serbest kalan Türkler uçağın kapısında göründüğünde yakınları çığlık çığlığa sevdiklerine koştu. Uçağın alana inmesiyle aileler uçağa doğru koşarak merdivende yakınlarına sarıldı. Türkiye’nin Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz da burada yaptığı açıklamada, “İnsanın vatanı için katlanamayacağı hiçbir şey yoktur. En güzel şey, vatandan dolayı hasret çekmek, ondan dolayı insanın üzüntü, elem duymasıdır” dedi. Yılmaz, “102 gün geçti. Dolayısıyla bugün esaretten kurtulma günüdür. Vatan için didilen görevde başınıza her şey gelebilir. Musul da tehlikeli bir yer, binlerce insan öldürülüyor. Böyle bir yerde bayrak dalgalandırmak kolay değil. Ülkemiz için yaptık ve bundan gocunmaz, gurur duyarız. Umutsuz olmadık, olunmaz da. İnsan yaşadıkça umut ışığı sönmez” dedi.
ABD’DEN KİMYASAL SİLAH YAYGARASI
Suriye’ye IŞİD bahanesiyle yapılması planlanan operasyon öncesinde Suriye yönetiminin daha önce açıklanmayan kimyasal silah tesislerine sahip olduğu yönünde bir propaganda başladı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Suriye yönetiminin muhaliflere yönelik klor gazı kullandığını iddia etti. 18 Eylül’de ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde konuşan Kerry, “Esad’ın klor kullandığına dair delil olduğuna inanıyoruz. Klor gazı listede olmasa da Kimyasal Silahlar Konvansiyonu’na göre kullanımı yasak” dedi. Kerry’nin bu açıklamasını, ABD Senatosu, Beyaz Saray’ı Suriye’deki ‘ılımlı’ grupları IŞİD karşıtı mücadele adı altında yetkilendirmesinin öncesinde geldi. Kerry’nin açıklaması Suriye’ye müdahale sinyali olarak yorumlandı.
KILIÇDAROĞLU TEBRİK ETTİ!
Musul’da rehin alınan 49 Konsolosluk personeli ve ailesinin serbest bırakılmasının ardından CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu arayarak tebrik etti. Kılıçdaroğlu, “49 vatandaşımızın IŞİD terör örgütünün elinden sağ salim kurtarılmasından büyük memnuniyet duydum, geçmiş olsun ve kutlarım” dedi. Kılıçdaroğlu emeği geçen herkese teşekkür etti. Başbakan Davutoğlu da bu tür dönemlerde ‘bir ve beraber’ olmanın ve mutlulukları paylaşmanın önemli olduğunu belirterek, ana muhalefet partisi liderine aradığı için teşekkür etti.
AKP’Lİ TAYYAR: CIA HAMLESİ
AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Türkiye’nin Musul Konsolosluğu çalışanlarının Türkiye’ye getirilmesiyle ilgili Twitter hesabından mesajlar paylaştı. Rehinelerin bırakılmasını “CIA” hamlesi olarak değerlendiren Tayyar, ilk mesajında şunları yazdı: “IŞİD operasyonuna Türkiye’nin katılmama gerekçelerinden biri rehinelerdi. Bu kritik süreçte serbest bırakılması CIA’nın bir hamlesidir.” Tayyar devam eden mesajlarında da şöyle yazdı: “Türkiye ile IŞİD arasında irtibat kuran geri zekalılar herhalde yeni oyunu farketmiştir. IŞİD tuzağına sazan gibi atlamayıp ABD’yi köşeye sıkıştıran ve diplomatları kurtaran hükümetimiz ve MİT’i kutluyorum.”
AKP’Yİ ZOR DURUMDA BIRAKTI
Tayyar’ın açıklamaları kısa sürede yayıldı ve çok konuşuldu. AKP hükümetini  zor durumda bırakan açıklamalarının ardından Tayyar’dan “Zorunlu açıklama” ibaresi ile başlayan 6 mesaj daha yayımladı: 1- Twitlerim hem paralel yapı hem içimize sızmış ne olduğu belirsiz kişiler tarafından istismar edildi 2- IŞİD, CIA’nin truva atıdır. Kurtarma operasyonu çatışmasız başarıyla sonuçlanıyorsa CıA operasyona engel olmamış demektir 3- Twitterimdeki CIA hamlesi ifadesi, CIA’nin IŞİD’e yönelik operasyondaki rezervini kaldırmasına dair tanımlamadır 4- Nitekim ABD’yi köşeye sıkıştıran hükümet ve MİT vurgusuyla bu tanımlama açıkça ifade edilmiştir 5-Elbette operasyon MİT (yerli) menşelidir, arkasında güçlü bir siyasi irade vardır 6-Şimdi herkes evine..”



IRAK'ta 11 Haziran günü Türkiye'nin Musul Konsolosluğu’na baskın düzenleyen IŞİD militanları tarafından rehin alınan Başkonsolos Öztürk Yılmaz ve 48 görevli tam 101 gün sonra serbest kalırken, onları özgürlüklerine kavuşturan operasyonun ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.

Herhangi bir çatışmanın çıkmadığı kurtarma operasyonunun koordinesi yaklaşık 2 aydır bölgede titiz çalışma yürüten MİT tarafından yapıldı ve birçok kez yerleri değiştirilen rehinelerin her anları İnsansız Hava Aracı (İHA) ile adım adım izlendi. 

Rehine krizinde kilidin Arap aşiret liderlerinin aracılığıyla açıldığı ortaya çıktı.

DEFALARCA ADRES DEĞİŞTİRDİLER 

IŞİD militanları geçen 11 Haziran günü Irak'ın Musul kentine girdi ve kısa sürede şehri teslim aldı. IŞİD militanları 32 Türk şoförünü rehin aldığı işgal sırasında, Musul'da bulunan Türkiye Başkonsolosluğu'na da girdi ve burada bulunan Başkonsolos Öztürk Yılmaz ile binada bulunan 3'ü Iraklı 46'sı Türk 49 kişiyi rehin aldı. Rehin alınan 49 kişi ilk etapta konsolosluktan çıkarıldı ve Musul'da bir otele götürülerek alıkonuldu.

Türkiye ve dünya kamuoyunda yankı uyandıran bu gelişme sonrası Milli İstihbarat Teşkilatı, rehinelerin kurtarılması için çalışma başlattı. Ancak, Irak'ta yapılan çalışmalarda arabuluculuk için devreye konulan aşiret liderlerine rağmen sonuca ulaşılamadı. Bu gelişmeler sırasında IŞİD güçleri ise 49 rehineyi ilk etapta götürdükleri otelden, bu kez başka bir noktaya götürdü ve bu uygulamayı birkaç kez yaparak adreslerinin bulunması ve olası bir nokta operasyonunun önünü tıkamış oldu.

IRAK'TAN SURİYE'YE GÖTÜRÜLDÜLER 

IŞİD rehin aldığı ve ihtiyaçlarının karşılanması noktasında herhangi bir sorun çıkarmadığı 49 rehineyi, Ramazan ayı içerisinde kendi militanlarının aldığı güvenlik önlemleri altında Irak topraklarından çıkardı ve Suriye'ye getirdi. IŞİD militanlarının attığı her adımı personel ve haber kaynakları aracılığıyla takip eden MİT, Irak'tan çıkış yapıldığı bilgisinin ulaşmasının ardından rehinelerin bulunduğu konvoyu İHA'lar ile sürekli izlemeye aldı. 

Irak'tan çıkan rehinelerin bulunduğu konvoy ilk olarak IŞİD güçlerinin etkili olduğu Suriye'nin Haseki kentine getirildi. Burada rehinelerin tutulduğu yerleşim birimlerini tespit eden MİT, Başkonsolos ve beraberindekilerin kurtarılması için girişimlerde bulundu. Ancak, IŞİD militanları birkaç gün sonra Ramazan ayının son günlerinde rehineleri yine konvoy eşliğinde bu kez kontrolünü tamamen ellerinde bulundurdukları Türkiye sınırına 90 kilometre uzaklıktaki Rakka kentine götürdü.

BAYRAM ÖNCESİ SERBEST KALACAKLARDI 

Rehinelerin tutulduğu binaları bilen ve buradaki gelişmeleri hem sınır ötesine geçen personelleri, hem bu ülkedeki haber kaynakları hem de İHA'lar aracılığıyla takip eden MİT, görüşmeler başlattı. Yaşanan sürecin hızlandırılması için MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın talimatıyla Dış Operasyon Daire Başkanı rehinelerin serbest bırakılmaları durumunda Türkiye'ye alınacakları en uygun nokta olan Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'ne gönderdi. 

Akçakale'ye giden MİT Daire Başkanı'nın yaptığı görüşmeler olumlu ilerledi ve bayram öncesi rehinelerin serbest bırakılmalarına ilişkin mutabakat noktasına gelindi. Ancak bu olumlu adımın ardından Rakka'da bazı aşiretler yakaladıkları isimlerini açıklamadıkları 3 kişinin MİT elemanı olduğunu söyledi. Bu gelişme sonrası rehinelerin Türkiye'ye getirilmesine yönelik yapılan girişimler başarısızlıkla sonuçlandı. IŞİD bu olayın sonrasında rehinelerin yerini yeniden değiştirdi. IŞİD rehinelerin yerini 101 günde tam 9 kez değiştirdi.

ARAP AŞİRETLER ARACI OLDU 

Tüm bu gelişmeler sonrası MİT, Rakka'nın kontrolünü elinde tutan IŞİD üzerinde en büyük etkili olan Arap aşiretleri ile çalışma içerisine girdi. MİT Daire Başkanı, bulunduğu Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi ile Harran İlçesinin Arap kökenli yurttaşların yoğun olarak yaşadığı ve aşiret yapısının varlığını göz önünde tutarak buradaki aşiret reisleri ile iletişime geçti. Her 2 ilçedeki Arap aşiret reislerinden bağlantıları ve aynı aşiretin Suriye'deki liderleri ile iletişim kurduran MİT, rehinelerin serbest bırakılması için IŞİD ile görüşmeler yapmasını sağladı. 

Rakka'da güçlü olan Arap aşiret liderleri ile yapılan uzun soluklu görüşmeler geçen hafta sonunda olumlu yönde ilerlemeye başladı. Görüşmelerin bu hafta başında istenilen şekilde gerçekleşmesi üzerine rehinelerin serbest bırakılmalarının her an gerçekleşebileceği netleşmeye başladı. 

SINIRA BORDO BERELİLER KONUŞLANDIRILDI

MİT yetkilileri olumlu gelişme sonrası rehinelerin sağlıklı şekilde Rakka'dan Türkiye'ye getirilmesi için operasyon şeklini belirlemeye başladı. Anlık olarak her türlü gelişmelerin Başbakan Ahmet Davutoğlu'na da iletildiği operasyon aşamasında her türlü riski de göz önünde tutan MİT, olası olumsuz gelişmeye karşın Suriye sınırına dikkat çekmemesi için Türkiye'nin değişik bölgelerinde bulunan özel harekat ve bordo bereli askerler gönderildi. 

Akçakale'ye birkaç gün önce gelen ve sınıra niye getirildikleri konusunda bilgi verilmeyen bordo bereli ve özel harekatçılardan, sadece olası çatışma ihtimaline karşın teyakkuz halinde olmaları istendi.

DÜN GECE SERBEST BIRAKILMALARI KARARLAŞTIRILDI 

Olumlu yönde ilerleyen gelişmeler dün gece sonuçlandı ve IŞİD güçleri rehineleri serbest bırakmayı kabul ettiğini kendilerine aracılık eden Arap aşiret liderleri aracılığıyla MİT'e iletti. 

Bu haber sonrası her türlü operasyon konusunda uzman olan ancak kaç kişi olduğu açıklanmayan MİT ekibi. IŞİD tehdidi nedeniyle geçen Ocak ayından bu yana kapalı tutulan ve dün gece çalışanların izinli olarak gönderildiği Akçakale Sınır Kapısı'ndan Suriye'ye geçti. 

MİT ekibi Suriye'ye geçtikten sonra Telabyad İlçesi'nde kendilerini karşılayan IŞİD militanları ve Arap aşiretleri ile birlikte araçlarla Rakka'ya gitti. Gece geç saatlerde Rakka'ya ulaşan ekip, burada bilgilendirilen ve teslim alınmak üzere kendilerini bekleyen rehinelerle buluştu. MİT ekibi rehinelerle bir süre görüştü ve Türkiye'ye gideceklerini ifade ederek, olası çatışma durumunda neler yapmaları gerektiğini de anlattı.

ŞAFAK VAKTİ SINIRA ULAŞILDI

MİT ekibi teslim aldığı 49 rehineyi yoğun güvenlik önlemleri arasında Rakka'dan yola çıkardı ve 90 kilometrelik yolculuğun ardından şafak vakti Telabyad'a ulaştırdı. Rehineler ve MİT ekibi Telabyad'da IŞİD militanlarının kontrolündeki Telabyad sınır kapısından geçti ve tampon bölgede kendilerini bekleyen MİT Bölge Başkanı ve Şanlıurfa Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı ile buluşturdu. 

Saat 05.00 sıralarında gerçekleşen bu buluşmanın ardından 49 rehine sınır hattında bekleyen midibüs ve minibüslere aktarıldı ve zırhlı araçlar eşliğinde Şanlıurfa'ya getirildi. 

MİT BİNASINDA BEKLEDİLER 

Saat 05.45 sıralarında Şanlıurfa'ya gelen rehinelerin ilk etapta Polisevi'ne götürülmesi düşünüldü ancak olayın duyulmaması için bu tercihten vazgeçildi ve MİT'e ait binaya götürüldü. MİT'e giriş yapan rehinelerin sağlıklı şekilde Türkiye'ye getirildiği haberi bu sırada gelişmeleri dakika dakika görüntülü olarak da takip eden MiT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından Başbakan Ahmet Davutoğlu'na iletildi. 

Rehineler ise getirildikleri MİT binasında kahvaltı yapıp, sağlık kontrolünden geçirildi. Bu sırada rehineler arasında bulunan 3 Irak vatandaşı ise Türk yetkililerine yaptığı başvuru sonrası ülkelerine gönderildi. 

SADECE BAŞKONSOLOS TRAŞ OLDU 

Rehineler yaptığı kahvaltı ve sağlık kontrolü sonrası 101 gündür tıraş olmadıklarını söyleyerek sakallarını kesme talebinde bulundu. Bu talep sonrası Başkonsolos Öztürk Yılmaz sakal tıraşı oldu, ancak saat 06.50 sıralarında MİT binasına gelen Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, Başbakan Davutoğlu'nun kente geleceğini ve rehineleri Ankara'ya Başbakanlık uçağı ile götüreceğini söyledi. Bu gelişme sonrası rehinelerin sakallarını kesme talebi Başbakan Davutoğlu'nun kısa zaman diliminde kente geleceği için yetişmeyeceği ifade edilerek gerçekleşmedi. 

150 TAKIM ELBİSE GİTTİ 

Bu sırada rehinelerin kıyafetlerinin değiştirilmesi için de çalışma başlatıldı ve kent merkezindeki bir mağazadan takım elbise istendi. Valilik tarafından açtırılan mağazada rehinelerin bedenleri bilinmediği için her bedenden talepte bulunuldu ve MİT binasına saat 07.10 sıralarında polisler tarafından 150 takım elbise gönderildi. 

Mağaza yetkilileri gönderilen takım elbiselerin kaçının rehinelere verildiğini fazla elbiselerin iadesi ile belirleyeceklerini söyledi ancak fiyat konusunda ise bilgi vermedi.

Rehineler yeni kıyafetlerini giydikten dakikalar sonra polis eskortu eşliğinde otobüs ve midibüsler ile MİT binasından çıkarılarak saat 07.53'te havaalanına ulaştı. 

VIP salonuna alınan rehineler bir süre sonra kente gelen Başbakan Davutoğlu ile görüştü. Rehineler ile görüşen ve geçmiş olsun dileğini ileten Davutoğlu, daha sonra yaklaşık 40 dakika kaldığı havaalanından bu kez uçağına aldığı rehineler ile birlikte saat 09.20 sıralarında Ankara'ya hareket etti.

Hasan KIRMIZITAŞ/ŞANLIURFA, (DHA)

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.