Putin ve Obama, G20’de Tayyip Erdoğan’ı dışladı

Aydınlık, G-20 zirvesinin perde arkasına ulaştı

Putin ve Obama, G20’de Tayyip Erdoğan’ı dışladı
15 Eylül 2013 Pazar 11:28

Suriye’nin kimyasal silahlarının denetimi Rusya ile ABD arasındaki mutabakat sorunun çözümü için umutların yeşermesine neden olurken, Türkiye’nin süreçten tamamen dışlandığı ortaya çıktı

Aydınlık, Petersburg’ta Suriye konusunda yürütülen diplomasinin perde arkası bilgilerine ulaştı. Kimyasal silahların uluslararası denetime alınması konusu ilk kez, kuzey Avrupa ülkeleri tarafından gündeme getirildi. İlk olarak, Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, Suriye’nin elindeki kimyasal silahların uluslararası denetime alınmasını öngören bir BM Güvenlik Konseyi kararının denenmesi üzerine bir yaklaşım geliştirdi ve bu yaklaşımın Rusya ile paylaşılması düşünüldü. Ancak, Finlandiya bu önerisini Rusya ile paylaşmadan önce ABD Başkanı Obama, 4-5 Eylül’de, yani G-20 zirvesi başlamadan bir gün önce Stockholm’e geldi. Obama, burada, Norveç, İsveç, İzlanda, Danimarka ve Finlandiya Başbakanları ile akşam yemeğinde buluştu. Finlandiya Başbakanı, geliştirdikleri diplomatik formülü Obama’nın önüne koyarken, eş zamanlı olarak Finlandiya Dışişleri Bakanı da konuyla ilgili olarak Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’a bilgi verdi. Konunun G-20 zirvesi sırasında Obama ile Putin arasında ele alınması ve sözkonusu diplomatik formülün çözüm planı haline getirilip Rusya tarafından dünya kamuoyuna açıklanması konusunda mutabakata varıldı. Ancak bu süreç devam ederken, Obama’nın zamanı ve kapsamı kısıtlı operasyon kararına tepki vermeyi sürdüren ve savaş çağrısından vazgeçmeyen AKP hükümetine bilgi verilmedi. Böylece sürecin dışında tutulan Erdoğan, Suriye konusunda oluşturulan planın ayrıntılarını Ankara’ya dönünce öğrenebildi.

Erdoğan dışlandı

Rusya ve ABD’nin bu tavrı G-20 zirvesi sırasında da sürdü. Ne Obama ne de Putin, ayaküstü görüştükleri Erdoğan’a, ısıtılmakta olan Suriye planına ilişkin bilgi vermedi. Sürpriz bir şekilde biraraya gelen Obama ve Putin, sözkonusu diplomatik formülün üzerinde çalışılması konusunda mutabakata varırken, daha sonra görüştükleri Erdoğan’ı bu konuda bilgilendirmemeyi tercih ettiler. Putin, savaştan ve kapsamlı bir operasyondan yana olduğunu bildiği için Erdoğan ile ayaküstü görüşme yapmayı tercih ederken, Erdoğan’ın “Esad katliam yaptı, kimyasal silah kullandı” iddialarını sadece dinlemekle yetindi, yanıt vermedi.

Petersburg’ta varılan mutabakat sonrasında ilk açıklama ABD Dışişleri Bakanı Kerry’den geldi. Kerry henüz ayrıntılı bir plan oluşmamış olmasına karşın, operasyon yapılmayacağına dair sinyal verince, Rus mevkidaşı Lavrov Moskova’da görüştüğü Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile süreci başlatan açıklamayı yaptı. Planın ayrıntıları daha sonra Suriye ve Rusya arasında yapılan görüşmelerle şekillendirildi. Plan çerçevesinde ilk adım yine Şam yönetiminden geldi. Suriye, BM Genel Sekreterine uluslararası Kimyasal Silah Konvansiyonu’na uymaya hazır olduğunu bildiren bir de mektup yazdı.

Telefon hattı askıda

Diplomatik süreç hızla devam ederken Rusya, AKP hükümetini dışarıda tutmayı tercih etti. Ne Putin Erdoğan’ı, ne de Lavrov Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu’nu aradı. Bu süreçte Obama da Erdoğan’a hiç telefon etmedi.

Öte yandan Rusya yaptığı inceleme sonucu 21 Ağustos’taki kimyasal saldırıda kullanılan gazın, Şam yönetiminin elinde bulunan kimyasal silah formülleri ile örtüşmediğini, bu gazın “yan sanayi” ürünü olduğunu saptadı. Şam yönetiminin elindeki bütün kimyasal silahların formüllerini bilen Rusya, alandan alınan örnekleri elindeki formüllerle karşılaştırdı. Örneklerdeki kimyasal karışımın, Şam yönetiminin elindeki kimyasal silah formülleri ile örtüşmediği ortaya, bu silahın farklı kimyasal maddeler kullanılarak üretildiği anlaşıldı. Rusya bunu BM’ye verdiği raporda da ortaya koydu.

BAHADIR SELİM DİLEK



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.