PKK UĞUR’U NEDEN HEDEF ALIYOR? -(TAMAMI)

‘Abdullah Öcalan’ı sorguladığımı Ergenekon savcıları deşifre etti’

PKK UĞUR’U NEDEN HEDEF ALIYOR? -(TAMAMI)
20 Haziran 2013 Perşembe 18:10

Her gün cinayet işlenen, ölümün kol gezdiği Kızıltepe’ye 20 km uzağındaki Mardin’den hiç kimse, asker ve polis dahil hiç kimse gelemiyordu. Kızıltepe Jandarma Komutanı Binbaşı Hasan Atilla Uğur’du. 1 Temmuz 2008 günü ‘Ergenekon terör örgütü üyeliği’ iddialarıyla gözaltına alındı, 4 Temmuz günü tutuklandı

 

1996 yılının Haziran ayında gazeteler, Mardin’in Kızıltepe İlçesi Kanun Köyü’nde iki büyük aşiret, Daşti ve Aşiti aileleri arasında yıllardır süren kan davalarının 5 bin kişilik bir barış yemeği ile sona erdiğini yazıyordu.

Kan davası, Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı olan genç bir binbaşının çabalarıyla sona ermişti.Genç binbaşı üç yıldır Kızıltepe’de görev yapıyordu. 1993 yılında İlçe Jandarma Komutanı olarak geldiğinde Kızıltepe’ye PKK ve Hizbullah terörü hâkimdi. Hizbullah’ın infazları, Takarof marka silahla enseye bir kurşun sıkılarak yapılıyordu. PKK’nın tercihi ise “keleş”ti, hasımlarını tarayarak öldürüyordu. Her gün cinayet işlenen, ölümün kol gezdiği Kızıltepe’ye 20 km uzağındaki Mardin’den hiç kimse, asker ve polis dahil hiç kimse gelemiyordu.

Kızıltepe Jandarma Komutanı Binbaşı Hasan Atilla Uğur’du.

Uğur, 2007 yılında Çanakkale Eğitim Alay Komutanı iken, kendi isteğiyle Kıdemli Albay rütbesiyle emekli oldu.

1 Temmuz 2008 günü “Ergenekon terör örgütü üyeliği” iddialarıyla gözaltına alındı, 4 Temmuz günü tutuklandı. Önce Tekirdağ F Tipi’ne daha sonra Silivri Cezaevi’ne konuldu. Beş yıldır tutuklu olan Uğur hakkında şimdi esas hakkında mütalaada “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet isteniyor.

PKK’ya yakın Özgür Gündem gazetesi son haftalarda Hasan Atilla Uğur’u hedef alan haberler yaptı. 10 Mayıs 2013 günü birinci sayfadan Uğur’a “katil” diye saldırdı. Uğur’un avukatı Murat Bülent Hattaoğlu’nun tekzibini yayımlamayan Özgür Gündem 5 Haziran 2013 günü de “Albay Cinayetleri Üstlendi!” manşetiyle çıktı.

Emekli Albay Uğur ile, Özgür Gündem’in saldırılarını, görev yaptığı dönemdeki Kızıltepe’yi, Öcalan’ın sorgulanmasını, PKK ve Hizbullah terörünü ve JİTEM’i konuştuk.

TSK’yı ‘savaş suçlusu’ gösterme gayreti

- Özgür Gündem birden sizi hedef alan haberler yapmaya başladı. Sizce neden ve neden şimdi?

Herkesin bildiği gibi bu gazete PKK’nın yayın organıdır. Elbette benim gibi bütün meslek hayatını terörle mücadelede geçirmiş ve başarılı olmuş bir Türk subayını hedef alacaklardır. Elbette PKK terör örgütü başını 1999 yılında sorgulamış ve o yıllarda PKK’nın adeta bitme noktasına getirilmesinde payı bulunan bir Türk ordusu mensubuna hayâsızca saldıracaklardır. Kuyruk acıları büyüktür.

“Neden şimdi?”nin cevabı ise çok açıktır. ABD’nin talimatı ve AKP-PKK işbirliği ile sergilenen “açılım” sürecinde özellikle Kürt kökenli kardeşlerimizi aldatabilmek için böyle yalanlara dayanan psikolojik savaşa ihtiyaç duyuyorlar.

TSK’yı “savaş suçlusu” ilan ettirme gayreti içindeler. TSK’nın terör örgütüne karşı verdiği meşru mücadeleyi yasadışı imiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Terörle mücadelede sembol olmuş isimleri itibarsızlaştırmak, karalamak ve haklarında soruşturma açılmasını sağlamaya çabalıyorlar.

- “Kuyruk acısı” dediniz. “Öcalan’ı Nasıl Sorguladım?” kitabınız da bu kesimlerde pek hoş karşılanmadı sanırım?

Abdullah Öcalan’ın ülkeye getirilmesi, sorgulanması ve yargılanmasıyla ilgili o kadar çok şey söylendi ve yazıldı ki, benim durumumda bulunan bir kişinin topluma gerçekleri anlatması zorunlu oldu.

Ergenekon denilen bu uydurma davadan önce bu sorgulamayı yapanın ben olduğumu bilen neredeyse hiç kimse yoktu. Devlet ciddiyeti gereği böyle olması doğaldı. Ancak daha gözaltına alındığım gün bu gerçek medyaya açıklandı. Yani birileri beni deşifre etti.

Sonrasını biliyorsunuz. AKP’nin MİT’i de kullanarak Öcalan ve PKK ile masaya oturduklarını, pazarlığa başladıklarını görünce yaşadıklarımı, bildiklerimi kamuoyu ile paylaşmaya karar verdim. Her satırı belge ve bilgiye dayalı kitabı yazdım, Kaynak Yayınları da bastı.

Silivri’ye yüzlerce mektup

- Kamuoyunda ilgi gördü mü?

Kitap büyük ilgi gördü. Onlarca baskı yaptı. Özellikle gençlerden esir bulunduğum Silivri’ye yüzlerce mektup geldi. İnsanlarımız, Öcalan’ın 1999 yılındaki tutum, davranış ve düşüncelerini ve -çok ilginçtir- Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’e o günlerdeki yaklaşımını bu kitapla öğrendiler.

Ben bu kitapla tarihe önemli bir not düştüğümü ve milletime hizmet ettiğimi düşünüyorum.

Öcalan’ın Uğur hakkında olumlu sözleri

- Öcalan, Cengiz Kapmaz’ın “İmralı Günlüğü” kitabında İmralı’da sizin konumunuzdan olumlu söz ediyor.

Bakınız, bu karar son derece önemlidir. Öcalan 1999’da Kenya’da yakalandıktan sonra 16 Şubat 1999 günü İmralı’da bize teslim edilmiştir.

Sorgusunun en başından sonuna kadar kendisine maddi ve manevi anlamda işkence, kaba kuvvet anlamına gelebilecek hiçbir şey yapılmamıştır. Cumhuriyet devletine yakışan da buydu.

Öcalan bunu bizzat yaşamıştır. Benimle ilgili olumlu beyanları bu yüzdendir. Ayrıca Öcalan sorgu sırasında, sadece Türk Ordusu’nun değil, TC devletinin bütününün Kürt meselesinin çözümü konusunda ciddi ve kararlı olduğunu anlamış, buna uygun konuşmuş ve davranmıştır.

Ayrıca o dönemde başta Avrupa Birliği olmak üzere Batı’da Öcalan’a baskı ve işkence yapılacağı beklentisi vardı. Hatta bu yönde yalan haberler bile çıkarıldı. Amaç, duruşma sırasında bu “işkenceyi” bütün dünyaya açıklamaktı. Ancak Türkiye Cumhuriyeti devleti kendine yakışır bir tutum aldı, böyle beklentileri olanların hevesleri kursaklarında kaldı. Durum böyle olunca Öcalan da sizin söylediğiniz gibi konuşmak zorunda kaldı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.