Perinçek ne dedi, Erdoğan ne diyor? -(TAMAMI)

İşçi Partisi ile AKP farkı

Perinçek ne dedi, Erdoğan ne diyor? -(TAMAMI)
28 Nisan 2013 Pazar 21:30

Doğu Perinçek: PKK’yı dağıtın

Başbakan Tayyip Erdoğan, MÜSİAD Genel Kurulu’nda İşçi Partisi (İP)’ne saldırmak amacıyla Doğu Perinçek’in 2000’e Doğu Dergisi Genel Yayın Yönetmeniyken Abdullah Öcalan’la yaptığı görüşmeyi hatırlattı. Erdoğan, 2000’e Doğru Dergisi’nde yayımlanan söyleşiyi çarpıtarak kamuoyunu yanıltmaya çalıştı.

Erdoğan’ın kamuoyunu yanıltmaya çalıştığının en önemli göstergesi, AKP yöneticilerinin yakın zamanda yaptığı açıklamalar ile Perinçek’in söyleşide ve daha sonra yaptığı açıklamalar karşılaştırılınca ortaya çıkıyor.

Perinçek’ten Öcalan’a: ABD’nin peşinden gitmeyin

- Abdullah Öcalan: Perinçek, bize ABD’nin ve Avrupa’nın peşinden gitmeyin. Bu yoldan bir yere varamazsınız. PKK’yi dağıtın, Türkiye’nin bütünlüğü içinde yer alın telkinlerinde bulundu (18 Mart 1999 tarihli Hürriyet Gazetesi).

‘Milletvekilliği önerimize tenezzül etmedi’

- Abdullah Öcalan: (SHP-HEP ittifakında Doğu Perinçek’e 4 milletvekilliği teklifi yapmasıyla ilgili) Tenezzül etmediler (Gündem, 3 Mayıs 1993).

Türk-Kürt birlikteliği vurgusu

- Öcalan’ın avukatı İrfan Dündar: 2000 yıllarında Öcalan diğer kesimlerle de görüşülmesini istemişti. Perinçek’in, Türk- Kürt birliğiyle ilgili söylediklerini Öcalan’a aktardık. Öcalan’ın da Kürt-Türk birliğinin gelişmesi, Kürt sorunun çözülmesi için söylemleri vardı. Perinçek, Öcalan’a Atatürk’ün Eskişehir-İzmir konuşmalarının yer aldığı bir kitap hediye etti (Ergenekon Davası’nda 19 Kasım 2012 tarihli duruşmasında verdiği ifadeden).

‘PKK’nın yasallaştırılması talebi kabul edilemez’

 

- Doğu Perinçek’in İrfan Dündar aracılığıyla Abdullah Öcalan’a gönderdiği 23 Mayıs 2000 tarihli mektuptan: (...) Avrupa’ya girebilmek için, Türkiye’den öncelikle kapıdaki vestiyere ulusal ordusunu ve Kemalist Devrim’i bırakması isteniyor. PKK’nın yasallaştırılması talebi ise, ellerinde Türkiye’ye karşı bir bölünme etkeni bulundurmak amacıyladır. Bu dayatmaların kabul edilmesi mümkün değildir.

‘Batı politikaları birleştirmez’

(...) Burada herkesin önündeki soru şudur: Kimin yanında olacaksın? Ulusal devlet ve ulusal ordunun mu, yoksa Batı’yla bütünleşme projesinin mi?

(...) Kürt sorununun demokratik çözümü, Batı ile işbirliği yapıldığı için değil, Batı’ya karşı kesin tavır alındığı için hızlanacaktır.

(...) Batı güdümlü programlar, Türk ve Kürdü birleştirmez. Kıblesi Washington ve Brüksel olan bütün programlar bölücüdür. O merkezler, birleşik bir Türkiye istemiyorlar. Çünkü birleşik ve güçlü bir Türkiye’nin “Kriz bölgelerine müdahale misyonu”nu kabul etmeyeceğini biliyorlar.

(...) PKK ve HADEP dağıtılmalıdır. Ayrı örgütlenme temelinde kurulan bu örgütler korunduğu sürece, bölücülük seçeneği saklı tutulacak ve uygun koşullarda gündeme sokulacaktır. Batı devletleri, bu seçeneği elde bulundurmaktan vazgeçmiyorlar.

Tayyip Erdoğan: Habur bir umuttur

AKP’liler Öcalan ve PKK’ya neler söyledi?

- Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 1991 yılında hazırlanan Kürt raporu: 1985’den itibaren başlayan PKK saldırıları dolayısıyla bölge bir yanda devlet terörü, öbür yanda da PKK terörü arasında sıkışıp kalmaktadır. Bölge halkı PKK’ya bir biçimde arka çıktığı gerekçesiyle sürekli baskı ve işkence altında tutulmaktadır.

- Tayyip Erdoğan (19 Ekim 2009 tarihinde Habur’daki PKK gövde gösterisinden bir gün sonra partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşma): Dün Habur Sınır Kapısı’nda yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Bu bir umuttur.

- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: O BDP’li kadının yerinde olsam ben de dağa çıkardım.

- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: Size üç arkadaştan bahsedeyim; üç kişi Anadolu’dan gelmişler, birisinin adı Durmuş, birisinin adı Yakup, birisinin adı Abdullah. Tapu Kadastro Meslek Lisesi’nde arkadaşlık yapıyorlar. Lise Ankara’da, Maltepe’de, Demirtepe tarafında bir yerde. Okulun karşısında da yurt var. Anadolu’dan gelen bu öğrenciler bu yurtta bir aradalar. Üçü namaz kılıyorlar, üçü de inançlı insanlar. Çok iyi arkadaşlıkları var, Maltepe Camisi’ne gidiyorlar, ders çalışıyorlar. Hepsi Anadolu’dan gelmiş, ailesinden bu eğitimi almış veya bu gelenekleri yaşatan insanlar.

- Erdoğan’ın görevlendirdiği Hakan Fidan’ın Oslo’daki sözleri: (Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görev yapan kamu görevlileri kastedilerek) Yani şu anda sizi bilmiyorum spesifik olarak isim vererek şikayet edebileceğiniz şu adam düşmandır bu adam şeydir.

(...) Biz eylemsizliği varolan konuşmaların bir sağlayıcısı olarak görüyoruz yani varolandan daha sistematik daha yoğun bir müzakere ve görüşme sürecinin devam ettirilmesinden tarafız.

- Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 1991 yılında hazırlanan Kürt raporu: 1985’den itibaren başlayan PKK saldırıları dolayısıyla bölge bir yanda devlet terörü, öbür yanda da PKK terörü arasında sıkışıp kalmaktadır. Bölge halkı PKK’ya bir biçimde arka çıktığı gerekçesiyle sürekli baskı ve işkence altında tutulmaktadır.

- Tayyip Erdoğan (19 Ekim 2009 tarihinde Habur’daki PKK gövde gösterisinden bir gün sonra partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşma): Dün Habur Sınır Kapısı’nda yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Bu bir umuttur.

- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: O BDP’li kadının yerinde olsam ben de dağa çıkardım.

- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: Size üç arkadaştan bahsedeyim; üç kişi Anadolu’dan gelmişler, birisinin adı Durmuş, birisinin adı Yakup, birisinin adı Abdullah. Tapu Kadastro Meslek Lisesi’nde arkadaşlık yapıyorlar. Lise Ankara’da, Maltepe’de, Demirtepe tarafında bir yerde. Okulun karşısında da yurt var. Anadolu’dan gelen bu öğrenciler bu yurtta bir aradalar. Üçü namaz kılıyorlar, üçü de inançlı insanlar. Çok iyi arkadaşlıkları var, Maltepe Camisi’ne gidiyorlar, ders çalışıyorlar. Hepsi Anadolu’dan gelmiş, ailesinden bu eğitimi almış veya bu gelenekleri yaşatan insanlar.

- Erdoğan’ın görevlendirdiği Hakan Fidan’ın Oslo’daki sözleri: (Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görev yapan kamu görevlileri kastedilerek) Yani şu anda sizi bilmiyorum spesifik olarak isim vererek şikayet edebileceğiniz şu adam düşmandır bu adam şeydir.

(...) Biz eylemsizliği varolan konuşmaların bir sağlayıcısı olarak görüyoruz yani varolandan daha sistematik daha yoğun bir müzakere ve görüşme sürecinin devam ettirilmesinden tarafız.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.