Orgeneral Nusret Güner, Aydınlık’a konuştu: Kumpasın dosyasını benden kaçırdılar

Güner, TÜBİTAK raporuyla üzerinde...

Orgeneral Nusret Güner, Aydınlık’a konuştu: Kumpasın dosyasını benden kaçırdılar
07 Şubat 2014 Cuma 10:36

gunerkumpasaciklama

Güner, TÜBİTAK raporuyla üzerinde oynama yapıldığı ortaya çıkan 5 No.lu hard disk dahil, Gölcük Donanma Komutanlığı’nda bulunan dokümanların incelenmesi için 3 kez soruşturma başlattı, ancak sonuç alamadı

TÜBİTAK’ın, Gölcük Donanma Komutanlığı’nda 4 yıl önce yapılan aramada bulunan ve yüzlerce subayın tutuklanmasına neden olan 5 No.lu hard diskte sahtecilik yapıldığını gösteren raponun ardından, dönemin Donanma Komutanı emekli Orgeneral Nusret Güner, belge ve dokümanların incelenmesi için 3 kez soruşturma başlattığını, ancak dosyaların kendisinden kaçırıldığını açıkladı.

TÜBİTAK’ın Balyoz, Poyrazköy ve Askeri Casusluk davalarına dayanak gösterilen 5 No.lu hard diskte sahtecilik yapıldığını ortaya koyan raporu TSK’ya kurulan kumpası gözler önüne serdi. Kumpasa tepki olarak istifa eden dönemin Donanma Komutanı emekli Orgeneral Nusret Güner, kendisinden önce Donanma Komutanı olan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Murat Bilgel’in 6 Aralık 2010’daki aramanın yapıldığı gün soruşturma açtırdığını anlattı.

‘Savcı, kovuşturmaya yer yok dedi’

“Ben göreve geldiğimde gördüm ki savcı hâlâ araştırmayı bitirmemiş” diyen Güner, ilk suç duyurusundan sonra yaşanan süreci şöyle anlattı: “Ağustos ayında yeni savcı geldi. Ben de bir an evvel soruşturma açalım dedim. Savcı, kovuşturmaya yer yoktur kararı verdi. Gerekçe, 5 numaralı hard diskin zaten İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca incelenmesiydi. “Aynı konu iki yerde incelenmez” dedi. Ben de kendisine biz yine de bir savcıyı verelim. Buna rağmen kovuşturmaya yer yok kararı verince, Donanma Komutanı olarak itiraz hakkımı kullandım. Ana tezim şuydu; dosyada bir çok eksiklik var, kimse dinlenmemiş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan ihbar mektubunu istedik, mektubu kimin gönderdiğini sorduk.”

‘CD yerine bomba da konulabilirdi’

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın “dijital verilerin içindeki sözde darbe planı” olduğunu belirten Güner, “Bu konuların farklı konular olduğunu askeri savcıya anlattım. Donanma Komutanı olarak karargâhımın güvenliği söz konusuydu. Bu CD değil de bomba da olabilirdi. Nasıl girmiş bunlar buraya. Bu odanın sorumlusu var. Burada çalışanlar bilerek sokmuş olabilirler ya da biri sokarken görmedikleri için görevi ihmal etmiş olabilirler dedim.Ona rağmen bana kovuşturmaya yer yok dedi. İtirazım bir üst mahkemeye gitti. Bizim üst mahkememiz de karacıların Kocaeli mahkemesidir. Onların mahkemesinde savcı Donanma Komutanı haklı galiba dedi. Bunu kendi mahkemelerine gönderdi. Ama karacıların mahkemesi bizim Donanma Komutanlığı’nın savcısını haklı görerek dosyayı kapattı” dedi.

‘Karagâhın güvenliği söz konusuydu’

Bunun üzerine ikinci dava açtığını aktaran Güner, “Karargâhımın güvenliği söz konusu. Bunlar ya sorumlular tarafından bilerek sokulmuştur ya da görevi ihmal etmişlerdir. Bu derhal soruşturulsun diye ikinci bir dava açtım. Bu ikinci dava da aynen neticelendi. Peşinden parmak izleri bulundu. Yeni bir delil olduğunda tekrar dava açabiliyordum. Parmak izleri bana geldi, yine dava açtım. Yine kovuşturmaya yer yok kararı verildi. Yani Donanma Komutanı olarak bana bunlar incelettirilmedi. Avukatlar da bütün bu yaşananları Milli Savunma Bakanlığı’na şikayet ettiler. Bakanlık inceledi ve hakimler böyle uygun görmüşlerdir denildi. Ve son bir dava daha açtım ama görevden ayrıldığım için ne olduğunu bilmiyorum” diye konuştu.

‘Her şey bir üsteğmenin elindeydi’

Güner sözlerini şöyle tamamladı: “Ben Donanma Komutanı olarak bu konuya çok önem verdim, hızlandırmaya çalıştım. Savcım hakkında da şikayette bulundum bir noktada. Kararına itiraz ediyorum dedim, savcı da itirazımı mecburen üst mahkemeye gönderdi. Ama maalesef oradaki bir üsteğmenin elindeydi her şey.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.