‘Ömürboyu tiyatro yapmak isterdim’

Sema Sezen

‘Ömürboyu tiyatro yapmak isterdim’
07 Eylül 2014 Pazar 13:12

sarah
Onu ilk kez ekranda aklı bir karış havada top model Victoria olarak tanıdık, sonra da Tarantino’yla yaşadığı aşkla... Peki ya tiyatro tutkusu veya Shakespeare oyunculuğu?
Türkiye Serah Henesey’i (Didem Erol) ilk 2004 yılında Gülse Birsel’in senaryosunu yazıp, oynadığı Avrupa Yakası dizisi ile tanıdı. Henesey, dizide Gülse Birsel’in (Aslı) aşık olduğu Avrupa Yakası dergisinin genel müdürü Levent Üzümcü’nün (Cem) nişanlısı “Victoria” karakterini canlandırdı. Didem Erol’un, Hollywood filmleri ve yer aldığı tiyatro oyunlarıyla müzikallerde “Serah Henesey” olarak tanınıyor. Henesey hakkında merak ettiğimiz soruları Aydınlık okurları için yanıtladı:
- Türkiye’ye ne zaman geldiniz, oyunculuğa burada mı başladınız?
Türkiye’ye geldiğimde zaten bir oyunculuk eğitimim vardı. 1994 yılında Türkiye’ye geldim. Dizi piyasası Avrupa Yakası’yla beraber talep görmeye başladı. Londra’da çeşitli tiyatro çalışmalarından sonra 2004 yılında Türkiye’ye geri döndüm. O dönem Almanya’da program sunuyordum. Aynı zamanlarda Avrupa Yakası’nda Levent Üzümcü’nün (Cem) nişanlısını canlandırıyordum. Daha sonra ABD’ye gittim.
- Tiyatro yaşamınıza nasıl başladınız?
İlginç bir durum ama tiyatroya dansla başladım. Çocukluğumda bale yaptım ve henüz 16 yaşında ilk oynadığım tiyatro oyununda bir müzikalde dans ediyordum. İki cümle repliğim vardı. Oyunun yönetmeni “dans ederken çok cesur duruyorsun. Cesaretini tiyatro oyununda da görelim” dedi. Onun aracılığıyla tiyatroya başladım.
- Türkiye’de bir tiyatro oyununda oynadınız mı?
Henüz Türkiye’de bir tiyatro oyununda yer almadım. Türkiye’ye ilk geldiğimde Türkçe bilmiyordum ve bu nedenle tiyatro oyununda oynayamadım. Avustralya, Londra ve ABD’de çeşitli tiyatrolarda oynadım. Londra’da Shakespeare’in komedyasında oynadım; Klasik eski İngilizce ile oynanan bir İngiliz Restorasyon oyunuydu. Eğitimimi Londra’da tamamladım. Son 5 aydır ABD’de çeşitli tiyatro oyunlarında oynuyorum. En son Batı Hollywood’ta Marliyn Monroe’nun müzikalinde oynadım. “Marilyn My Secret: Odalys Nanin’s Monroe Doctrine oyununda Monroe’nun saklı kalmış yaşamı anlatılıyor; Monroe’nun eşcinsel oluşu, yıldızlığa geçiş dönemindeki dişi olmayı, makyaj yapmayı öğrendiği dönemler işleniyor. Hatta benim de Monroe ile bir öpüşme sahnem var. Tiyatroya ara verdiğim için en başta özellikle öpüşme sahnesinde endişelendim. Ama tiyatro seyircisinin karşısına çıkınca “iyiki yapmışım” dedim. Tiyatro sahnesinin manevi tatminini anlatamam. Tiyatro oynayarak hayatımı idame ettirebilseydim, ömrümün sonuna kadar tiyatro yapardım. Ben bu oyunda Fransız dansçı bir kadın rolündeydim. Oyunda, Fransız aksanıyla İngilizce konuşuyordum. Oyunda, Monroe’nun kariyerinin çok başlarında yaşadıkları anlatılıyor.
- Tarantino’nun yönettiği filmlerde rol almayı düşündün mü?
Hiç düşünmedim. Tarantino’nun öyle bir talebim olabileceğini de düşünmesini istemedim. Çünkü ona çok aşıktım. Bu konuda fikrimi ona söylediğimde, kendisi benim oynamamı çok istediğini söylemişti.
- En son hangi filmlerde oynadınız?
Son altı ay içinde  oynadığım sinema filmleri, Danny Trejo’nun başrolde olduğu “Bullet” ve çekimi henüz montajda olan “Lost in Darkness” adlı film. ABD’de 2009 yapımı “Annihilation Earth” adlı filmde Luke Goss ile başrolde oynadım. Filmde Goss’un eşini canlandırdım.
‘TARANTİNO SİNEMA YORUMLARIMA NOT VERİYORDU’
Henesey, 4 yıl birlikte yaşadığı ünlü yönetmen Quentin Tarantino’yla sinema ve oyunculuk konusunda ortak düşündüklerini söyledi.
- Tarantino’yla sinema konusunda anlaşıyor muydunuz?
Sürekli sinema filmleri konusunda fikir alışverişi yapıyorduk. Ben izlediğim filmlerin kritiğini yazıp gönderiyordum. O da film eleştirilerimi okuyup bana not veriyordu. Çoğu eleştirimde ortak düşünceye sahiptik. Dünya çapında büyük başarı kazanan bir yönetmenin eleştirilerimi beğenmesi tabii ki beni sevindiriyordu. Onun aday olduğu yıl Cannes Film Festivali’ne gitmeden önce, her gece bir sinema oyuncusunun filmini izliyorduk. Farklı yerlerdeysek, son izlediğimiz ve beğendiğimiz filmleri anlatıyorduk.
‘TARANTİNO KONUŞMAKTAN SIKILDIM’
Aralarında Ucuz Roman (Pulp Fiction), Jackie Brown (1997), Kill Bill-1 (2003) ve -2 (2004) adlı dünya çapında beğeni kazanmış filmlerinin bulunduğu ünlü yönetmen Quentin Tarantino’yla yaşadığı beraberlikle gündemde yer alan Serah Henesey, adının artık Tarantino’yla anılmasından rahatsızlık duyduğunu belirtti.
- Sanatsal alanlarda gayet başarılı yapımlarda yer almışsın. Ama bu sanat yaşamın neden Türkiye’de çok bilinmiyor?
Türkiye’de benim hakkımda genellikle “Manken-oyuncu” sıfatı anılıyor. Sanki ben mankenmişim de “bacağım güzel, kolum güzel oyuncu olayım” demişim. Bunun dışında sürekli adım Quentin  Tarantino ile anılıyor. Sanattan daha çok Tarantino’yla olan bağımdan söz ediliyor. Sanki ben Tarantino’yu konuşmak için çıkıyormuşum gibi bir hava veriliyor. Ben 3 aylık ilişki yaşayıp  heryerde ilişkisini anlatan biri değilim. Onunla 4 yıllık bir birlikteliğim oldu ve sadece tanışma hikâyemizi anlattım. Benim kendi sanat yaşamım ve tırnaklarımla kazıyarak geldiğim bir kariyerim var. Sadece sanat dalında değil, medya alanında da çalışmalarım var. Örneğin Los Angelas’ta oyuncularla “Hollywood Dosyası” adlı program yapıyorum. Yaptığım programlarda sabaha kadar oturup sorular için araştırma yapıyorum. Konuştuğum yıldızlardan Nick Nolte, sorduğum sorular karşısında çok şaşırmış ve “FBI mı gönderdi?” diye bir de espri yapmıştı.  Tarantino kadar olmasa da ben de sinemayı takip eden biriyim. Bir gecede üç film izliyorum. Tabii ki onun sayesinde de çok şey öğrendim. Bunu göz ardı edemem.
Sema Sezen


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.